YENİ İŞÇİ DÜNYASI ARALIK SAYISI ÇIKTI

http://ydicagri.com/pdf/dergiler/isci/12-2019.pdf

 

2020 YILINI MÜCADELE YILI YAPALIM!

 

Sınıf mücadelesinde bir yılı daha, 2019 yılını geride bırakıyoruz.

2019 yılını “büyük insanlık”, işçiler, emekçiler açısından değerlendirdiğimizde kısaca şunları vurgulamak istiyoruz.

 

Yaratan Biziz!

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın Temmuz 2019’da yayımladığı istatis­tiklere göre, sosyal güvenlik sistemi kapsamında çalışan 13.764.063 kadın ve erkek işçi var. Bu işçilerden 1.894.170’i yani yüzde 13,76’sı sendikal olarak örgütlü.

Ülkelerimizde işçilerin sayısı, sosyal güvenlik sisteminin kap­sadığı işçilerden çok daha fazladır. Sendikal örgütlülük derecesi neredeyse sıfır olan, mil­yonlarca “ücretsiz çalışmakta olan aile işçileri” yanında, hiçbir sosyal güvenliği olmayan milyonlarca işçi var.

İstatistiklere göre kamusal sektörde çalışanların ve devlet memurlarının sen­dikal örgütlülüğü kadın erkek işçilerden çok daha yüksektir.

Temmuz 2019 itibariyle kamu sektöründeki toplam 2.549.094 devlet memuru veya sözleşmeli personelden 1.702.644’ü, yani yüzde 66,79’u kamusal sektörün 11 dalındaki sendikalar içinde   örgütlüdür. Ne var ki bu sendikaların “işveren” devlete veya hükümete, bakanlıklara ve yerel idarelere yakınlığı, işçi sendikalarının söz­leşme için pazarlığa oturdukları patronlara yakınlığından çok daha fazladır.

 

Ölen Biziz!

İş cinayetlerinde dünya şampiyonluğun­da başa güreşen AKP’nin “yeni Türkiye”si bu bağlamda eskisini aratmıyor! İş cinayetleri giderek artıyor. Her gün işçi kardeşlerimiz patronların kar hırsı uğruna ölüyor.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin verilerine göre, 2019 yılının ilk 10 ayında en az 1477 işçi, iş cinayetleri sonucu yaşamını yitirdi.

İşçiler madenlerde, inşaatlarda, fabrikalarda, yollarda vb. patronların kar hırsı uğruna öldü/ölüyor.

Daha fazla kâr diyen kapitalistler için biz işçilerin canlarının, sağlıklarının bir önemi yoktur.

 

Direnen Biziz!

2019 yılı işçi sınıfı hareketinin geri düzeyde seyrettiği bir yıl oldu. Sınıf hareketinin niteliği konusunda belirleyici önemde bir değişiklik yaşanmadı. İşçileri mücadeleye zorlayan şartlarla karşılaştırıldığın­da işçi sınıfının mücadelesi zayıf kaldı. Bu  olgudur.  İşçi hareketi esasta savunma eylemleri, yani işten çıkarma gündeme geldiğinde, sendikalaşma mücadelesi gündeme geldiğinde patronların saldırılarına karşı mücadele ile yetindi. İleriye doğru atılım yapamadı. Mücadele yeni haklar kazanma, gerçek ücretleri yükseltme vb. için mücadele olmaktan çok, var olanı korumak için yürütülen savunma mücadeleleridir.  

Genel tablo kısaca şöyle: İşçi sınıfı sendikal alanda esas olarak örgütsüz. İşçi sınıfının küçük bir bölümü sendikalarda örgütlü. Örgütlü olan kesim de sendika bürokrasisinin, işbirlikçi, sarı sendikal anlayışın egemenliği altında.

İşçi sınıfı mücadelesinin geri düzeyde seyretmesinin önemli nedenlerinden biri işçi sınıfı içinde­ sosyalist devrimci örgütlenmenin zayıflığıdır. İşçiler mücadele etmek için yeterli nedenlere sahiptirler; ama genelde ne kendi güçlerine ne de sol ve sendikal örgütlere de güvenleri yoktur. Örgütsüzlük kendi gücüne güvenmemeyi de beraberinde getiriyor; işyerini kay­betme korkusu işçi sınıfı kitlelerinin davranışını veya davranışsızlığını belirliyor.

 

Mücadeleyi Yükseltelim!  

İşçi sınıfı hareketinin bugünkü seviyesinde, gelecek için perspektif daha da gerileme değil, ilerleme, yükselme olmalıdır. Seviye ne olursa olsun, yürüyen mücadeleler içine girmek, mücadeleler içi­ne doğru düşünceleri taşımak görevimizdir. Hareketi bağımsız sınıf hareketi yönünde ge­lişmesi doğrultusunda etkilemek bizim görevimiz olmalıdır.

2020 yılını mücadele  yılı yapalım.

Kapitalizmi yıkalım!

Örgütlenelim!

Halk demokrasisi için, sosyalizm için, komünizm için mücadele edelim.

4 Aralık 2019

 

 

Paylaş