KIDEM TAZMİNATININ FONA DEVRİ YENİDEN GÜNDEMDE!  

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, "Yeni Ekonomi Programı Yapısal Dönüşüm Adımları 2019" adı verilen işçilere, emekçilere sermayenin saldırı paketini açıkladı.  Albayrak, “Bireysel emeklilik sisteminin yeniden” yapılandırılacağı, “Kıdem tazminatı reformunun”  hayata geçirileceği,  “Kıdem tazminatı fonu ile BES'in entegrasyonun” sağlanacağını söyledi.

Kıdem tazminatının fona devredilmek istenmesi yeni bir durum değil. Patron örgütleri ve onların hükümetleri uzun yıllardan bu yana kıdem tazminatının bir fona devredilmesini istiyorlar.

Albayrak’ın açıklamasının ardından sendikalardan, siyasi partilerden, devrimci çevrelerden açıklamalar peş peşe geldi. “Kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir.” “Kıdem tazminatını gasp ettirmeyiz!” “Genel grev nedeni sayarız.” “İzin vermeyiz!” “Genel grev yaparız.” vb.

Sendika konfederasyonlarının genel grev yapacak işçi sınıfı içinde ne örgütlülüğü, ne de gücü var.  

Olsun! Yapamayacağın işleri ‘yapacağım’ demek nede olsa moda! Salla gitsin!...

KIDEM TAZMİNATI
Erkek işçiler askerlik hizmeti dolayısıyla, kadın işçiler evlendiklerinde kıdem tazminatını alabiliyor. Bir işçi 15 yıl sigortalılık süresi ve 3 bin 600 gün prim ödeme süresini doldurduğunda, emeklilik halinde kendi isteğiyle işten ayrılma durumunda kıdem tazminatı alabiliyor.
Kayıt dışı çalıştırılma halinde, patronlar tazminat ödememek için işe giriş çıkış yaptırdıklarında, işçinin açacağı dava yolu ile kıdem tazminatını alma imkanı var.
Kıdem tazminatı, çalışılan her yıl için 30 günlük işçinin brüt ücretidir.

KIDEM TAZMİNATINDAN YARARLANMA DURUMU

Türkiye İstatistik Kurumu "İşgücü İstatistikleri 2018" verilerini 25 Mart’ta açıkladı.
2018 dönemine ait işgücü verileri şöyle:
İşgücü: 32 milyon 274 bin kişi.
İstihdam: 28 milyon 738 bin kişi.
Tarım: 5 milyon 297 bin kişi.
Tarım dışı: 23 milyon 441 bin kişi.
İşsiz: 3 milyon 537 bin kişi.

İstihdam edilenlerin %18,4'ü tarım, %19,7'si sanayi, %6,9'u inşaat, %54,9'u ise hizmetler sektöründe çalışmaktadır.
Mart 2018 döneminde  herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, %32,4’tür. Sayısal olarak yaklaşık 10 milyon işçi kayıt dışı çalışma durumundadır.

(http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30677)
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Ocak  2019 verilerine göre çalışan işçi sayısı 13.411.983’tür.
Kayıt dışı çalışan yaklaşık 10 milyon işçi yasal olarak kıdem tazminatı alma hakkından mahrumdur. Bunun nedeni bu işçilerin kayıtlı bir işte çalışmıyor olmalarıdır.
Kayıtlı bir işte çalışan, sigortalı çalışan işçiler yasal olarak kıdem tazminatı alma hakkına sahiptir. Bu işçilerinde çok büyük çoğunluğu kıdem tazminatı alamamaktadır. Patronlar işçileri değişik nedenlerle, düzmece nedenlerle tazminatsız işten atmaktadır. İşçilerin büyük bölümü yasal haklarını bilmediği için, bu keyfi tutumlara karşı nasıl mücadele edeceklerini bilmedikleri için hak arama mücadelesi yürütmüyorlar. İşçilerin çok azı bu mücadeleyi vermektedir.
İşbirlikçi, sarı sendikaların önemli bir bölümü işten atılan üyelerine sahip çıkmamaktadır.
Bu nedenlerden dolayı kıdem tazminatı alan işçilerin sayısı gerçekte çok azdır.

Kıdem tazminatı uygulamasından yararlanan işçilerin oranının % 20, % 25 olduğu belirtiliyor.  Bu oranın doğru olup olmadığından bağımsız olarak, işçilerin büyük çoğunluğunun mevcut kıdem tazminatı uygulamasından yararlanmadığı açıktır.

HAK KAYBINA UĞRAMADAN, BÜTÜN İŞÇİLERİN YARARLANACAĞI BİR FON YANLIŞ DEĞİLDİR!

İşçilerin büyük bir bölümünün yararlanamadığı kıdem tazminatının olduğu gibi devam etmesini savunmak işçilerin çıkarına uygun değildir.

Mevcut uygulamada, kıdem tazminatının ödenip ödenmemesi tek tek patronların keyfine bırakılmıştır.

Kıdem tazminatları patronlardan kesilerek bir merkezi fonda toplanıp, ödeme merkezi fon üzerinden yapıldığında, işten çıkarılma veya işyerinin kapatılması durumunda işçilerin kazanılan haklarında hiçbir kayıp olmaması garanti altına alındığında, Kıdem Tazminatı Fonu mevcut uygulamaya göre ileri bir uygulamadır.

Hiçbir hak kaybına uğramadan, kazanılmış hakların korunarak, her işçinin yararlanacağı, devlet güvencesinde bir fon için mücadele edilmelidir.

Bu mücadele şu taleplerle yürütülmelidir:

*Kıdem Tazminatı Fonu devreye girmeden, her işçinin hak ettiği kıdem tazminatı kendilerine ödenmelidir.
*Her işçiye bir yıllık çalışma karşılığı bir aylık brüt ücret patronlar tarafından fona yatırılmalıdır.
*Aylık brüt ücret yanında kazanılmış olan ve değişik dilimlerle işçiye bir yıl içerisinde ödenen sosyal haklar da aylık brüt ücretin üzerine eklenerek fona aktarılmalıdır.

*İşçi fonda biriken tazminatını istediği zaman çekebilmelidir.

*Fonda biriken işçilerin paraları hiçbir şekilde başka bir amaç için kullanılmamalıdır.

*Kıdem Tazminatı Fonu’nda işçilerin temsil edilmesi sağlanmalıdır.

Biz işçilerin kazanılmış haklarının daha iyi garanti altına alınması için mücadele etmeliyiz.
İşçilerin kazanılmış haklarının gasp edilmek istenmesine karşı mücadele etmeliyiz.

Sendika konfederasyonları kazanılmış hakların korunarak, her işçinin yararlanacağı bir fon için mücadele edeceklerine, işçilerin büyük çoğunluğunun yararlanamadığı mevcut uygulamayı savunuyorlar. Bu savunu işçi sınıfının çıkarına uygun değildir.

Kapitalist sistemde tazminat hakkının korunması, hak kaybı olmaksızın devlet garantisi altına alınması ile sağlanır.

Kıdem tazminatı, işgücünün değerinin onun kalifiye olmasına paralel olarak yükselmesinin, bir işyerinde aynı işte daha uzun süre çalışmanın daha fazla kalifiye olma anlamına gelmesinin kapitalizm şartlarındaki ifadesidir. Kapitalizm şartlarında artı değerin bir bölümü işçiye işini kaybetmesi halinde, bir süre hayatını sürdürebilmesi için “kıdem tazminatı” adı altında verilmektedir.

Sosyalist bir toplumda kıdem tazminatına gerek yoktur, çünkü iş haktır, çalışabilen herkese iş verilmektedir, çalışamayana toplumsal fonlar üzerinden insanca yaşayabileceği imkanlar sağlanmaktadır, işini kaybederek aç kalma korkusu vs. yoktur. Bu yüzden de daha fazla kalifiye olmanın karşılığını daha fazla ücreti anında işçi almaktır. Sosyalist bir toplumda bu yüzden Kıdem Tazminatı gereksizdir. Fakat kapitalizm şartlarında kıdem tazminatı işçiler açısından bir güvencedir.
Kazanılmış haklarımızı koruyarak mücadelemizi geliştirelim!

14 Nisan 2019

Paylaş