İŞÇİ KATLİAMINA DEVAM KARARNAMESİ

13 Mayıs 2014’de Türkiye, tarihinin en büyük iş cinayetine tanık oldu.

Manisa’nın Soma ilçesinde Alp Gürkan’ın sahibi olduğu Soma Holding’e bağlı Eynez Maden Ocağında 301 maden işçisi akşam saatlerinde çıkan yangın sonucu yanarak can verdi. 162 işçinin yaralı olarak kurtulduğu ocakta bilirkişi raporlarına göre işçilerin zaman zaman yaptığı uyarılara rağmen hiçbir güvenlik önlemi alınmamıştı.  Herhangi bir tehlike karşısında kaçıp sığınacakları yaşam odaları yoktu.   İşçiler düşük ücretlerle, adeta kölelik koşullarında her an ölüm tehlikesiyle karşı karşıya çalışmak zorunda bırakılmışlardı.

Bu durum, sadece kazanın yaşandığı Eynez  Maden Ocağına özgü bir durum değil. Türkiye’deki maden ocaklarının hemen hemen hepsinde kötü çalışma koşulları söz konusu. 2006 yılında,  madenler için ‘Muhtemel Patlayıcı Ortamda Kullanılan Teçhizat ve Koruyucu Sistemler ile İlgili Yönetmelik’ çıkarılmış olmasına rağmen şimdiye kadar ciddi bir iyileştirme yapılmadı. Soma katliamının ardından iş müfettişlerinin yaptığı denetimler sonucunda 176 işyerinin 126’sı yönetmeliğe uygun olmadığı gerekçesiyle kapatıldı.

2006 yılında çıkarılan yukarıda sözünü ettiğimiz yönetmelikte ATEX, madenlerde alev sızdırmaz malzeme kullanımı mecburiyeti getiriliyor. Fakat 301 işçinin yanarak can verdiği maden ocağında olduğu gibi diğer birçok ocakta da bırakalım ATEX standartlarına uygunluğu, son derece düşük kalitede, herhangi bir koruyuculuğu olmayan çoğunun ise Çin malı olduğu malzemeler kullanılıyor.

Hal böyle iken 4 Ağustos tarihli Resmi Gazete’de bir kararname yayınlandı. Bakanlar Kurulu tarafından alınan kararnameye göre patlama olasılığı yüksek olan maden ocakları teçhizat ve koruyucu sistemlerini 31 Aralık 2019 yılına kadar “Muhtemel Patlayıcı Ortamda Kullanılan Teçhizat ve Koruyucu Sistemler ile ilgili Yönetmelik’e uygun hale getirecekler”. Böylelikle madenlerde uluslararası standartlara uygun şekilde alınması gereken koruyucu ve önleyici tedbirler dört buçuk yıl daha ertelenmiş oldu,  bu süre boyunca zorunluluk olmaktan çıkarıldı.

Kapatılan 126 maden ocağının 65 tanesi,  ATEX standartlarına uygun olmadığı için kapatılan ocaklardır. Bakanlar Kurulu’nun altına imza attığı bu kararla birlikte, kapatılan madenlerin aynı koşullarda yeniden açılmasının önünde herhangi bir engel kalmamıştır. Bu karar ile birlikte yeni iş cinayetlerine, yeni Somalara davetiye çıkarılmıştır.

Soma katliamında 301 işçinin hayatını kaybetmesi, her gün onlarca işçinin iş cinayetlerine kurban gitmesinin patronlar ve onların yasa yapıcıları açısından hiçbir önemi yoktur.

Bu sistem işçi ve emekçi hayatının hiçbir değerinin olmadığı, tek geçerli değerin para olduğu insanlık dışı, barbar bir sistemdir. Burjuvazinin tek bir kaygısı vardır o da azami kardır. Daha fazla kar için yapmayacakları sömürü, imza atmayacakları insanlık dışı uygulama yoktur. Bu pratik, bu yaklaşımın en açık örneklerinden biridir. Bu aslında işçi katliamlarına devam kararnamesidir. Bu kararnameden yola çıkarak Soma davasının nasıl sonuçlanacağını tahmin etmek hiç de zor değildir.

Zaten bu karar Soma’da yargılananların avukatları tarafından tepe tepe kullanılacak, bütün suçlular yargı önünde ‘aklanacaklardır’. Burjuva yargısının önünde aklanabilirler. Fakat işçi ve emekçilerin vicdanında ne, bile bile ölüme gönderenler ne de buna çanak tutanlar aklanabilecektir. Bir gün bu katliamcılar bütün kurumları ile birlikte ortadan kaldırıldığında işte o zaman gerçek anlamda yargılanmış olacaklardır.   

Ağustos 2015

Paylaş