OLAĞANÜSTÜ HAL ŞARTLARINDA BASKIN SEÇİME HAYIR! 

Devlet Bahçeli 17 Nisan Salı günü MHP grup toplantısında yaptığı konuşmada tarih vererek erken seçim çağrısı yaptı. Bahçeli’nin erken seçim çağrısı siyasi gündemi alt üst etti.  

17 Nisan’a gelene kadar, AKP ve Erdoğan ile birlikte,  anda AKP iktidarının pratik ortağı durumunda olan MHP’de  seçimlerin zamanında yapılacağını  açıklıyordu. Erken seçim talebi daha çok muhalefet partilerinden geliyordu.

Erken seçim AKP’nin planında yoktu. AKP için 2017 kendi içlerini düzeltme yılı, 2018 yatırım yılı, 2019 seçim yılı idi. Devlet Bahçeli’nin erken seçim çağrısının ardından, Erdoğan AKP grubunda yaptığı konuşmada seçimlerin zamanında 3 Kasım 2019‘da yapılacağını açıkladı.

18 Nisan’da  AKP MYK  toplantısı ertesinde, Devlet Bahçeli/RT Erdoğan görüşmesi gerçekleştirildi. Bu toplantı ertesinde  Erdoğan düzenlediği ve soru almadığı basın toplantısında, AKP’nin  hep seçimlerin zamanında yapılmasından yana tavır takındığını ve Türkiye’nin içinde bulunduğu olağanüstü şartlar nedeniyle en kısa zamanda “yeni sisteme geçilmesi”nin gerekli olduğunu, bu yüzden   Bahçeli’nin de  erken seçim önerisini kabul ettiklerini açıkladı. “Çok önemli kararlar alınması gereken şartlarda, Türkiye’nin gündeminin erken seçim tartışmaları ile meşgul edilmesinin doğru olmayacağını” söyleyerek, Bahçeli ile  de  “istişare ederek”  seçimin 24 Haziran 2018’de  yapılması kararını aldıklarını söyledi.

AKP’nin neredeyse bir  ilke imiş gibi savunduğu seçimlerin zamanında yapılmasından vaz geçip,  bir anda baskın seçime yönelmesinin bir çok nedeni var. Kuşkusuz en önemli neden, mümkün olan en kısa zamanda yapılacak seçimlerde  kendisinin  iktidarı için en avantajlı sonucun elde edileceği hesabıdır.

AKP aslında seçim kampanyasına Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş referandumundan hemen sonra başladı. Seçimleri  kazanmayı  garanti altına alabilmek için somut adımlar attı. Bunların en önemlisi kuşkusuz MHP ile  kurulan “Cumhur İttifakı”  ve seçim yasalarında yapılan, seçimlere ittifak halinde girebilmenin yolunu açan değişikliktir.

Kurulan, adına Cumhur İttifakı adı verilen ittifakın cumhurbaşkanı adayı bellidir.

Cumhur İttifakı  denen ittifakın  karşısında bir ittifak olup olmayacağı, olacaksa nasıl olacağı, ortak bir aday üzerinde birleşmenin mümkün olup olmadığı vs. şimdilik belli değildir. AKP, MHP cephesi karşısındaki güçlerin içinde  meclisteki en büyük parti konumunda bulunan CHP’nin  iddiasına göre “mutlaka hem de % 60’la seçilecek” olan  adayın kim olduğu belli değildir.

Yani AKP/MHP ittifakı en kısa zamanda yapılacak seçimde iktidar, muhalefetin hazırlığını iki aylık bir süre içine sıkıştırmıştır bu hamleyle.

Bunun yanında İktidar anda Suriye’deki savaşın ve Efrin’e saldırının kışkırttığı şovenist milli  duyguların kışkırtıldığı ortamdan yararlanacağını hesaplamaktadır.

Kontrol dışına çıkan AKP iktidarının iktidardan uzaklaştırılması için iç ve dış baskılar giderek artacaktır. Seçimlerin öne alınması  ile  özellikle ekonomik alandaki  baskıların sonuçlarının seçimlere yansıması önlenmiş olacaktır.

Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin, yerel seçimlerin önüne alınması ile yerel seçimlerde alınması olası  relatif kötü bir sonucun bu seçimler üzerinde olumsuz etki  yapmasının önüne geçilmiş olmaktadır.

Sorunun bir de AKP/MHP ortaklığı ile ilgili yanı vardır: Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerindeki bu ittifak içinde yer alan bu partiler yerel seçimlerde birbirinin rakibidir. Her ne kadar “gönül ittifakı”ndan söz edilse de tabanda buna tepkiler kendini dışa vurmuştur. Bu yüzden Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin yerel seçimlerin  önüne çekilmesi, yerel seçimlerde ittifakın çatlama  ihtimalini ve bunun olası  olumsuz  sonuçlarını hesaplayıp engelleyen bir hamledir.

MHP açısından onun esas rakibi konumunda olan İyi Parti’nin seçimlere katılmasının YSK tarafından engellenme ihtimalinin değerlendirilmesi de seçimlerin bunca erkene alınmasının bir nedeni olabilir.

Artık ok yaydan çıkmıştır.  Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri 24 Haziran’da yapılacaktır.

AKP/MHP’nin beklentisi bu seçimlerde, birinci turda Erdoğan’ı cumhurbaşkanlığı sisteminin ilk cumhurbaşkanı olarak seçtirmektir.

AKP’nin parlamento seçimlerinden beklentisi, Meclise tek başına yasa yapabilecek sayıda Milletvekili  -300 + 1- sokmaktır.  

Bu baskın seçimin amacı ve hedefi budur.

Bu seçim Olağanüstü Hal şartlarında yapılacak bir seçimdir.

Erken seçim tarihinin açıklanmasının ardından Meclis Genel Kurulu'nda, OHAL'in 3 ay süreyle uzatılmasına ilişkin Başbakanlık tezkeresi kabul edildi. Erken seçim OHAL altına yapılacaktır.
OHAL yasal olarak kağıt üzerinde olan demokratik hakların resmen askıya alınması demektir. OHAL’de hakların ortadan kaldırılmasına karşı itiraz hakkı da yoktur. Kağıt üzerinde demokratik haklar yoktur. Durumun bu olduğu ve sürdüğü şartlarda, belli burjuva demokratik hakların ortadan kaldırıldığı, OHAL altında yapılacak seçimler meşru değildir. OHAL şartlarında yapılacak bir seçim reddedilmelidir.
Bu seçim, HDP üzerine yoğun baskıların olduğu,  bir bölüm HDP vekilinin hapse atıldığı, bir bölüm vekilin vekilliğinin düşürüldüğü,  HDP’nin önemli kadrolarının hapiste tutulduğu bir seçimdir.

Bu seçim, HDP’nin halk oyu ile seçilmiş onlarca belediye başkanının  başkanlıklarının düşürülüp, hapse atıldığı bir ortamda yapılacak olan bir seçimdir.

Bu seçim, devletin içeride ve dışarıda yürüttüğü savaş koşullarında yapılacak bir seçimdir.

Bu seçimlerin ve bu seçimlerden çıkacak siyasi iktidarın hiçbir meşruiyeti yoktur.

Doğru tavır,  ‘tek kale’ oynanacak seçim oyunu sahtekarlığına katılmamak, sahtekarlığın figüranı olmayı reddetmektir.   Burjuvazinin iktidarında yapılan bütün seçimler sonuçta sahtekarlıktır, ama sahtekarlığın da dereceleri vardır. 24 Haziran’da yapılacak seçim, Türkiye’de yapılan  “demokratik” görünümlü seçimler içinde, 1946 seçimleri  dışta tutulursa en sahtekarcısı  olacaktır.

24 Haziran seçimlerinde  demokrasiyi, özgürlüğü, devrimi, sosyalizmi  savunduğunu söyleyen partilerin, örgütlerin ve insanların tavrı, bu sahtekarlığı en baştan reddetmek olmalıdır.

Seçime katılıp, istenilen sonuç çıkmayınca; seçimler meşru değildir, OHAL vardı, şartlar eşitsizdi vb. denilemez. OHAL altında yapılacak seçimin sonucu baştan bellidir.

Yeni Dünya İçin ÇAĞRI

20 Nisan 2018

 

 

              

Paylaş