SAVAŞIN SON SAFHASI İDLİB

Sömürgeci faşist Türk devleti Suriye’de savaşan işgalci güçlerden biridir.

Türk devleti Suriye’de emperyalist büyük güç olan Rusya, ABD’ye rağmen, onları karşısına alarak adım atamıyor. Bu şimdi net olarak İdlib somutunda görülüyor.

Suriye’de Türk devletinin attığı adımlar, işgal ettiği bölgeler, Rusya ve ABD emperyalizmiyle anlaşma temelinde ya da onların yeşil ışık yakması sonucu gerçekleşti.

ABD ile Rusya emperyalizmi arasındaki çelişmelerden yararlanan Türk devleti denge politikası izliyor. Yeri geliyor Rusya ile anlaşarak adım atıyor. Yeri geliyor ABD ile anlaşarak adım atıyor. Rusya ve ABD arasındaki çelişmeler Türk devletine  bu imkanı sağlıyor. Türk devleti, Suriye’de Rusya ve ABD ile anlaştığı oranda iş yapıyor.

Rusya Türkiye’yi Batı bloğundan koparmaya çalışıyor. Bunun için yer yer taviz de veriyor. ABD, Batı ise Türkiye’yi kaybetmek istemiyor. ABD ve Batı’da yer yer Türkiye ile uzlaşıyor, taviz veriyor.

Türkiye Ortadoğu’da gelişen büyük güçtür. Emperyalistlerin Türkiye’yi yanına çekmelerinin ya da kaybetmek istememelerinin temel nedeni budur.

İdlib’de Esad ordusu Rusya, İran desteğinde ilerlemeye başladı. Türk devletinin gözlem noktalarından bir bölümü rejim tarafından alınan bölgeler içinde kaldı.

Bu gelişmeler karşısında Türk devleti İdlib’e askeri yığınak yapmaya başladı. Esad  ordusunun gözlem noktalarının arkasına çekilmesini istedi. Şubat ayı sonuna kadar süre verdi!!!

Diğer yandan Rusya ile görüşmeler/pazarlıklar yapıldı. Bu görüşmelerden henüz bir sonuç çıkmadı.

Rusya ile görüşmeler yürütülürken ABD ile de görüşmeler yapıldı. Patriot füzeleri istendi, NATO’nun hava desteği vermesi talep edildi. Bu gelişmeler, emperyalist büyük güçlerden bağımsız olarak Türk devletinin Suriye’de tek başına adım atamadığını gösteriyor.

Emperyalizmde belirleyici olan güçtür. İstek ve gerçeklik aynı şeyler değildir. Bakmayın siz esip gürlemelerine!...

Türk devleti Rusya’yı Soçi mutabakatına uymamakla suçluyor.

Rusya, İran, Türkiye Astana görüşmeleri üzerinden Suriye’de ortak hareket etmeye çalışıyor. Bu ortaklık aralarında çelişme olmadığı anlamına gelmiyor. Bu görüşmelerde İdlib için uzlaşmaya varıldı.

Soçi Mutabakatı adı verilen anlaşmaya göre; Türk devleti İdlib’de ılımlılarla/cihadçı örgütleri birbirinden ayıracak, cihadçı örgütlerin elindeki ağır silahları alacak, bu örgütleri kuzeye doğru gitmelerini sağlayacak, M4 ve M5 karayolunun güvenliğini sağlayacaktı. Türk devleti, İdlib’de gözlem noktaları oluşturmasına rağmen anlaşmanın gerekliliklerini yerine getirmedi.

Bu durumu gören Rusya ve İran, İdlib’e ilerleyen Esad ordusuna destek vermeye ve hava bombardımanlarına hız verdiler. İdlib’de savaş yoğunlaştı.

Türk devletinin Suriye’de kendi ordusu yanında silahlandırdığı, eğittiği “Suriye Milli Ordusu” var. İdlib’de cihatçı gruplara verdiği destek var.

Türk devletinin İdlib’de kalmak istemesinin önemli bir nedeni, Rusya ve İran’ın desteğiyle İdlib’in  Esad rejiminin eline geçmesiyle kendisinin işgal ettiği bölgelerde -Afrin, Ceablus, El Bab vb.-  varlığının sorgulanacağı korkusudur. İdlib’in ele geçirilmesiyle Türk devletinin Suriye’de varlığı sorgulanacaktır. Bunu engellemek için İdlib’de ısrar ediliyor.

Bütün emperyalist güçler, bölge gerici devletleri, onların destek verdiği gruplar; Suriye’de kendi çıkarları için bulunuyorlar. Suriye’de mini bir dünya savaşı yürüyor. İdlib bu savaşın son halkası olacak.

Suriye’nin geleceğine, Suriye’de yaşayan halklar karar vermelidir.

Bütün yabancı güçler Suriye’den defolun!

27 Şubat 2020

 

 

Paylaş