MAÇOĞLU'NUN ADAY ADAYLIĞI HAKKINDA YÜRÜTÜLEN TARTIŞMALAR ÜZERİNE

Mehmet Fatih Maçoğlu, Mart 2019’da yapılacak yerel seçimlerde, Dersim belediye başkanlığı için üyesi olduğu Sosyalist Meclisler Federasyonu’na (SMF) aday adaylığı başvurusunda bulundu. Mehmet Fatih Maçoğlu’nun Dersim Belediyesi için aday adaylığı başvurusunda bulunması ile birlikte tartışmalarda başladı. Mehmet Fatih Maçoğlu’nun adaylığını destekleyenler olduğu gibi karşı çıkanlar, eleştirenler de görüşlerini açıklamaya başladı.

Örneğin Veysi Sarısözen 14 Kasım 2018 tarihli Yeni Özgür Politika’da yayınlanan yazısında: Dersim Belediye Eş Başkanları Mehmet Ali Bul ve Nurhayat Altun’un tutuklu olduğunu, kayyumun seçilmiş eşbaşkanların yerini gaspettiğini, kendine demokrat diyen her insanın, Dersim Belediye Başkanlığı ile ilgili alacağı kararda bu gaspı hesaba katması gerektiğini yazdı. Devamla Veysi Sarısözen, “Ama bir de ahlaki kurallar vardır. Hapisteki eşbaşkanın, onu aday gösteren DBP’nin, onu seçen halkın “rızasını” almadan, gaspedilen Belediye Başkanlığına aday olmak çok büyük bir ahlaki zaafa işaret eder” demektedir.   

2014’te seçilen eş başkanların tutuklanması, yerlerine kayyum atanması ile birlikte çokça halkın egemenliğinden bahsedenlerin halkın egemenliğini tanımadığı durumu ortaya çıkmaktadır. Ayrıca eş başkanların tutuklanması, yerlerine kayyum atanması açık terör rejiminin bir yansımasıdır. Bu bağlamda Veysi Sarısözen’in tespitleri elbette yanlış değildir. Yanlış olan Mehmet Fatih Maçoğlu’nun aday adaylığını açıklama şartının hapisteki eş başkanların ve eşbaşkanları seçen halktan izin alınmasına bağlamasıdır. Bu izin alma şartından yola çıkılarak Mehmet Fatih Maçoğlu’nu “büyük bir ahlaki zaaf” içinde olduğu şeklinde eleştirmek kantarın topuzunu kaçırmaktır.

Veysi Sarısözen’den sonra Eylem Kahraman 17 Kasım 2018’de, Yeni Özgür Politika’da “Dersim’de yaratılmak istenen tehlikeli algı” başlıklı yazısı ile tartışmaya katıldı. Eylem Kahraman köşe yazısında Mehmet Fatih Maçoğlu’na bir dizi eleştiriler getirdi.

Eylem Kahraman yazısında, Dersim Belediye Eş Başkanları’nın tutuklanmadan önce yaptıkları çalışmalar ile Mehmet Fatih Maçoğlu’nun çalışmalarını karşılaştırmakta, Maçoğlu’nun bu yıl yakılan Dersim orman yangınlarına ilgisiz kaldığını açıklamaktadır. Eylem Kahraman devamla, Dersim Belediyesi'ne kayyum atanan kişinin Maçoğlu tarafından ziyaret edildiğini, elinde Atatürk resmi ile poz verdiğini, Rojava Devrimi’ne kayıtsız kaldığını, yaşamını yitiren devrimcilerin cenazesine katılmadığını, ailelere başsağlığı dilemediğini, Mazlum ve Delil Doğan’ın 94 yaşında vefat eden annesinin cenaze törenine gitmediğini, tutuklanan Dersim Belediyesi Eş Genel Başkanları hakkında tek laf etmediği gibi içten içe sevindiğini, HDP ve DBP ile görüşmeden aday adaylığını açıklamasının yanlış olduğunu yazmaktadır. Eylem Kahraman, “Maçoğlu’nun seçilmemesi durumunda belediyeye kayyum atanacağı algısının yaratılmaya çalışılması AKP-MHP’ye çalışmaktan başka bir şey” olmadığını da belirtme gereği duymaktadır.

Eylem Kahraman’ın eleştirilerin muhatabı Mehmet Fatih Maçoğlu’dur. Maçoğlu bu eleştirilere kendisi cevap verebilir. Bize göre Eylem Kahraman, ulusal hareketin penceresinden Mehmet Fatih Maçoğlu’nu değerlendirmekte eleştirmektedir.

Mehmet Fatih Maçoğlu Sosyalist Meclisler Federasyonu’nun bir üyesidir. Maçoğlu’nun aday adaylığını açıklaması için HDP/DBP’den izin alması gerekli değildir. Her devrimci, demokrat kurum kendi siyasi çizgisi doğrultusunda yerel yönetimler için kendi adayını göstereceği gibi devrimci, demokrat, yurtsever kesimler ile anlaşarak ortak aday da gösterebilir. Maçoğlu’nun adaylığı henüz kesinleşmemiştir. Nasıl ki HDP’li olanlar HDP’ye aday adaylık için başvuruyorsa, Maçoğlu’da Dersim Belediye Başkanlığı için aday adaylığı için SMF’ye başvurmuştur. Bu Maçoğlu’nun en demokratik   hakkıdır.

SMF adına 18 Kasım 2018 tarihli, “Kimse Yarattığı Puslu Havada Ava Çıkmasın: Kaypakkaya’nın Tarihe Vurduğu Neşter, Politik Güzergahımızdır!” başlık yazıda, Veysi Sarısözen ve Eylem Kahraman’ın eleştirilerine cevap verilmektedir. Yazıda eleştirilere cevap vermeye çalışırken kullanılan dil sorunludur.Düşüncemize göre; eleştirilere cevap verilirken eleştirenlerin seviyesine düşmemeye ve tartışma kültürüne dikkat edilmelidir.

Doğru tavır ne olmalı?

24 Haziran 2018’de yapılan Genel Seçimlerde SMF, HDP ile ittifak yaptı. Mart 2019’da yapılacak yerel seçimler içinde SMF ile HDP ittifak görüşmeleri yapabilir. Dersim bazında da ittifak yapılıp, ortak aday üzerinde anlaşılabilir. Dersim somutunda ortak aday üzerinde birleşilmediği koşullarda, yani SMF ile HDP’nin ayrı ayrı aday ilan ettiği koşullarda CHP’nin adayının kazanması büyük ihtimal dahilindedir. Dersim somutunda ortak bir adayın çıkarılması için görüşmelerin/tartışmaların yürütülmesi doğru olandır.

SMF „HDP ile Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) ve diğer tüm dost devrimci-ilerici kurumlar arasındaki ittifak görüşmelerinin devam ettiği“ni söyleyerek bu „süreçte böylesi yıkıcı bir yazının ileri sürülmesi“ni eleştirmektedir.

Aynı zamanda SMF „Bizim temennimiz ilerici-devrimci güçlerin ortak bir aday etrafında birleşmeleridir.“ Demektedir.

Dersim’de devrimci, ilerici, yurtsever güçler ortak aday çıkarmalıdırlar. Doğru olan budur.

Ovacık Belediyesi…

30 Mart 2014’te yapılan yerel seçimlerde, Mehmet Fatih Maçoğlu Türkiye Komünist Partisi listesinden 656 oy (%36,1) alarak Ovacık Belediye Başkanı seçildi. 30 Mart 2014’te, Ovacık seçmen sayısı 2401 idi. Mehmet Fatih Maçoğlu, geçerli 1819 oyun 656’sını aldı. Mehmet Fatih Maçoğlu, belediye başkanı seçildikten sonra, burjuva basını tarafından “Komünist Başkan” olarak adlandırıldı.

Ovacık Belediyesi’nin şehir içi ulaşımını yapan sadece bir otobüsü var. Su, diğer belediyelere oranla daha ucuz. Belediye, yıllık gelir/giderini şeffaf bir şekilde halka açıklamaktadır. Ovacık Belediyesi, diğer belediyelerden farklı olarak tarım ürünleri üretimi yapmakta ve bu ürünleri satarak   gelir elde etmektedir. Ovacık’ta, Hazine’ye ait yaklaşık 650 dönüm araziye nohut, kuru fasulye ve patates ekilmekte, tarım ürünlerinden elde edilen  gelirle ilçede yoksul ve durumu iyi olmayan ailelere çeşitli yardımlarda bulunulmakta ve  üniversite öğrencilerine  burs verilmektedir. Ayrıca belediye bünyesinde arı yetiştiriciliği ve bal üretimi de yapılmaktadır.

Yanlış Anlayışlara Dikkat…

Faşizmin koyulaştırılarak uygulandığı bir ülkede yaşıyoruz. Kapitalist/emperyalist sistemin egemen olduğu bir dünya gerçekliği var. Kapitalist sistemde gerçek anlamda komünist bir belediyecilik yapmak mümkün değildir. Halk yararına kimi hizmetlerin yapılması, ancak sistemin izin verdiği çerçevede mümkündür.

Türkiye’de merkeziyetçi bir yönetim sistemi var.  Belediye meclislerinin alacağı her kararın, ilçelerde kaymakam, illerde ise vali tarafından onaylanması gerekmektedir. Kaymakam veya vali tarafından onaylanmayan belediye meclisi kararının uygulanma imkânı yoktur. Örneğin suyun bedava olması mümkün değildir. Bir zamanlar İzmir/Dikili Belediyesi, suyu bedava dağıttığı için Belediye başkanı hakkında soruşturma açıldı. Belediye başkanı yargılandı.  Bir parka isim verilmesi, bir sokak isminin değiştirilmesi bile kaymakam veya valinin onayına bağlıdır. Belediye Başkanı’nın makam odasında Türk bayrağı ve Mustafa Kemal’in resminin bulunması zorunludur.

Seçilen belediye başkanları, sisteme zarar vermeyen, sistem dışına çıkmayan kimi faaliyetlerde bulunabilir. Belediye faaliyetleri sistemin kontrolü altındadır. Tabii ki bu sistemde halkın yararına olan kimi faaliyetler yapılabilir. Bu mümkündür. Ancak bir belediye başkanı kurulu düzenin dışına çıkarak bir faaliyet yürütemez. Kurulu düzenin dışına çıkmaya  başladığı anda, T.C. devleti belediye başkanını görevden almakta, yerine kayyum atamakta ve kimilerini ise tutuklamaktadır.

Sonuç olarak, yerel seçimlerde seçilen, seçilecek belediye başkanlarının kurulu sistemin dışına çıkamayacakları hesaba katılmalı, yerel yönetimlerin yapmayacağı, yapamayacağı vaatlerde bulunulmamalıdır.   

19 Kasım 2018

 

 

 

 

Paylaş