“VAZGEÇMİYORUZ AHPARİG!”

13 yıl önce, Hrant Dink katledildiği yerde, eski Agos gazetesi önünde anıldı. Anmaya binlerce kişi katıldı.

Anmaya katılanlar, “Buradayız Ahparig!, Hrant için adalet için!, Hepimiz Hrantız hepimiz Ermeniyiz!, Yaşasın halkların kardeşliği!, Faşizme inat kardeşimsin Hrant!, Biz bitti demeden bu dava bitmez!, Katil devlet hesap verecek!, Faşizme karşı omuz omuza!” sloganları attı.

Hrant’ın arkadaşları adına konuşmayı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı yaptı.

Fincancı şunları söyledi:

“Çünkü bu toprakların yarası hiç kapanmadı. Kapanması bir yana, her gün yeniden kanırtan bir devlet erki ile yaşamak zorunda kalıyoruz. Daha birkaç gün önce kayıplara karıştı Keldani bir çift, Süryani Mor Yakup Manastırı rahibi Aho’yu gözaltına aldılar. Kılıçtan geçirmek, çöllere sürmek yetmedi, her gün yeniden yaşasın o güvercin tedirginliğini Türkiyeli Ermeniler diye elinden geleni ardına koymadı devlet erki. Yaşadıkları mahallelerin adı Bozkurt, caddesi Ergenekon, okulları Talat Paşa nam, soykırım Osmanlının ama iade-i itibar Türkiye Cumhuriyetinin oldu. Birlikte yaşamayı, çok dilli, çok kültürlü olmayı başaramadığımız gibi yarattığımız kuraklıktan da utanmaz olduk. Sıra Kürtlere geldiğinde havan mermileri ile delik deşik ettikleri evlerin duvarlarına yazılama yaptı devletin memuru.

Biz yüzleşmedikçe, onarmadıkça yaralarımızı, her yeni güne yeni ötekilerle yaralarımız büyür, yenileri açılır oldu. Sözümüz var Hrant’a, yaralarımızı bilip de onarmak boynumuzun borcu. Yarın yüzleştiğimizde, küçük Eichmann’lar yalnızca emre itaat ettiklerinden dem vurup sıradanlaştırmaya çalıştığında kötülüğü,  utanmak için geç değil, evet ama kötülüğü tanımalı ve sahiplerini bir bir ortaya koymalıyız. Hrant için, adalet için!”

Hrant Dink 19 Ocak 2007’de katledildi.

Hrant Dink cinayeti organize bir devlet cinayetidir.

Hrant Dink’in katledilmesi kandırılmış/kışkırtılmış bir tetikçinin tetiği çekmesinin ötesinde bir cinayettir. Resmî devlet görevlilerinin, kışkırtıcıların, medyanın, ırkçı katillerin el birliğiyle hazırladığı ve gerçekleştirdiği bir cinayettir Hrant Dink cinayeti. Onlar bir yandan Hrant’ın katledilmesinin ortamını hazırladılar. Bir yandan medyaları üzerinden Hrant’ı “düşmanlaştırırken”,  bir yandan birileri katilleri yetiştirdi; bir cinayeti adım adım planlayıp hazırladılar. Gündüz gözü, İstanbul’un en işlek caddelerinden birisinde; birileri işlenen cinayete göz yumdu, birileri arka çıktı, birileri delilleri kararttı, birileri suçluları korudu.

Aradan on üç yıl geçti.

Hrant Dink cinayeti davası 13. yılında da adaleti bekliyor.

13 yıllık yargılama sürecinde katilin, azmettirenlerin, cinayette devletin, devletin gizli servislerinin payı, yönlendirmesi tetikçinin arkasındaki örgüt(ler) açığa çıkmadı, çıkarılmadı.

Kapitalizmde devletler gerçek anlamda bir “adalet” sağlayamazlar. “Hukukun üstünlüğü”, “yargının bağımsızlığı” gibi laflar “adalet”, adına, “hukuk” adına göz boyamak için söylenen laflardır.

Kapitalist sistemde, sermayenin çıkarlarını görev edinmiş devlet var olduğu sürece, gerekli gördüğünde cinayetler işleyecek veya işletecek, katilleri koruyacak, provokasyonlar yaratmak isteyecek, halkları birbirine düşürmek için ırkçılığı, milliyetçiliği, dini kullanacak, halkları birbirine karşı kışkırtmak/kırdırmak için elinden gelen her şeyi yapacaktır.

Bütün bunlara son vermenin tek yolu işçi sınıfı önderliğinde devrimdir!

13.yıldönümünde de buradayız, vazgeçmeyeceğiz ahparig!

19 Ocak 2020

 

Paylaş