IŞİD DÖKTÜĞÜ KANDA BOĞULACAK!

Ortadoğu halklarının başında yeni bir bela var: IŞİD!

IŞİD, Suriye’de, Irak’ta geniş bir alana hakim. Hakim olduğu alanda, Kuran’a dayalı şeriat kuralları uyguluyor.

Amacına varmak için çıplak terörü yöntem olarak kullanıyor.

IŞİD Irak’ta, Suriye’de Sünni nüfus baskı altına alındığı için Sünni kesimin desteğini alıyor. Bass Partisi kalıntıları IŞİD’i destekliyor.  

IŞİD Sunni İslamın  Selefist yorumuna dayanıyor. Irak’ta, Suriye’de hakim olduğu alanda hilafet devleti ilan etti. İsmini İslam Devleti olarak değiştirdi.

IŞİD sadece Hristiyanları değil, kendisinden olmayan ve kendisi gibi düşünmeyen Müslümanları da kesmekte, kendine biat etmeyenleri İslam dışı düşman ilan edip, kendine biat etmeyen herkese terör uygulamaktadır.

IŞİD’in ortaya çıkması ve büyümesinde, emperyalistlerin, bölge ülkelerinin, Türkiye’nin yanlış siyasetlerinin önemli payı var.

IŞİD terör örgütü 25 Haziran sabah saatlerinde Kobane’ye saldırarak katliam yaptı.

YPG Kobane Komutanlığı’nın IŞİD’in saldırıları ve yaptığı katliam hakkında yaptığı açıklama şöyle:

 “25 Haziran tarihinde sabah saatlerinde 80-100 arası çete grubu, kadın ve çocuklar dahil sivilleri katletme planıyla Kobani’ye girmişlerdir.

80-100 arası çete grubu Kobani’nin güneydeki Sirrîn bölgesinden gizli yollardan tek tek araçlarla geçip Kobani bölgesinde boş bir arazide birleşip, ÖSO üniformaları giyip ÖSO bayrakları taşıyarak asayiş kontrol noktalarını geçip Kobanê kent merkezine girmişlerdir.

Yerel kaynakların verdiği bilgilere göre, bazı çete grupları da Türkiye sınırından kente giriş yapmıştır. Bazı görgü tanıkları da bazı çete gruplarını Türkiye sınırından geçtiklerini gözleriyle görmüşlerdir.

Şehir merkezine girer girmez rastgele taramalarla onlara kadın, çocuk ve yaşlı insanı katleden çeteler aynı zamanda onlarca sivil insanımızı da rehin almışlardır.

Çetelerin kente girdikleri andan itibaren YPG/YPJ ve asayiş güçleri, çetelere karşı geniş kapsamlı bir operasyon başlatmıştır.

Operasyonun 3. gününde, kent merkezindeki çatışmalara giren çete üyelerinin büyük bölümü öldürülmüş, biri de sağ yakalanmıştır.

Kent merkezine giren çetelerden 7’si Türkiye’ye, 8’i ise Kobanê’nin güneyine kaçmıştır. Güçlerimizin ısrarlı takibi sonucunda güneye kaçan çetelerden 2’si Termik bölgesinde 6’sı da Korpîngar bölgesinde öldürülmüştür.

Türkiye’ye kaçan 7 çete üyesi dışında kent merkezine giren çetelerin tümü öldürülmüş, silah ve cephanelerine de el konulmuştur.

Çeteler tarafından rehin alınan onlarca sivilin can güvenliklerinin tehlikeye girmemesi için duyarlı davranıldığından operasyon ağır ilerlemiş ve uzamıştır.

Operasyonun başladığı andan itibaren çetelerce rehin alınan onlarca sivil insanımız YPG/YPJ güçlerinin dikkatli ve profesyonelce yaklaşımları sonucunda sağ salim kurtarılmıştır.

Bu operasyonlarda kent içinde 7, Berxbotan köyünde 3 ve kent kırsalında aynı amaçla sürdürülen operasyonlardaki çatışmalarda ise 11 arkadaşımız büyük özveri ve kahramanlıkla savaşarak şehadete ulaşmıştır. Katliam sonucunda Berxbotan köyünde 23, Kobani kanton merkezinde de 210 olmak üzere toplam 233 sivil insanımız katledilmiş, 273 sivil de yaralanmıştır. Yine 14 Asayiş üyesi, bir TEV DEM üyesi, bir Yekîtiya Ciwanên Rojava (Rojava Gençlik Birliği) üyesi de bu saldırılarda şehit düşmüştür.

Tarihi Kobani direnişinde büyük fedakarlıklar sergileyen ve Kobanê özgürleştirildikten sonra da Yeniden İnşa çalışmalarına aktif katılan Arnavut asıllı bir Türk olan Rifat Horoz (Karker Kobanê) da, çetelerin bu katliam saldırısında şehadete ulaşmış ve şehadetiyle Kürt, Türk ve Arnavut halklarının kardeşliğinin sembolü olmuştur.

YPG/YPJ güçleri olarak bir kez daha halkımıza tüm şehitlerin intikamını alacağımızın sözünü verirken bu vahşi katliamın hesabını da çetelere çok ağır ödeteceğimizi duyuruyoruz.”

(http://ypgnews.blogspot.com.tr/2015/06/ypg-kobani-komutanlgndan-operasyon.html)

IŞİD KOBANE’YE NEDEN SALDIRDI?

IŞİD terör örgütü son dönemde Girê Spî’yi (Tel Abyad) ve Ayn el İsa’yı kaybetti. YPG/YPJ ve ÖSO bileşeni Burkan el Fırat Güçleri IŞİD’in ana üssü Rakka’ya doğru ilerliyor.  

Tel Abyad IŞİD’in önemli lojistik destek üssü, ana üssü Rakka arasında köprü olan önemli noktalardan biriydi. IŞİD’in Kobane’ye saldırması, Kobane’yi ele geçirmeye yönelik bir saldırı değil. Daha çok bir intikam, intihar saldırısı.

YPG ve Burkan el Fırat Güçlerinin Rojava’da ilerlemesi, IŞİD’nin gerilemesi, alan kaybetmesi, onu eşzamanlı olarak Hasekê ile Kobanê’ye yönelik taktiksel saldırılar yapmaya yöneltti.

Rojava’da YPG güçlerinin geniş bir alana yayılmış olması, IŞİD teröristlerinin, YPG, Burkan el Fırat Güçleri üniformasını giymeleri, ÖSO bayrağını taşımaları Kobane’ye sızmalarını kolaylaştırdı.

Bu sızmanın tam nasıl olduğu, güvenlik zafiyetinin olup olmadığının PYD tarafından araştırılıp ortaya konulması gerekir.

Rojava’da gerileyen IŞİD Kobane’ye saldırarak büyüyen PYD prestijine de darbe vurmak istedi. Harabeye dönen Kabone’nin güvenli olmadığı mesajını vermek istedi.

Tel Abyad’ın YPG’nin eline geçmesi ile birlikte, Kobane ve Cizire Kantonu birleşti.

Kobane Kantonu ile Afrin Kantonu arasında 180 km var. Bu 180 km’nin 120 km’si IŞİD, 80 km’si  ÖSO elinde. Cerablus sınır kapısı IŞİD’in, Cilvegözü, Öncüpınar sınır kapısı ÖSO’nun elinde.

Tel Abyad’ın YPG’nin eline geçmesi AKP hükümetini oldukça rahatsız etti.

TC DEVLETİ GELİŞMELERDEN RAHATSIZ, TAMPON BÖLGE GÜNDEMDE!

Rojava’da YPG’nin ilerlemesi, Cizire ile Kobane Kantonu’nun birleşmesi TC devletini rahatsız ediyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan iki gün üst üste: “Suriye’nin kuzeyinde, güneyimizde bir devlet kurulmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Bedeli ne olursa olsun bu konudaki mücadelemizi sürdüreceğiz” açıklaması yaptı.

PYD’nin Rojava’da Kürt devleti kurma hedefi ve amacı zaten yok. PYD demokratik Suriye’de, Suriye’nin parçası özerk Rojava’dan yana.

IŞİD ile komşu olmaktan rahatsız olmayan TC devleti, Rojava’da Kürtlerle komşu olmaktan rahatsız. Rahatsızlığının temelinde  PYD’yi PKK gibi “terör örgütü” olarak görmesi yatıyor. Hatta PYD IŞİD’den daha tehlikeli bulunuyor!!

PYD’nin Suriye siyaseti ile TC devletinin siyaseti bir ve aynı değil. TC devleti PYD’nin Rojava’da özerklik ilan etmesinden, Esat rejimine karşı, ÖSO ile birlikte savaşmamasından rahatsız. TC devleti aynı zamanda ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin IŞİD’e karşı PYD ile birlikte hareket etmesinden, savaşmasından da rahatsız.

Suriye’de, Rojava’da IŞİD’e karşı savaşan, onu gerileten güç Kürtler. Bu olgu Rojava Kürtlerini, PYD’yi uluslararası alanda dikkate alınan bir güç haline getirdi, getiriyor. TC devleti bu gelişmeden de  rahatsız.

ABD emperyalizminin Suriye politikası ile TC’nin politikası bir ve aynı değil. TC devleti Esat rejiminin yıkılması için uluslararası koalisyon öncülüğünde askeri hareketi savunuyor. Uçuşa yasak bölge, tampon bölge kurulmasını istiyor. Suriye’nin bölünmemesini istiyor vs.

ABD ise Esat rejimin yıkılması için ÖSO’nu desteklemekle yetiniyor. Askeri harekete, uçuşa yasak bölgeye, tampon bölgeye soğuk bakıyor. Gelinen yerde Esat’ın, muhaliflerin de içinde yer aldığı bir  yönetime soğuk bakmıyor vb.

Son dönemde basına yansıyan haberler, hükümet ile ordu arasında Suriye’ye müdahale konusunda görüş farklılığı yaşandığını gösteriyor.

Hükümet YPG’nin Rojava’da ilerlemesinden rahatsız. Kobane Kantonu ile Afrin Kantonu’nun birleşmesinden rahatsız. Hükümet Cilvegözü ve Öncüpınar sınır kapılarının PYD eline geçmemesi, Kobane ile Afrin Kantonu’nun birleşmemesi, sözüm ona “ Güneyde Kürt koridoru” oluşmaması için; ordunun Suriye’nin içine girmesinden yana. Cerablus ile Afrin arasında tampon bölge oluşturulmasından yana. Ordu ise içerdiği riskler nedeniyle Suriye içine girilmesinden yana değil. Esat rejimini destekleyen Rusya, bölgede ABD varlığı, Suriye içlerinde askerlere yapılması olası saldırılar, uluslararası hukuk  vb. orduyu temkinli davranmaya zorluyor.

Gelişmeler hangi yönde ilerleyecek? Birlikte göreceğiz.

EMPERYALİZMDE DOSTLUK DEĞİL ÇIKARLAR VARDIR!

Batılı emperyalist ülkelerin “demokrasi, insan hakları” maskesini takmak için IŞİD gibi terörist örgütler yararlı bir araçtır.

IŞİD emperyalistlerin sömürgeci baskı siyasetlerine tepki olarak ortaya çıktı. ABD emperyalizmi ve müttefiklerinin Irak’ı işgal etmelerine karşı mücadele içinde şekillendi, güçlendi.     

Emperyalistler IŞİD terörünü de bahane ederek Ortadoğu’yu yeniden kendi çıkarları doğrultusunda dizayn etmeye çalışıyorlar. Ortadoğu yeniden şekillendiriliyor.  

Batılı emperyalist ülkeler güya “halkların dostu” pozuna bürünerek, IŞİD’e karşı Kürtleri silahlandırıyor! Birlikte savaşıyor!   Emperyalistler birden bire “insan hakları savunucusu” kesiliyorlar. Yaptıkları sahtekarlık! İkiyüzlülük! Bugün çıkarları bunu gerektiriyor..

Batılı emperyalistler nezdinde bugün baş düşman dünya çapında İslamcı terörizmdir.   Batılı ülkelerin emekçileri içinde yayılan algı bütün olarak İslam’ın düşman olduğu şeklinde bir algıdır. İslami terörizme karşı mücadele adı altında çokça İslam hedeflenmektedir. İslam emperyalist medyada çokça terörizm ile eşitlenmektedir. İslam’ın hedef tahtasına konulmasında IŞİD terörü çok işe yarayan bir şeydir. Bir yandan IŞİD gibi İslamcı terörist örgütlerin eylemlerine karşı çıkarken, diğer yandan IŞİD’in yaptıkları temel alınarak, batılı emperyalistler tarafından genelde Müslüman olanların tümüne karşı, onlar barbardır biçiminde tanıtılıp ırkçılığın geliştirilmesi için kullanılmaktadır.  Emperyalistler için yeni bir baş düşman yaratmak ve o baş düşmanın şahsında, kendi ülkelerinde ırkçılığı geliştirmek için IŞİD’den daha iyi bir düşman bulunamaz!

Emperyalistlerin IŞİD’e karşı olması, Kobanê’de, Rojava’da Kürt ve diğer halkları gerçek anlamda desteklediği, haklarını savunduğu anlamına gelmez. IŞİD, emperyalistler ve gerici devletler için tehdit konumuna gelmiştir. IŞİD, emperyalistlerin Ortadoğu çıkarlarına zarar verdiği için emperyalistlerin saldırı hedefindedir. Emperyalistler için belirleyici olan kendi çıkarlarıdır.  

Çeşitli uluslardan işçi sınıfının, ezilenlerin ve halkların görevi barbar, vahşi, İslamcı şeriatçı IŞİD’e karşı mücadele eden tüm halkların ve Rojava’da Kürt halkının haklı direnişinin ve mücadelesinin yanında yer almaktır, bu mücadeleyi desteklemektir.

29.06.2015

Paylaş