FLORMAR İŞÇİLERİ: “SADECE KENDİMİZ İÇİN DEĞİL, İŞÇİ SINIFI İÇİN DE BURADAYIZ!”

Flormarlar işçileri anayasal haklarını kullanarak Petrol-İş Sendikasında örgütlendiler. Çalışma Bakanlığı Petrol İş Sendikasının Flormar’da çoğunluğu sağlandığını belgeleyen yetki belgesini sendikaya verdi.

İşçilerin sendikal haklarına saygı göstermeyen Flormar patronu, fabrikada sendikalaşma iradesini kırmak ve örgütlenme sürecini yokuşa sürmek için çoğunluk tespiti kararına itiraz etti.

Flormar işçileri haklarını kullandıkları için baskı gördüler. Sendikadan istifaya zorlandılar. Yetmedi   işten atıldılar.  

Flormar'ın çoğunluk hissesine sahip olan Fransız kozmetik tekeli YvesRocher, “kadınların güzelliği için çalıştığı”nı ve “insana ve doğaya saygı”yı temel aldığını söylüyor. Ancak, sahibi olduğu Flormar'da işçilerin en temel haklarına saygı göstermediği gibi sendikalaştıkları için işçileri işten atıyor.

İşten atılan çoğu kadın 132 işçinin Gebze Organize Sanayi Bölgesinde bulunan fabrika önünde 15 Mayıs 2018’de başlattıkları direniş sürüyor.

Direnişin 289. gününde, 27 Şubat’ta işçileriziyaret ettik.

İşçiler naylondan kurdukları çadır altında ısınmaya çalışıyorlar. Soğuk havaya, rüzgara, kara rağmen direnişi kararlılıkla sürdürüyorlar. 

Devlet patron elele direnişi kırmaya çalışıyor. İşçilerin ses aracı kullanmaları, direniş ile ilgili pankart asmaları, soba kullanmaları yasaklandı.

İşçiler ile sohbet ettik.

Bir kadın işçi:

“Flormar’da 8 yıllık işçiydim. Direniş bize  birlik ve beraberliği öğretti. Birlikte mücadele etmeyi öğretti.

İşçi arkadaşların, sivil toplum örgütlerinin direnişimize verdikleri destekten memnunum, hepsine teşekkür ediyorum. Kadın arkadaşlara sesleniyorum, Flormar, YvesRocher ürünlerini almasınlar, kullanmasınlar. Bize destek versinler.”

Bir kadın işçi:

“Flormar’da 4 yıllık işçiydim. Çalışıyordum, işimi yapıyordum, mesaiye kalıyordum. Patronun, yöneticilerin gözünde bundan dolayı iyi işçiydim. Fakat ücretlere zam dönemi geldiği zaman, zam alamıyorduk. Zam yapmamak için hep bir bahane buluyorlardı. “İstediğimiz satışı yakalayamadık” diyorlardı. Birlikte çalıştığım arkadaşımın mezun olduğu okulu gerekçe gösteriyorlardı. İşte “sen şu okuldan mezun olduğun için sana zam veremiyoruz” diyorlardı.

Kendi aramızda konuştuk. Sendikalı olmaya karar verdik. Haklarımız daha iyi olur diye düşündük. Hangi haklarımızın olacağını konuştuk. Hep birlikte sendikaya üye olduk. Aramızda patron yalakaları varmış. Onlar sendikaya üye olduğumuzu haber verdiler. Sendikaya üye olduğumuzu öğrenen patron, bu işe öncülük eden arkadaşlarımızı işten attı. Biz yılmadık. İşten atılan arkadaşlarımız eski, işlerini iyi yapan işçilerdi.

Ramazan ayında işten atıldık. Atılan işçiler oruç tutuyordu. Patron dedi ki “iki üç gün kalır giderler” dedi. Ramazandan sonra kavurucu sıcaklar başladı. Burada gölgelik bir alan yok. “Dayanamazlar giderler” diye düşündü. Gitmedik. Gitmeyeceğiz. Kararlıyız. Hakkımızı alana kadar burada olacağız. İşe sendikalı olarak dönene  kadar direnişi sürdüreceğiz.

Sendikamız Petrol İş bizim yanımızda. Sendikamızın örgütlü olduğu işyerlerinde işçiler desteğe geliyor. Destek veriyor. Sendikalı olmayan işyerlerinde çalışan işçiler gelmiyor. Gelemiyor. Korkuyor. Sendikalı olmanın ne olduğunu bilmiyorlar. Biz de bilmiyorduk. Bir direniş gördüğümüz zaman garipsiyorduk. “Neden dışarıdalar? Neden gidip haklarını mahkeme aramıyorlar?” diyorduk.

Direniş bir okul. Çok şey öğrendik. Gücümüzün farkına vardık. Biz köleymişiz resmen. Köle gibi çalışmışız. Mesai demişler, çalışmışız. Hafta sonu demişler, çalışmışız. Hep onların dediği gibi olmuş. Bundan sonra öyle olmayacak. Bizim dediğimiz olacak. İki çocuk annesiyim. Sendikalı olursak ne olacağını biliyordum. İşten atılacağımızı biliyordum. Buna rağmen sendika bizim hakkımız. Hakkımızı kullandık.

Flormar işçilerinin çoğu kadın. İşten atılan işçilerin yüzde 80’ni kadın.

289. gündeyiz. İlk gün gibi buradayız. Soba kullanmamıza, çadır kurmamamıza, ses aracı kullanmamıza yasak getirdiler. Onlar yasak getirdikçe direnişe daha çok sahip çıkıyoruz. Birbirimize daha çok sahip çıkıyoruz.

Devlet patronun arkasında duruyor, işçilerin arkasında durmuyor. Yasa sendikaya üye olabilirsiniz, hatta iki sendikaya üye olabilirsiniz diyor. Bırakalım iki sendikayı, biz bir sendikaya üye olduk kendimizi kapının önünde bulduk. Petrol İş bize sahip çıkmasaydı bu direniş olmazdı.”

Bir kadın işçi:

“11 yıllık işçiyim. Bugün direnişimizin 289. Günü. 15 Mayıs 2018’den bu yana her gün buraya geliyoruz. Çok zor bir süreç. Kolay değil. Psikolojik, ekonomik boyutuyla, hava şartlarına rağmen zor giden bir süreci yaşıyoruz. Buna rağmen birlikte devam ediyoruz. Birbirimize kenetlenerek devam edeceğiz. Hakkımızı alana kadar direnişimize devam edeceğiz.

Direnişe verilen destekten memnunuz. Bir boyutuyla damemnun değiliz. Sendikalı olan işçiler destek veriyor. Sendikalı olmayan işçiler sessiz kalıyor. İşçi sınıfı bazı konularda duyarsız. Örgütlenirsek işçi sınıfı olarak yapamayacağımız hiçbir şey yok. Maalesef Türkiye’de korku ve borçlandırmadan dolayı işçilerin örgütlenme konusunda bir korkuları var. “İşten atılırım, iş bulamam” korkuları var. Bu yanı ile işçi sınıfının destek vermemesi konusunda bir şikayetimiz var.

Direniş çok şey öğretti. Sadece kendimiz için değil, işçi sınıfı için de buradayız. Birlik olduk. Örgütlendik. Birbirimize kenetlendik. Bunları öğrendik. Örgütlenmeden önce birbirimize selam vermeyen insanlardık.

Hukuk yavaş işliyor. Davalar daha sonuçlanmadı. Benim Nisan’da üçüncü mahkemem olacak. Türkiye’de hukuk sisteminin yavaşlığını bırakalım işlemiyor. Hele söz konusu işçiler olunca hiç işlemiyor.”

Ziyaretimiz sırasında Tez Koop İş sendikası Gebze şube yönetimi, temsilcileri ve İstanbul 1 Nolu şube yönetimi ile birlikte direnişi ziyarete geldi.

“Yaşasın sınıf dayanışması!, Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz!, Direne direne kazanacağız!” sloganlarının atıldığı ziyaret sırasında, Petrol İş Gebze Şube Başkanı Süleyman Akyüz, Tez Koop İş Gebze Şube başkanı Engin Şevket Şimşek birer konuşma yaptı.

Flormar direnişi, devletin, patronun her türlü baskısına rağmen sürüyor. İşçiler sendikalı olarak işe geri dönene kadar direnişi sürdürmekte kararlı.Flormar direnişini desteklemek, sahip çıkmak her işçinin görevidir…

Yaşasın Flormar işçilerinin haklı direnişi!

1 Mart 2019


 

 
 

 

 

 

 

Paylaş