SAROS KÖRFEZİ YOK OLMAK ÜZERE!

Trakya'nın güneyinde, Gelibolu Yarımadası'nın uç noktasından Enez'e kadar uzanan Ege Denizi’nin kuzey doğusundaki yerdir Saros Körfezi. Temiz denizi, geniş ve ince kumlu sahili ve nispeten serin deniz suyu ile bilinir. Çanakkale Boğazı’na paralel, 60 km.lik bir sahille uzanan üçgen biçimli tertemiz kumsallarla kaplı bir doğa harikasıdır. Trakya kıyılarında, genişliği 10 km.yi bulan, derinliği 90 m.’yi geçmeyen bir kıyı şeridi şeklinde uzanır. Antalya/ Patara ve Side’den sonra Türkiye’deki en büyük kumsalı ile Saros Körfezi’nde bulunan Erikli sahili doğa güzelliğiyle ün salmıştır.

Deniz dibindeki akıntılar sebebiyle hiçbir zaman kirlenmeyeceği söylenen bu doğa harikası, yasa yapanların ve yapılmış yasaları tanımayanların eliyle kapitalist rant için yok edilme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Yok etmek kapitalizmin ruhundadır. Yok etmeden varlığını sürdüremez! Körfezin kontrolü de kapitalist sisteme hizmet edenlerin elindedir. Rant getiren her alanın doğa katliamına müsaade ettiler, ediyorlar.

Taş Ocakları Körfezi Tehdit Ediyor

Kendinden öncekiler gibi 16 yıldır doğayı talan etmede ustalaşan AKP hükümeti 2010’da, 'Saros Körfezi Özel Koruma Bölgesi' olarak ilan etti. Buna göre ”su kaynaklarına 2 kilometreden yakın olamaz yerlere taş ocakları yapılamaz' genelgesi artık hükmünü yitirmişti.  Çünkü yapılan yeni taş ocakları projeleri mühendislerin ölçümlerine göre su kaynaklarına 850 metre, denize ise daha yakındır.

AKP’nin hükümetleri yeni taş ocaklarının açılmasına göz yummuştur. Bölgede yeni açılmak istenen taş ocakları için ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu) gereksiz görülmektedir.

Taş ocakları için binlerce ağaç katliamı yapıldı. Bunun yanı sıra dünyanın her yerinden dalış yapmak için bölgeye gelenlerin sayısında her geçen gün düşüşe de sebebiyet verdi. Taş ve kalker ocaklarında patlatma yapmaya başlandığından beri su altı zenginlikleri de yok edilme ile baş başadır.  

Saros Körfezi Mecidiye Beldesi Turizm ve Kültür Varlıklarını Koruma Yaşatma Derneği üyesi dalgıç Recep Çınar’a göre 'TAŞ OCAKLARI KARADAN FAZLA DENİZE ZARAR VERİYOR'

Taş ve kalker ocaklarına karşı direnen köylülerden Dilber Sarı şunları söylemektedir: "Ocaklardaki kamyonlar günün her saatinde köyümüzden geçiyor. Toz soluyoruz. Boğazımıza yapışıyor. Kanser oluyoruz. Hiç durmuyorlar evimiz öyle bir sallanıyor ki deprem oldu sanıyoruz. Köyümüzde dalgıçların dalması için limanımız var. Buraya gelenler bu rezilliğimizi görmeye mi geliyorlar? Vicdanım rahat değil. Torunlarımıza bunları mı bırakacağız? Taş ocağı istemiyoruz."

Saros Körfezi’ne Bir De FSRU Gemileri İçin İskele/Liman Yapılacak

Hani derler ya, bir bela yetmezmiş gibi taş ocaklarına taş çıkartacak bir başka bela da kapıda.

Saros Körfezi’nin Sazlıdere ve Gökçetepe arasındaki bölümüne sıvı hâlde taşınan doğal gazı tekrar gaz hâline getiren (FSRU Gemiler)’in yanaşacağı bir iskele/liman yapılması AKP hükümeti tarafından planlanmıştır, yapılacaktır. Doğal gaz taşıyan tankerler bildiğimiz küçük kuru yük gemileri gibi değil, 350-400 metre boyunda devasa gemilerdir.

Devasa tankerler en başta körfezde bir tanker trafiği yaratacaklardır. Bu gemilerin manevrası bile adeta bir havuz olan Saros Körfezi’ni alt üst etmeye yeter de artar! Bu devasa tankerlerin içinde olacağı bir kaza körfezin her bölgesinde fazlasıyla hissedilecektir. İskele yapılacak alanın birinci derece deprem kuşağında olduğu da işin cabası.

Bugün bir iskele, yarın yanına bir ek yeni eklemelerin kapısı aralanır; 3-5 yıl sonra bir de bakmışsın Saros Körfezi, İzmit Körfezi BOTAŞ istasyonu gibi olmuştur. Bir bakarsın Saros körfezi de İzmit Körfezi gibi canlılar için yaşanılır olmaktan çıkmıştır.  

Saros körfezinin talan edilmesi yalanlar eşliğinde gerçekleştirilmektedir. Örneğin iskele/liman yapılması ile büyük çaplı bir istihdam yaratılacağı söylenmektedir. Yine yapılan çalışmanın ”çevreye ve doğaya hiç bir zararı yok“ yalanı söylenmektedir.

Bu yalanlara kanmamak lazım. Başlangıçta kâğıt üstünde bütün projeler tertemizdir.

Limanın bölge halkına hiçbir kültürel, sosyal, ekonomik getirisi olmayacaktır. Uluslararası şirketler tankerlerle taşıyacakları doğal gaz için doğal güzellikleri yok edeceklerdir.

Önümüzdeki yakın zamanda doğası tahrip edilmiş, tanker trafiği ile altı üstüne gelmiş, petrol türevlerine yataklık yapan bir körfezin bize sağlayacağı hiçbir olumlu fayda olmadığı gibi gelecek nesillerin geleceği de ipotek edilecektir.

Bölgenin en büyük hazinesi üç-beş kapitalist kazansın diye rant için yok edilecektir. Taş ocaklarıyla başlayan, yapılacak tanker limanı ile devam edecek olan tahribata sessiz kalma!

Saros Körfezindeki Kapitalist Rant/Talana Hayır!

13 Ağustos 2018

Paylaş