KÖMÜR BAZLI TÜM TERMİK SANTRALLER HEMEN KAPATILMALIDIR!

21 Kasım 2019’da TBMM’de yapılan oylamanın sonuçları tablodaki gibidir. Sonuçlara bakıldığında önemli bir gerçekle karşı karşıyayız.

"Termik Santral Bacalarına Filtre Takılması" hakkındaki yasal düzenleme Şubat 2019’da meclis gündemine geldi ve tepkiler sonucu yasa geri çekildi.  Termik santrallere filtre takılmasını erteleyen kanun değişikliği, 21 Kasım 2019’da TBMM’de AKP/MHP oylarıyla kabul edildi.  15 termik santrale baca filtresi takma zorunluluğu 2,5 yıl uzatıldı.  Oylama oturumunda teklifi veren teklife karşı çıkandan daha ciddi bir görünüm arz etmektedir. 

Somut olarak kömür yakıtlı termik santrallerin bacalarına takılması gereken filtrelerin takılma zamanı 2,5 yıl daha ertelenmesine çoğunlukla karar verildi. AKP’den 290 vekilin 203’ü evet ve MHP’den 49 vekilden 14’ü evet dedi. Diğer vekiller oylamada yoktu. Yasayı onaylanması için cumhurbaşkanına sunuldu. Oylamada karşı oy kullananların durumu ibret vericidir. CHP’nin 139 vekilinden sadece 25 orada ve “hayır” oyu kullandı, HDP’nin 62 vekilinden sadece 4’ü orada hayır oyu kullandı, İyi Parti’nin 39 vekili olmasına rağmen orada olup hayır oyu verenin sayısı 7’dir. Kazara muhalefet tüm vekilleriyle orada olsa ve hayır oyu kullansa yasa meclisten geçmeyebilirdi. Ama kimin umurunda? Halklarımız açısından çok önem arz eden bu oylamada anda kendini “milletin vekili” olarak lanse edenlerin durumu budur. Kömüre dayalı 15 termik santrale dördüncü defa filtresiz bir şekilde havayı kirletme izni verildi.

Elbette yasa oylanmadan önce tartışıldı, herkes fikrini söyledi. İzin verilmesini isteyenlerle, karşı çıkanlar arasında yoğun tartışmalar yaşandı.

Bu tartışmalarda HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, "Bu hafta görüşülecek yasa teklifi meclisten geçerse herkes bilsin ki yurdun pek çok yerinde termik santrallerin etrafında oturan vatandaşlarımız zehirlenmeye devam edecek” derken haklıydı. Ancak Garo Paylan kömür yakıtlı termik santrallerin yarattığı kirliliği bacalara takılması gereken filtre ile sınırlandırıyordu.

Biz diyoruz ki, sorun bacaya takılacak filtrelerde değil, kömür yakıtlı termik santrallerin kendisindedir. Sorunu genişletmeden önce şu bacalara takılması istenen filtre meselesini biraz irdeleyelim.

Özelleştirilen kömür yakıtlı termik santraller

Enerji Atlası verilerine göre; Kömür ve Linyit Yakıtlı Termik Santral sayısı 42’dir. Bunların toplam güç kapasitesi 19.757 MW’tır. Anda %22,3 kapasite ile çalışmakta ve yıllık toplam 103.448 GWh elektrik üretmektedir. Bu da yıllık tüketimin %39,79 anlamına gelmektedir. Bunların içinde 15 tanesi ciddiye alınacak kapasiteye sahiptir. Bu santraller 10 yıl önce AKP hükümeti tarafından özelleştirildi ve bacalarına filtre takılmadı.  

Özelleştirmelerde aslan payını AKP’ye yakın olan patronlara öncelik verilmekle kalınmadı, kirlettikleri yetmiyormuş gibi, bunlara hem devletten hem yandaş medyadan teşvik primleri ödendi. 2018 yılında öne çıkan teşvikler şöyledir:

-Çelikler (2,5 yıl daha öldürme izni verilen Afşin Elbistan, Seyitömer, Tunçbilek ve Orhaneli termik santrallerini bünyesinde bulunduruyor): 727 milyon TL 
-İçtaş-Limak (Kemerköy ve Yeniköy termik santralleri): 689 milyon TL
-Konya Şeker (Kangal ve Soma termik santralleri): 630 milyon TL
-Bereket (Çatalağzı ve Yatağan termik santralleri): 573 milyon TL
-Ciner (Çayırhan Park Termik Santrali): 256 milyon TL (11.11.2019 Sözcü Çiğdem Toker)

”Filtresiz santrallar 2018’de ve 2019’un ilk 11 aylık döneminde 1,36 milyar TL kapasite desteği ödemesi aldı.“ (iklimhaber.org)

Özelleştirilen termik santrallere belirli kurallar getirildi. Bunlardan bir tanesi de çevre mevzuatına uymaları idi. Bu mevzuatta yer alan maddelerden biride bacalara filtre takılmasıdır.

2013 yılında, 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun Geçici 8'inci Maddesi ile özelleştirme kapsamına alınan termik santrallerin rehabilitasyon ve filtrasyon sistemi kurmalarının üç yıl ertelenmesi öngörüldü. Santrallerin özelleştirilmesinin ardından ise bu santrallara çevre yatırımlarını tamamlamaları için 2018'e kadar süre tanındı. 2016'da yapılan düzenlemeyle de bu süre Aralık 2019'a kadar uzatıldı.” (14.3.2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun geçici 8. maddesi)

Çevre Kanunu'na göre denetlenmesi gerekenler, Sayıştay raporlarına göre bir defa bile denetlenmemiştir. Sorun Anayasa Mahkemesi’ne kadar gitmiş mahkemenin aldığı iptal kararının hiçbir pratik değeri olmamıştır. Anlaşılan yukarda listesini yayınladığımız tüm bu santraller uzatmalarla günü kotarmış ve kendilerine tanınan 7 yıllık süreyi iktidarın yandaşı olmanın avantajı ile geçiştirmişlerdir. Bugünlere kadar bacalarda filtresiz kömür yakıtlı santrallerden azami kârlarını elde etmişlerdir. Cumhurbaşkanın deyimi ile “çok para kazanmış” ve “yıllardır halkımızın zehirlenmesine müsaade” edilmiştir.

Bu yandaş şirketler kendi TV kanallarında lobi yapmayı da ihmal etmemişlerdir. Sahibinin sesi CNN Türk ve Haber Türk yayınlarında kendi patronları (aynı zamanda termik santral sahipleri) için baca filtreleri takmanın maliyetleri, zorluğu üretim durmasına sebep olacağı vb. programlar yaparak kamuoyunu aldatmayı da ihmal etmemişlerdir. Bu konuda CNN Türk spikeri Beste Uyanık aynen şunları söylemiştir.

“O santralin 10 gün durması demek, 32 bin kişi enerjisiz kalacak demek. Bu tek bir santral, 15 santral birleşirse bu oran 500 bin kişiye çıkacak, 10 günde 500 bin kişi mağdur olacak. 35 bin konut dediğimiz, 750 bin konuta çıkacak 15 termik santral de aynı anda filtreleme işlemine girerse. Yatağan’daki santrali durdunuz 10-12 gün, 12 bin metro seferinin iptal edileceği kadar bir enerji kaybı yaşanacak ve 8 bin 900 makine de çalışamayacak, sanayiye de vuracak.” (CNN Türk)

Bunları söyleyen ve söyletenlere bir kaç soru? İhaleyi alırken bu filtrelerin belirli bir zaman diliminde (3 yıl) içinde takılmasına çevre mevzuatına uyulacağı için atılan imzaların mürekkebi kurudu mu? Anlaşmayı yapanlar o günden bu güne ne kadar milyonlar kazandı? Bunların ne kadarından hükümet temsilcileri nemalandı? Ayrıca mevcut tüm bu tür santrallerin %40’nın kullanım dışı olduğundan haberdar mısınız? HDP İzmir Milletvekili Çepni diyor ki: ”Elektrik ihtiyacı var, demek kocaman bir yalandır; Türkiye'de ihtiyaçtan fazla üretim söz konusu“, "Türkiye’nin neredeyse 3’te 1 oranında fazla üretimi var, talepten fazla üretim var. İhtiyacı var demek külliyen yalan. Bunlar devletin kendi verilerinden görülüyor, fazla fazla üretim var“  bunlardan bi haber misiniz? Buna rağmen elektriğe yapılan zamların daha fazla sermaye kasalarına akan para demek olduğundan haberiniz yok mu?

Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın “uzatmayı” veto etmesi ve nedenleri?

21 Kasım 2019’da AKP ve MHP oylarıyla meclisten geçen kömür yakıtlı termik santrallere baca filtresi takılmasının bir kez daha uzatılması yasası Reis tarafından 02.12.2019’de veto edilerek meclise geri gönderildi. Mecliste yasaya oy veren Reisin vekilleri hemen çark ederek uzatılma yasasını torbadan çıkarırken Reislerini kutlamayı da ihmal etmediler. Yağcılıkta Maraş AKP milletvekilleri ilk sıraları kimse kaptırmadı. Çünkü Elbistan’daki santral de bu il sınırları içindedir. Yasa teklifini veren ve sonradan çark edenlerden olan Zeynep Gül Yılmaz, Reisi temize çıkarmak için “bu tekliften Reisin haberinin olmadığını” söylemeyi de ihmal etmemiştir. Mecliste yasa tekliflerinin partilerin başkanvekillerinin onayı alınmadan verilemeyeceğini bilenler bu zatın hal-i pür melalini iyi anlar. Bu kadar yüzsüzlük olur mu demeyin! Burjuva siyasetçilerinin ikiyüzlülüğüne bu oylama en basit örneklerden biridir.

Reis veto gerekçesinde şöyle der:

“Biz bunları çalıştırmayız. Siz çok para kazanacaksınız diye halkımızın zehirlenmesine müsaade etmeyiz. Bir tarafta halkım diğer tarafta sermaye var. Kimse kusura bakmasın.” (CNN Türk 02.12.19)

“Bir tarafta halkım, bir tarafta sermaye var. Kusura bakmasınlar biz bu adımı attık. Büyük ihtimalle bu yeniden ihaleye gider. Başka bu işin çıkışı yoktur

“Kendileri de (sermayedarlar-BN) buna uymadı. Uymadıkları için de tekrar meclise göndermekten başka adil olarak hiçbir çarem olamazdı. Şimdi yapılacak olan iş mecliste müzakereler yapılır, bunun yolu da büyük ihtimalle yeniden ihaledir. Ya da bu bölgeye süratle oraya doğalgazı getirebiliriz. Doğalgazla da enerji ihtiyacımızı giderebiliriz. “ (İklim haber)

2013’te yapılan düzenleme ile bacasına filtre takmaması durumunda santrallerin kapatılması öngörüldü. Ardından süreler uzatıldı ve uzatma kararını Anayasa Mahkemesi iptal etti. Buna rağmen süreler yine defalarca uzatıldı. Şimdi bunlardan Reisin haberi yok diyebilir miyiz? Hayır. Tüm gelişmelerden Reis bizzat haberdardır!

Tabii Reisin sunduğu doğalgaz alternatifi de temiz olmamakla birlikte demek ki kömür yakıtlı termik santraller olmadan da enerji ihtiyacı giderilebilirmiş sonucunu çıkarmak mümkün değil mi? İnsana sorarlar bunlar bu işi 7 yıldır neden savsaklıyor? Reisliğini yaptığınız AKP oylarıyla bu savsaklamaya hep çomak tutmadınız mı? Sizin deyiminizle 7 yıldır, bizim bilgimizle kurulduklarından beri halklarımızı zehirleyen bu santrallerin özelleştirilmesini ve yandaşlara ihale edilmesinin birinci dereceden sorumlusu siz değil misiniz? Çevre mevzuatları belirlenirken hiç mi haberiniz yoktu? Şimdi kalkıp bir taraftan “halkım” bir taraftan “sermaye” derken “halktan” yana gözükmenizin arkasında yatan hangi sebepler söz konusudur? Bu termik santralleri çalıştıranlara verilen 1,3 milyar TL teşviklerden de haberiniz elbette olmuştur değil mi? Bunlarla yeni ihale/anlaşmalar yapma ya da işi başkalarına havale etme hesapları yeniden zaman kazanma olarak değerlendirilebilir mi? Yeniden ihale mi? Zaman kazanma mı? Siz de biliyorsunuz ki bugün bacalara filtre takacağız diye işe koyulsalar bunun bitmesi yine 2-3 yılı alacaktır. Bu veto neden? Acaba oy kaybını kaygıları da mı söz konusu? Yoksa oyalama mı?

Neden kömür yakıtlı termiklere karşıyız?

Buraya kadar ki tartışma esas olarak kömür yakıtla çalışan termik santrallerde filtre meselesiydi. Ama esas sorun göz ardı edilmemelidir. Artık tüm fosil yakıt kullanımı iklim krizini tehlikeli boyutlara çoktan vardırmış durumdadır. Fosil yakıtlar içinde kömür kullanımı en tehlikeli olanıdır. Kömür yakıtlı termik santrallerin iklim krizini tetiklemede özel bir yeri vardır. Kömürün yanması sonucu salımın yaptığı zehirli gazlardan Karbondioksit (CO²) sera efektini yaratanlar içinde en tehlikeli ve en fazla olanıdır. Bu gerçekler bilindiği hâlde kömür kullanımlı termik santrallere bağımlı olmak ve diretmek halklarımızın sağlığının ötesinde tüm canlıların yaşamını tehdit etmeye ön ayak olmaktır. Dünyayı yaşanılır kılmaktan men etmeye destek vermektir. Bugün T.C. sınırları içinde aktif olarak çalışan 42 kömür ve linyit yakıtlı termik santraller yılda milyonlarca ton CO² gazını atmosfere sınırsız salmaktadır. Bunun içinde T.C. Paris İklim Anlaşması’nı imzaladığı hâlde meclisten geçirip onaylamayı yapmamaktadır. Onaylama yaparsa tüm kömür yakıtlı termik santrallerin devre dışı kalması gerekecektir. Enerji ihtiyacının %39’nu buralardan sağlanmasına ön ayak olanlar, bu işten nemalananlar için anda böyle kararlar almasını beklemek abesle iştigal eylemektir.

Buna rağmen yakın gelecek açısından T.C. devletinin kömür yakıtlı termik santraller planına karşı çıkmak ve alternatif enerji olarak yenilenebilir enerji kaynaklarının seferber edilmesini talep etmek hem demokrasi açısından hem de doğayı korumaya destek açısından çok önemlidir. İçinde gizli maliyetlerin saklandığı ekosistemde yarattı tahribatlar göz önünde tutulduğunda artık miadını doldurmuş olan kömür yakıtlı termik santrallerde diretmek gericiliğinde dik alasıdır!

Sonuç olarak

Sorun kömür yakıtlı termik santrallere filtreli bacalar takmakla hal olma sınırlarını çoktan aşmıştır. Kapitalist azami kâr hırsı ile hareket edenler sırf halklarımızın sağlığından değil doğal dengenin bozulmasında da sorumludurlar. Bunlardan kurtulmanın yolunun başlangıcı bu sorun beni de ilgilendiriyor, bende sorunun parçasıyım diyerek bize düşen göreve destek sunmaktır. İklim krizi yeryüzündeki canlıların yaşamını tehdide devam ediyor. Sende çocuklarına temiz yaşanabilir bir çevre bırakmak istiyorsan birey olarak bu kapitalist barbarlığa gerçekten dur diyecek tek alternatif olan sosyalizm davasına omuz ver.

KÖMÜR YAKITLI TÜM TERMİK SANTRALLER DOĞA DÜŞMANIDIR! FİŞLERİ ÇEKİLİP DURDURULMALI! BUNU TALEP ETMEK EN DEMOKRATİK HAKLARDAN BİRDİR.

YA KAPİTALİST BARBARLIK İLE YAŞAM SON BULACAK YA DA SOSYALİZMLE YENİDÜNYALAR KURULACAK!

08 Aralık 2019

 

 

 

Paylaş