METAL İŞÇİSİ DİRENİŞE GEÇTİ  

Türk Metal Sendikası’nın MESS ile imzaladığı 3 yıllık satış sözleşmesine karşı metal işçilerinin öfkesi gün geçtikçe büyüyor.

Oldukça ağır koşullarda çalışan, sürekli mesai yapmak zorunda bırakılan,  son derece düşük ücretlerle çalışmaya mahkum edilen ve işverenin fabrikalardaki bekçiliğini yapan Türk Metal’in baskısı ile karşı karşıya olan işçiler yaklaşık 2 haftadır düzenledikleri eylemlerle tepkilerini dile getiriyorlar.

Esas olarak Bursa bölgesinde Türk Metal’e bağlı işyerlerinde ve başta Renault’ta olmak üzere Tofaş, Çoşkunöz, Mako, Ototirim gibi ana sanayideki fabrikalarda işçiler artık yeter diyerek Türk Metal’e karşı harekete geçtiler.

Bu hareketliliği kamçılayan iki tane önemli gelişme yaşandı.

Birincisi; 2012 yılında Bursa Bosch işçilerinin büyük bir çoğunluğu Türk Metal’den istifa ederek Birleşik Metal İş Sendikasına üye oldu. Bosch işçisinin Birleşik Metal İş Sendikasında örgütlenmesi hem MESS, hem Türk Metal, hem de hükümetin saldırıları ve müdahaleleri nedeniyle başarısızlıkla sonuçlandı. İşçiler baskı altına alınıp tehdit edildiler, öncü işçiler işten atıldı vs. Uzun bir süre yetki tespiti yapılamadığı için işçiler yetkisiz kaldı. Sonuçta bir dizi ayak oyunuyla yetkiyi tekrar Türk Metal kazandı.

Fakat her ne kadar Bosch işçisinin bu mücadelesi, Birleşik Metal İş Sendikasını fabrikaya sokmaya yetmemiş olsa da Türk Metal’in MESS ile imzaladığı sözleşmenin çok üzerinde bir ücret zammı elde etmesini sağlamış oldu. Türk Metal, işçilerin haklı tepkisini daha fazla büyütmemek ve olası kopuşları engellemek için bu sözleşmeyi yapmak zorunda kaldı.  

Bosch işçisinin bu kazanımı Türk Metal’e bağlı diğer fabrikalardaki işçileri cesaretlendirici bir rol oynadı.

Bu hareketliliği tetikleyen bir diğer önemli etken, Birleşik Metal İş Sendikasında yaşanan süreç idi.  Birleşik Metal İş Sendikasının, MESS’in dayattığı sözleşmeyi kabul etmeyerek greve çıkması, grev yasaklanmasına rağmen bir dizi işyerinin MESS’den kopuşunu sağlayarak daha iyi sözleşmeler yapması, MESS’den ayrılmayanlar ile ek protokollerin imzalanması vb. Türk Metal’e bağlı işçilere, mücadele edildiğinde belli başarıların elde edilebileceğini gösterdi.

İşçiler Bursa Meydanında yaptıkları kitlesel eylemliliklerinin yanı sıra fabrikalarda da vardiya giriş ve çıkışlarında, yemekhanelerde protestolar gerçekleştirip Türk Metal’i teşhir ediyorlar. ‘Satılık sendika istemiyoruz.’ Sloganıyla yola çıkan işçilerin üç tane temel talebi var.

Eylemlere katılan veya destek veren hiçbir işçinin işten atılmaması.

Temsilci seçimlerinin sandık kurularak noter huzurunda yapılması.

Bosch fabrikasında yapılan sözleşmede alınan zamlar dikkate alınarak sözleşmenin yenilenmesi.

İşçiler bu talepler kabul edilmediği takdirde 5 Mayıs’ta Türk Metal’den istifa edeceklerini ilan ettiler.

Eylemlilikler başladığından bu yana işçiler hem Türk Metal hem de patronlar tarafından tehdit ediliyorlar. Bu nedenle taleplerin en başına eyleme destek veren işçilerin işten atılmamasının konulması gayet anlaşılırdır. Şimdiye kadarki tecrübeler göstermiştir ki işçiler ne zaman hakları için mücadeleye kalkışsalar Türk Metal ve patron işbirliğiyle ya korkutulup sindirilmiş ya da işten atılmışlardır.

Eyleme katılan işçilerin kameralarla kaydedildiği, akşam saatlerinde fabrika önlerinde yapılan eylemlere katılan işçileri tespit etmek amacıyla spot ışıkların yerleştirildiği bilgisini veriyor işçiler.

Eylemlerin artarak devam etmesi üzerine Renault ve Çoşkunöz patronları fabrikalara ‘uyarı yazısı’ astı. 24 Nisan tarihinde Çoşkunöz patronlarının  ‘uyarı yazısı’nda şunlar ifade ediliyor:

“Son günlerde işyerimizde topluca ve çeşitli şekillerde yapmakta olduğunuz eylemler, Çoşkunöz Metal Form A.Ş. yönetimi tarafından izlenmekte ve değerlendirilmektedir. Bu süreçte, Çoşkunöz Metal Form A.Ş. olarak ilk ve en önemli önceliğimiz işyerindeki huzurun bozulmaması, iş sağlığı ve güvenliği açısından da tehlike yaratılmamasıdır. Bu ancak bağlı bulunulan sendikaya geribildirimlerinizi uygun yöntemlerle dile getirmeniz sayesinde mümkün olur.

Bildiğiniz gibi işletmemizin birden fazla üretim yeri bulunmaktadır. Bu açıdan baktığımızda, işyerinin vardiya çıkışlarında servis araçlarına zamanında ve kendi işletmelerinizin önünden binmeniz ve böylelikle iş güvenliği açısından sanayi bölgesi içinde diğer birimlere geçerek bir güvenlik riski çıkarmamanız önemlidir. Bugün 15:30 vardiya çıkışında KMF’ye yürümek suretiyle yapılan eylem, Şirket yönetimince değerlendirilmiş, yukarıda belirtilen iş güvenliği riskine ilaveten kurum itibarının zedelenmesi noktasına da gelindiği tespit edilerek bu duyurunun yapılma zorunluluğu doğmuştur.

Bu itibarla, Coşkunöz Metal Form A.Ş. yönetimince, bir haftadan fazla bir zamandır çeşitli şekillerde devam eden eylemlerinizin mevcut şekliyle sürdürülmesi halinde kurumun menfaatleri açısından gerekli tedbirleri almak durumunda kalınacağı ve sorumlular hakkında yasal yollara başvurulacağı ihtaren duyurulur.”

Bu yazı ile amaçlanan açıktır. İşçilerin artarak devam eden mücadelesini engellemek ve tehdit ve gözdağı ile boğmaya çalışmaktır. İşçilerin en ufak hak talebini bile baskı altına alanların işçilerin eylemlerinin ‘iş sağlığı ve iş güvenliği açısından tehlike yarattığını’ iddia etmeleri sahtekârlıktır. Bu mücadelenin yarattığı bir tek tehlike vardır. O da patronların çıkarlarıdır!

Eylemlikler devam ediyor. Biz bu yazıyı hazırladığımız 27 Nisan’da yüzlerce işçi Bursa Kent Meydanında bir araya gelerek, ‘satılık sendika istemiyoruz, Türk Metal şaşırma sabrımızı taşırma, Türk Metal gidecek bu iş bitecek, direne direne kazanacağız’ sloganları eşliğinde taleplerini haykırıyorlardı. Harekete geçen fabrikalarda düzenli toplantıların yapıldığı, komitelerin oluşturulduğu ve ortak kararların alındığı bilgisi veriliyor. Bu mücadelenin nasıl bir seyir izleyeceğini hep birlikte göreceğiz.

Bu mücadelenin başarıya ulaşmasının en önemli önkoşulu işçilerin birlikte, örgütlü ve kararlı bir şekilde hareket etmesidir. Metal işçilerinin bu onurlu mücadelesi bizim de mücadelemizdir. Bu eylemleri desteklemek ve bu mücadeleyi sahiplenmek bizim de görevimizdir.

Yaşasın metal işçilerin direnişi!

Yaşasın işçilerin birliği!

27 Nisan 2015

Paylaş