http://ydicagri.com/pdf/dergiler/isci/06-2019.pdf

SEÇİMİNİZİ BEĞENMEDİK, TEKRAR SEÇİN!

31 Mart’ta yerel seçimler yapıldı.

AKP kendi iktidarı döneminde yapılan yerel seçimlerde ilk defa ağır bir yara aldı.

Başta İstanbul olmak üzere Ankara, Antalya, Mersin, Adana Büyükşehir belediye başkanlıklarını kaybetti.

AKP özellikle İstanbul’u kaybetmeyi kabullenemedi.

Seçimin iptali ve yenilenmesi talebini 4’e karşı 7 oyla kabul eden YSK, burjuva hukuk ile ilgisi olmayan siyasi bir tavırla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesine karar verdi.  Böylece 8,5 milyon seçmenin geçerli oy kullandığı seçimin sonuçları 7 Hakimin oyuyla sıfırlandı.

İstanbul Büyükşehir belediye başkanlığı seçimi 23 Haziran’da yapılacak.

Seçimde “Cumhur İttifakı” adayı Binali Yıldırım ve “Millet İttifakı” adayı Ekrem İmamoğlu yarışacak.

Bu seçim  her ikisi de birbirinden kötü, her ikisi de Türk egemen sınıflarının temsilcisi faşist devletin savunucusu, halk düşmanı, emekçi düşmanı iki ittifakın, adaylarının hangisinin İstanbul’da Belediye Başkanı olacağı konusunda halkın “hakemliği”ne başvurulmasından başka bir şey değil.

İstanbul’da muazzam rantın hangisi tarafından yenileceğine, seçmenlerin karar vermesi isteniyor.  Oysa 31 Mart seçiminde karar verilmişti. Bu karar AKP/MHP bloğunun hoşuna gitmediği için yeniden seçim yapılıyor.  

31 Mart’ta seçim sahtekarlığı tiyatrosunun kapanmış perdesi tekrar açılıyor.

31 Mart yerel seçimleri de diğer tüm seçimler gibi farklı bir seçim değildi. 31 Mart yerel seçimleri alavere dalaverenin, oy hırsızlığının, zor, baskı, şiddet, tehditlerle oy devşirilmesinin, hak gasplarının... yaşandığı bir seçim oldu.

Sermayenin çıkarları üzerine kurulu olan bu düzende, hırsızlık, rant, çalma, çırpmanın... geçer akçe olduğu, “su akarken testini doldur!”un geçerli olduğu bu sistemde, seçimler yoluyla bir şeylerin düzelebileceği beklentileri boş beklentilerdir. Ne yazık ki anda işçilerin bilinç düzeyi bu gerçeği kavramaktan uzaktır.

31 Mart yerel seçimleri, seçimlerin gündemde yerini koruması, yenilenmesi; işçilerin, emekçilerin her geçen gün daha da kötüleşen ekonomik koşullarda yükselen öfkesinin boşalmasına hizmet etmektedir. Kitlelerin ekonomik zorluklara, devlet terörüne, hak gasplarına... karşı biriken öfkesi seçim potasında eritiliyor, kitlelerin düzene, sisteme, devlete yönelebilecek olası bir patlaması anda en aza indiriliyor. 

İşçilerin, emekçilerin hâkim sınıfların iki kanadı, “Cumhur İttifakı” ile “Millet İttifakı” arasında süren iktidar mücadelesinde desteklemesi gereken bir taraf yoktur! Her iki cephede yer alan partiler sistemin/ devletin partileridir. Savundukları devlet faşisttir, halklara düşman bir devlettir! 

“Cumhur İttifakı” ile “Millet İttifakı” arasındaki, bir başka deyişle iki faşist kamp arasındaki kavga; ne demokrasi kavgasıdır, ne de faşizme karşı mücadeledir. Kavgaları devlete kimin hâkim olacağı, devleti kimin yöneteceği kavgasıdır. Bu kavga bizim, işçilerin, emekçilerin, ezilenlerin kavgası değildir!
 

Artık yeter!

23 Haziran seçimi meşru bir seçim değildir! Bu seçimi boykot etmek tek doğru tavırdır.

Düzen partileri kendiniz çalın, kendiniz oynayın!

Rant kavganızı bizsiz yapın!

Seçim sahtekarlığınızın figüranları olmayacağız!

İmamoğlu ve Yıldırım’ın peşine takılmak, birine karşı diğerini tercih edip desteklemek, bunların rant kavgasında, bunlara dayanak ve kaldıraç olmak zorunda değiliz.   Egemen sınıf klikleri arasında, onların şu veya bu siyasi akımı, partisi vb. arasında tercih, işçi sınıfı, emekçiler açısından özünde farklı olmayan “kötü”ler arasında bir tercihtir. Kötünün biraz daha az kötüsü de kötüdür!  

Egemenler arasındaki iktidar dalaşından bağımsız tavır takınalım, bağımsız sınıf mücadelesi yürütelim. Burjuva kliklerin kendi aralarındaki iktidar dalaşının parçası/uzantısı olmayalım.

Anti AKP cephesinden kendimizi ayıralım. Kendi bağımsız siyasetimiz ve propagandamız ile mücadele edelim.

Egemenlerin kendi aralarındaki iktidar kavgasının parçası olmak, birine karşı diğerini tercih etmek kurtuluş değildir.

Kurtuluş bir bütün olarak burjuvaziye, sömürü düzenine karşı verilecek olan devrim mücadelesinden geçer…

Seçim oyunu ile oyalanma, düzene karşı devrim mücadelesini yükselt!

NE MİLLET NE CUMHUR İTTİFAKI, TEK TOL DEVRİM!

01 Haziran 2019

 

 

 

Paylaş