Okumak İçin:

http://ydicagri.com/pdf/dergiler/isci/01-2019.pdf

 

NE KADER NE FITRAT, SORUMLU KAPİTALİST SİSTEM!

İşçiler sağlıksız, güvencesiz, düşük ücretler karşılığında, tam bir cehennemi andıran koşullarda çalışıyor. Türkiye’de iş cinayetleri katliam boyutuna varmış durumdadır.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) 2018 yılı iş cinayetleri raporunu yayımladı. İSİG Raporu’na göre 2018 yılında en az 1923 işçi yaşamını yitirdi.

2018 yılında iş cinayetlerinin aylara göre dağılımı:

Ocak ayında en az 144 işçi, Şubat ayında en az 128 işçi, Mart ayInda en az 130 işçi, Nisan ayında en az 189 işçi, Mayıs ayında en az 169 işçi, Haziran ayında en az 151 işçi, Temmuz ayında en az 201 işçi, Ağustos ayında en az 185 işçi, Eylül ayında en az 167 işçi, Ekim ayında en az 179 işçi, Kasım ayında en az 155 işçi, Aralık ayında en az 126 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.

2018 yılında iş cinayetlerinin istihdam biçimlerine göre dağılımına baktığımızda 1573 ücretli (işçi ve memur) ve 350 kendi nam ve hesabına çalışan (çiftçi ve esnaf) yaşamını yitirdi. Yani ölenlerin yüzde 82’sini ücretliler yüzde 18’ini ise kendi nam ve hesabına çalışanlar oluşturuyor.

2018 yılında iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı:

Tarım, Orman işkolunda 457 emekçi (268 çiftçi ve 189 işçi); İnşaat, Yol işkolunda 438 işçi; Taşımacılık işkolunda 233 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 118 emekçi; Metal işkolunda 114 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 88 işçi; Madencilik işkolunda 66 işçi; Enerji işkolunda 63 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 47 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 44 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 42 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 36 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 29 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 28 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 21 işçi; Ağaç, Kâğıt işkolunda 17 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 16 işçi; İletişim işkolunda 6 işçi; Banka, Finans, Sigorta işkolunda 3 işçi; Basın, Gazetecilik işkolunda 4 işçi; Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 50 işçi yaşamını yitirdi.

2018 yılında iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı:

Trafik, Servis Kazası nedeniyle 408 işçi; Ezilme, Göçük nedeniyle 379 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 325 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 200 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 113 işçi; Şiddet nedeniyle 112 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 82 işçi; İntihar nedeniyle 73 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 50 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 40 işçi; Kesilme, Kopma nedeniyle 24 işçi; Diğer nedenlerden dolayı 117 işçi yaşamını yitirdi.

2018 yılında iş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı:

14 yaş ve altı 23 çocuk işçi,

15-17 yaş arası 44 çocuk/genç işçi,

18-27 yaş arası 285 işçi,

28-50 yaş arası 944 işçi,

51-64 yaş arası 371 işçi,

65 yaş ve üstü 98 işçi,

Yaşını bilmediğimiz 158 işçi yaşamını yitirdi.(http://www.guvenlicalisma.org/19796-hangi-savasta-bu-kadar-arkadasimizi-kaybediyoruz-2018-yilinda-en-az-1923)

Türkiye işçi cinayetlerinde Avrupa birincisidir. Dünyada ise Türkiye üçüncü sırada yer almaktadır.

Ücretli emek sömürüsüne dayanan kapitalist üretimin temel amacı hep daha fazla kârdır. Daha fazla kâr kapitalizmin temel dürtüsüdür. Daha fazla kâr hedefi insan sağlığını, çevreyi düşünmemeyi de beraberinde getiriyor. Patlamada ölen, iş cinayetleri sonucu hayatını kaybedenlerin sorumlusu kapitalist sistemdir. İş cinayetleri kader değildir. İş cinayetlerinin sorumlusu ve suçluları bellidir. İş cinayetlerinin sorumlusu patronlardır, kapitalistlerdir. İş cinayetlerinin sorumlusu AKP iktidarıdır.

Gözü kâr hırsıyla dönmüş her tarafından kan akarak büyüyen sermayenin pervasızlığı ve acımasızlığı o kadar gelişmiş ki, kapitalistler ardı arkası kesilmeyen işçi cinayetlerini hiç umursamıyor. Kapitalist sistem işçi kanı emerek büyüyen bir canavardır! Kapitalist ekonomi işçilerin kanları üzerinden büyüyor.  İşçilere/emekçilere, merkezine aşırı kâr hırsını koyan kapitalizm değil, insanın mutluluğunu koyan bir düzen gereklidir. Bu düzenin adı sosyalizmdir. Seçenekler ortadadır: Ya işçi sınıfı kapitalizmi bir devrimle yok edecek ya da kapitalizm insanlığı ve dünyayı yok oluşa götürecektir.  

Kurtuluş Ellerimizde!

İşçi sınıfının düşmanı, sermayenin şu veya bu biçimi değil, bir bütün olarak sermaye egemenliği, ücret köleliği istemidir. İşçinin sömürü dünyasında bu kölelik zincirinden başka kaybedeceği bir şey yoktur. Açlık, yoksulluk ve sefaletten kurtulmanın çaresi işçi sınıfının kendi gücündedir. Çare, uyuyan devin uyanmasıdır. İşçilerin kurtuluşu kendi ellerindedir.

Azami karı temel alan kapitalizm emperyalizm yerine, işçiyi, emekçiyi, insanı temel alan bir başka sistem, işçilerin emekçilerin iktidarda olduğu, sömürünün olmadığı bir başka sistem, bir başka dünya mümkündür. İşçilerin, emekçilerin iktidarda olduğu bir sistemde iş kazası olmaz mı? Olur, ama kapitalizmdeki gibi iş cinayetleri olmaz. İşçilerin emekçilerin iktidarında daha fazla kar için işçilerin güvenliği tehlikeye atılmaz! Alınabilecek bütün tedbirler, bunun maliyeti ne olursa olsun alınır.

Örgütlenelim! Halk demokrasisi için, sosyalizm için, komünizm için mücadele edelim!

05 Ocak 2018

 

 

 

 

Paylaş