Yeni İşçi Dünyası Şubat sayısı çıktı.

Okumak için:

http://ydicagri.com/pdf/dergiler/isci/02-2020.pdf

 

İŞTE KAPİTALİZM!

Günümüz dünyasına göz attığımızda şunu görüyoruz: Bir yandan dünyada hiçbir zaman görülmemiş üretim zenginliği yaşanıyor. Teknik hiçbir zaman olmadığı boyutlarda gelişmiş durumda ve doğru kullanıldığında dünya cennetini yaratmak için maddi imkânlar her zamankinden daha olgun. Fakat böyle bir dünya cennetinden çok uzakta yaşıyor büyük insanlık.

Zenginliğin paylaşılmasındaki eşitsizlik de her zamankinden daha büyük uçurumlar yaratmış durumda.
Dünyanın en zengin insanı Amazon’un sahibi JeffBezos’un kişisel serveti 131 milyar dolar. İngiliz yardım kuruluşu Oxfam'ın Ocak 2019 raporuna göre en zengin 26 kişinin toplam serveti dünya nüfusunun yarısının, 3,8 milyar insanın servetine denk düşüyor. Ayrıca dünyanın en zenginleri 2018 yılında servetini 900 milyar dolar artırdı. Oxfam dünyadaki milyarder sayısının 2008 mali krizinden bu yana iki katına çıktığına dikkat çekiyor. Zengin emperyalist ülkelerle; “gelişmekte olan”, “geri kalmış” vb. biçimlerde kategorize edilen bağımlı ülkeler arasındaki uçurum; her ülkede de zenginlerle yoksullar arasındaki uçurum büyüdükçe büyüyor.

Dünya nüfusunun beşte biri Birleşmiş Milletler örgütlerinin verilerine göre yoksulluk sınırının altında yaşıyor. BM, savaşlar ve doğal afetler sonucu dünyada 132 milyon kişinin insani yardıma muhtaç olduğunu tahmin ediyor. 2018’de bu yardımın yapılabilmesi için ihtiyaç duyulan mali yardımın %56’sı sağlanabilmişti. BM, 2020’de dünyada 130 milyondan fazla kişinin yardıma muhtaç olacağını tahmin ediyor.
BM verilerine göre; dünyada her 70 insandan birinin savaş, çevre felaketi veya doğal afetler yüzünden kriz ile karşı karşıya kaldığını belirtiyor. Silahlı çatışmaların sürdüğü Güney Sudan, Yemen, Suriye, Libya ve Afganistan’da insanlar açlık ve yoklukla karşı karşıya. Çocuklar açlıktan, yoksulluktan ölüyor.
Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 23'ünü oluşturan 1,3 milyar insan yoksulluk sınırında bulunuyor. Dünyadaki yoksul nüfusun yarısının, 18 yaş altı, üçte birinin ise 10 yaş altı çocuklardan oluşması dikkati çekiyor. Yoksulluk üzerine, zenginliğin bölüşülmesindeki adaletsizlik üzerine somut verileri uzatmak istemiyoruz. Görmek isteyenin görebileceği, bilmek isteyenin bilebileceği ölçüde verileri burjuvazinin kurumları bizzat kendileri sunuyor. Eğer dünyada herkese yetecek kadar zenginlik üretiliyorsa, fakat buna rağmen bu dünyada yüzbinlerce, milyonlarca insan açlıktan, sağlıklı içecek su yokluğundan, yeterli sağlık hizmeti olmadığından vb. ölüyor veya hergün ölüm tehdidi altında yaşıyorsa, bunun bir adı vardır: Kapitalist barbarlık!

Emperyalizm kendisi ile birlikte bütün dünyayı, insanlığı da barbarlık içinde kaosa, çöküntüye, batışa doğru götürüyor. Bu gidişe dur denmezse dünyanın, insanlığın geleceği karanlıktır.

Kapitalist barbarlığın alternatifi var: Sosyalizm! Üretimin temeline hep daha fazla kârı değil, çalışan insanların sürekli artan maddi ve manevi ihtiyaçlarını en iyi biçimde karşılamayı koyan sistemin adıdır sosyalizm. Böyle bir sistemin maddi temeli tüm üretim araçları üzerinde özel mülkiyetin kaldırılması, toplumsal mülkiyetin sağlanmasıdır.

Büyük insanlığa, dünyaya gerçek sosyalizm gereklidir. Sosyalizme varmak mümkündür. Yeter ki, işçiler, emekçiler Bolşevik bir devrimle emperyalizmin ve uşaklarının iktidarını yerle bir edip kendi iktidarlarını kursunlar. Yeter ki işçiler, emekçiler kendi iktidarlarını hem devrilen sömürücü sınıflardan, hem dış saldırılardan hem de bizzat işçi sınıfı içinden çıkacak, kendi kişisel, ailevi, grupsal çıkarlarını, toplumsal çıkarlarının önüne geçirmek isteyecek revizyonist burjuva yolcuların açık ve kapalı saldırılarından koruyabilsinler.

Sosyalizm yalnızca mümkün değil, insanlığın geleceği açısından zorunludur da. Eğer sosyalizm işçi sınıfı ve emekçi yığınların mücadelesiyle kazanılamazsa, dünyayı bekleyen hep birlikte çöküştür. Bu dünyanın emperyalist barbarlık içinde batmasını istemiyorsak, insanların barış içinde, kardeşçe bir arada yaşayacakları, sömürünün değil özgür emeğin egemen olduğu bir dünya istiyorsak, mücadele etmeli örgütlenmeliyiz.

Kapitalizmde gelecek yok! Gelecek işçilerin, emekçilerin ellerinde!

Mücadele edelim, örgütlenelim, kapitalizmi yıkalım!

6 Şubat 2020

Paylaş