ERMENİLERE YÖNELİK SOYKIRIMIN 104. YIL DÖNÜMÜ:

SOYKIRIMI TANI, AF DİLE, TAZMİN ET! 

Osmanlı, Türk devletinin 1915’de aldığı “Ermenilerin Hiç’e göç ettirilmesi” kararı, gerçekte devlet tarafından planlanan ve uygulanan Ermenilere yönelik Soykırım kararı idi. 24 Nisan 1915 de  Batı Ermenistan’da Ermeni yaşamı ve kültürüne son vermeye yönelik bir saldırı başladı. Kimi Ermeni topluluklarının, örneğin Musa Dağı direnişinde olduğu gibi, kahramanca direnişi Osmanlı devletinin katliam makinesini durduramadı. Dönemin İttihat ve Terakki Partisi hükümeti ve Osmanlı ordusu Ermenilere yönelik yok etme seferinde Türk ve Kürt halklarını da Ermenilere karşı kışkırtmayı ve kullanmayı başardı. Müslüman halklar içinde Müslüman olmayan halklara karşı, Hıristiyanlara, en başta da Ermenilere karşı şovenist ve dinci nefret duyguları kışkırtıldı. Devlet onları Ermeni komşularını öldürmeye, Ermeni mülklerine el koymaya teşvik etti. Onlar birçok halde Ermeni halkının sürülmesinin failleri idiler. Çok az sayıda Türk ve Kürt emekçisi Soykırım günlerinde Ermeni halkının yanında yer alma cesaretini gösterdi. Türk ve Kürt emekçileri Ermenilere yönelik soykırım suçuna ve sorumluluğuna ortaktır ve artık  bu tarihi sorumlulukla yüzleşmek zorundadır.

Osmanlı imparatorluğunun yıkıntıları üzerinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti Batı Ermenistan’ı Ermenilerden” temizlenmiş” biçimde devraldı. Soykırımda birinci derecede sorumluluk sahibi birçok kişi “yeni” Türk devletinde çok önemli mevkilerde yer aldılar. Batı Ermenistan’ın birçok “yeni zengin” inin zenginliğinin temelinde Ermeni mülklerine haydutça el konulması yatıyordu. “Ermeni sorunu”nda yeni Türk devletinde yeni olan şey Anadolu’nun  kadim yerleşik bir halkının büyük bir bölümünün yok edilmiş olması ve yeni devletin tarih yazımının Soykırımın inkarı üzerine kurulu olması idi. Soykırımdan kurtulan ve İstanbul’da yerleşik olan birkaç on bin Ermeni ırkçı ayrımcılığın, aşağılamaların ve saldırıların hedefi olmaya devam ettiler.   

Bütün dünyada Ermeniler Soykırımın sorumlulardan sorumluluklarını kabul etmesini istiyor, özür bekliyor.

Biz komünistler Türk ve Kürt halkının Soykırımdaki suç ve sorumluluk ortaklığı nedeniyle utancımızı belirtiyoruz. Biz bizim öncüllerimiz olanların bu soykırımı engelleyememiş olmasından utanıyor ve özür diliyoruz. Biz öncülümüz olanların Türk devletinin inkarcılığı ve yalanlarına karşı on yıllarca suskun kalmasının utancını taşıyor ve özür diliyoruz. Ne yazık ki geçmişte İbrahim Kaypakkaya somutunda olduğu gibi, çok az sayıda Komünist Ermeni halkına yönelik katliamları tarihi bir olgu olarak tespit ve mahkum ettiler.

Soykırımın 104. Yıl dönümünde Osmanlı devletinin mirasçısı  Türk devletinden şunları talep ediyoruz:

SOYKIRIM DERHAL VE KAYITSIZ KOŞULSUZ VE TÜM SONUÇLARIYLA TANINMALIDIR!

*Kuzey Kürdistan Türkiye’deki Ermeni Cemaati için tam hak eşitliği; Ermeni cemaatinin tanınması ve desteklenmesi.

*Anti- Ermeni ırkçılık ve şovenizmin her biçimine karşı mücadele ve bunların yasaklanması.

*Ermeni soykırımı sırasında sürülen, öldürülen, ülkelerini terk etmek zorunda bırakılan tüm Ermenilerin bugünkü haleflerinin ülkelerine geri dönme hakkı!

*Haydutça el konulmuş Ermeni mülklerinin geri verilmesi veya tazmin edilmesi.

*Devletin mülküne geçirilmiş tüm ermeni mülkünün tazmin edilmesi.

*Ermenilerin Batı Ermenistan’a dönme, yerleşme, ayrılma hakkı.

*Türk devlet okullarında Türk egemenlerinin Soykırımcı politikası hakkında doğru bilgilerin öğretilmesi.

*Doğrudan mirasçısı olmayan Ermeni mülklerinin tazminatının Ermenistan Cumhuriyetine ödenmesi.

*Ermenistan/Türkiye sınırının bekletmeksizin açılması; Ermenistan Cumhuriyeti ile dostça komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesi!

104 yıl suskunluk yeter! Şimdi gerçekle yüzleşme zamanıdır. Şimdi Soykırımdaki suç ve sorumluluk ortaklığı ile yüzleşme zamanıdır. Yalnızca bu yolla halklar arasında bir barışma mümkündür. Şimdi Halkların birbiriyle konuşma zamanıdır. Biliyoruz ki “Halklar konuşmaya başladıklarında, anlaşmaları kolay olacaktır.”

11 Nisan 2019

 

Paylaş