SOMA KATLİAMI DAVASI BAŞLADI. ADALET YERİNİ BULACAK MI?

13 Mayıs 2014 tarihinde Manisa’nın Soma ilçesinde Soma Holding AŞ’ye ait Eynez Maden Ocağında 301 maden işçisi hayatını kaybetti.

Bu katliamın üzerinden 11 ay geçtikten sonra 8 kişinin tutuklu yargılandığı toplam 45 sanıklı dava, 13 Nisan Pazartesi günü başladı. Oldukça gergin başlayan davanın görüleceği Bülent Ciğeroğlu Kültür Merkezi'nin önü sabahın erken saatlerinden itibaren polis ablukasına alındı. TOMAlar yerleştirildi. Yaklaşık bin polisin görevlendirildiği bölgede adeta kuş uçurtulmadı. Duruşma salonu önünde yapılmak istenen çeşitli destek eylemleri polisin saldırı ve engellemeleriyle karşılaştı.

Aralarında Soma A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Genel Müdür Ramazan Doğru ve İşletme Müdürü Akın Çelik'in de bulunduğu 8 sanık, tutuklu bulundukları İzmir Aliağa Şakran Cezaevi'nden duruşma salonuna getirilmedi.

Çünkü Adalet Bakanlığı 19 Mart 2015 tarihinde davanın görüleceği Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine bir yazı gönderdi. Yazıda tutuklu 8 sanığın “can güvenliklerinin olmadığı” gerekçesiyle ifadelerinin Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile alınmasını talep etmişti. Bunun üzerine mahkeme 24 Mart'ta aldığı kararla bu talebi kabul etti.

Böylelikle takım elbiseleri ve kravatlarıyla cezaevinden sağlanan görüntülü sistem ile sanıklar ifade vermeye başladılar. Fakat hem avukatlar hem de ölen maden işçilerinin yakınları bu duruma itiraz edip protesto edince, mahkeme heyeti tutuklu sanıkların mahkemeye getirilmesine karar vermek zorunda kaldı.  Duruşma 15 Nisan 2014 tarihine ertelendi. 

Yıllarca yerin yedi kat altında hiçbir can güvenliği tedbiri alınmadan 301 işçinin bile bile ölüme gönderilmesinde suç ortağı olanların, söz konusu olan holding sahipleri olunca ‘kişinin can güvenliği’ konusunda ne kadar da hassasmışlar meğer! Kaldı ki davanın görüleceği bölgede adeta sıkıyönetimin ilan edildiği yerde can güvenliği tehlikesinden söz etmek insanların zekâsı ile alay etmekten başka bir anlam ifade etmiyor!

15 Nisan’da yine polis müdahalesi nedeniyle gergin başlayan ikinci duruşmaya, tutuklu sanıklar getirildi. Fakat ne getirilme! Can güvenliklerine bir şey olacak diye o kadar çok korktular ki gece gizlice cezaevinden alıp, değişik güzergâhlardan dolaştırıp duruşma saatine kadar çelikten yapılmış özel bir nezarethanede tutup duruşma salonuna sıkı bir jandarma kordonu altında getirildiler!

İkinci duruşmadan itibaren sekizi tutuklu 37’si tutuksuz olmak üzere toplam 45 sanığın iddianamede yer alan savcılık ifadeleri okunmaya başlandı.

Dava dosyasının bir numaralı sanığı Soma A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, ifadesinde suçu Genel Müdür Ramazan Doğru’nun üzerine atıyor. Gürkan iş güvenliği konusunda azami dikkati gösterdiklerini belirterek şunları söylüyor:

"Biz şirket olarak iş güvenliği tedbirlerinin alınmasında elimizden ne geliyorsa yapıyoruz. Biz bu işe gerek ben gerekse babam olsun bütün sermayemizi verdik, emeğimizi ortaya koyduk. 6 bin 400 kişiye ekmek kapısı açtık. Meydana gelen kazada en çok biz mağdur olduk. Bütün yatırımlarımızı güvenlik önlemlerine harcadık. Biz bütün işçilerimize, üst düzey amir ve mühendislerimize gerekli eğitimleri verdik. Her biri de belgelenmiştir. Söz konusu iş yeri devletin güzide maden ocaklarından bir tanesidir. Hatta bu maden ocağında profesörler olsun öğrenciler olsun madenle ilgili olarak bilgi amacıyla örnek madenlerden gösterilerek ziyaret edilmektedir. Biz iş güvenliği ile ilgili olarak emniyet iş güvenliği başmühendisimiz, iş güvenliği üç vardiya amirimiz iş güvenliğinden sorumlu vardiya amirleri, mühendisleri ve teknikerleri olsun yeterli sayılarda insan çalışmaktadır."

Suçlamaları kabul etmeyen Genel Müdür Ramazan Doğru ise şunları söylüyor:

"Ben bu işletmede 25 yıldan beri Soma Havzasında çalışıyorum. Ölenlerin çoğunu tanıyorum. Hepsi benim canımdan çok sevdiğim çalışanlarımdı. Böyle bir elim kaza yaşadık ve çok üzgünüm. Bu üzüntümü tarif edemem. Keşke bu kazada ben de ölseydim. Bu olaydan dolayı vicdani olarak bana gelebilecek her türlü cezaya razıyım. Burada kesinlikle kendimi kurtarmak adına savunma yapmıyorum. Ben vicdan muhasebesi içerisindeyim. Bu olayda bir kusurum olduğunu düşünmüyorum. Ve suçsuzum. Üzerime isnat edilen suçlamaları kabul etmiyorum. Savunma ve beyanlarım şu aşamada bundan ibarettir." 

Tutuklu diğer sanıklar işletme müdürü Akın Çelik, mühendis Ertan Ersoy, vardiya amirleri Yasin Kurnaz, Hilmi Kazık, Mehmet Ali Günay Çelik ve İsmail Adalı'nın da iddianamede yer alan savcılık ifadelerinde, bu katliamın yaşanmasına ilişkin ihmallerinin olmadığını savunuyorlar.

Bu yazıyı hazırladığımız 20 Nisan tarihinde duruşmanın beşinci oturumu yapılıyordu. Tutuksuz yargılanan 37 sanığın ifadelerinin alınmasına devam ediliyor.

230 sayfalık iddianamede tutuklu bulunan 8 kişi hakkında ‘olası kastla öldürme’ suçundan 301 kez 20 yıldan 25 yıla, ‘neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama’ suçundan artarak 162 kez 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

Bugünkü duruşmada sanık avukatlarının ‘güvenlik gerekçesiyle’ duruşmanın ya kapalı yapılması ya da başka bir ile taşınması talebinde bulundukları ortaya çıktı. Bununla amaçlanan, ölen maden işçilerinin ailelerinin ve duyarlı çevrelerin mümkün olduğunca bu davaya katılımını engellemek ve mahkeme üzerindeki haklı baskıları bertaraf ederek istedikleri yönde kararlar vermektir.

Bu davanın nasıl sonuçlanacağını hep birlikte göreceğiz. Fakat bizim adil bir yargılamanın yapılacağı konusunda hiçbir beklentimiz yok. Çünkü şimdiye kadar iş cinayetleri konusunda yargının aldığı kararlar, hükümet kanadının takındığı tavırlar vs. bunun açık kanıtlarıdır. Büyük ihtimalle göstermelik cezalarla bu işin içinden sıyrılacaklar. Çünkü zaten ölüm bu işin fıtratında vardır! Kaderdir! Alın yazısıdır!

Bu alın yazısını silecek olan ise işçi sınıfının kendisinden başkası değildir!

13 Mayıs 2014 Soma katliamı işçi sınıfının kara günüdür. Kapitalizmin genel kuralı daha fazla kârdır. Soma katliamının temelinde yatan gerçekte budur.

20.04.2015

Paylaş