İNSANLIK DÜŞMANI BİR EYLEM: REİNA KATLİAMI!

İnsanlık düşmanları, yeni yıla girildiği ilk saatlerde Ortaköy’de işbaşındaydı.
İstanbul Ortaköy’de Reina adlı gece kulübü saat 01.15 sıralarında, bir kişi olduğu belirtilen bir terörist tarafından silahlı saldırıya uğradı. Saldırıda 39 kişi yaşamını yitirdi. 4'ü ağır 65 kişi yaralandı. 
İnsanlık düşmanı, yaşam tarzına yönelen bu terör saldırısını lanetliyoruz.
Bu terör eylemini gerçekleştirenler kadar, bu eyleme zemin hazırlayanlar, “oh olsun” diyenler de suçludur!
Reina gece kulübünde eğlenen insanların tek suçu, yeni yılı kutlamak, eğlenmek için orada olmaktı. Yeni yılı kutlamak, yeni yıla eğlenerek girmek "İslam dinine göre caiz değil."
Yılbaşından önce çeşitli illerde Müslümanların yılbaşını kutlamasının caiz olmadığına dair bildiriler dağıtıldı. Pankartlar asıldı. Noel’in Hristiyan inancı olduğu propagandası yapılarak Hristiyan inancına sahip insanlar hedef haline getirildi.
Yılbaşı kutlamaları hakkında yaratılan atmosfer ile DAİŞ’in yaptığı katliamı eşitlemek elbette doğru değil. DAİŞ katliam yapmak için atmosfere gerek duymuyor. Sadece bir paralelliğe dikkat çekiyoruz. İslam’ın Selefi savunucusu DAİŞ ile İslam’ın ılımlı savunucuları yılbaşının kutlanmasının dine göre caiz olmadığı noktasında aynı düşünüyor. Bu sebeple DAİŞ’in yaptığı katliam yaratılan atmosfer ile örtüşüyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı yılbaşından önce son Cuma günü için yayınladığı Cuma hutbesinde, Müslümanlara yılbaşını kutlamamaları uyarısı yaptı. Şöyle ki: 
"Unutmayalım ki ömür sermayesinden geçen bir yılın sonunda kendini ve yaratılış gayesini unutarak değerlerimizle örtüşmeyen, insan hayatına katkısı olmayan gayri meşru tutum ve davranışlar sergilemek bir mümine asla yakışmaz. Yeni bir yılın ilk saatlerinin başka kültürlere, başka dünyalara ait yılbaşı eğlenceleriyle israfa dönüştürülmesi ne kadar da düşündürücüdür. Sevap- günah, hayır, şer konularında muhasebe yapılması gereken saatlerin, emek harcamadan zengin olmak arzusuyla kumar, piyango gibi şans oyunlarıyla heba edilmesi ne kadar da üzücüdür." (http://www.diyanet.gov.tr/…/cuma-hutbesi-%E2%80%9Comu…/39389)
Yaşam tarzlarına, farklı siyasi düşüncelere, farklı dini inanışlara; Diyanet’in hutbesinde olduğu gibi saygı yoktur. Diyanet ve Diyanet gibi düşünenler her alanda tek tipleştirmeyi hedefliyor.
Rahat bırakın insanları! İsteyen Noel'i kutlar, istemeyen kutlamaz! İsteyen yılbaşını kutlar, istemeyen kutlamaz! İsteyen alkol kullanır, istemeyen kullanmaz! vb. vb.
Bir yaşam tarzını dayatmak, insanları tek tipleştirmek, bir anlayışı egemen kılmaya çalışmak kabul edilemez!
Katliamdan sonra sosyal medyada katliamı savunanlar, “oh olsun diyenler”, insanlıktan nasibini almamış, kendi yaşam tarzını dayatan, gerici yobazlardır!
Türk devleti, AKP iktidarı içeride ve dışarıda güya “Terörizme karşı” mücadele ediyor. DAİŞ/IŞİD teröristlerinin yaptığı katliamları/saldırıları engelleyemiyor. DAİŞ’in yaptığı tüm katliamların siyasi sorumluluğu AKP hükümetine aittir.
Biz hangi ideoloji temelinde olursa olsun, hangi amaç adına yapıldığı söylenirse söylensin kör, halka yönelik terör eylemlerine, bu anlamda terörizme karşıyız. Terörizme karşı mücadelemiz fakat öncelikle terörizmin yaratıcısı olan emekçi düşmanı, sömürücü, kapitalist–emperyalist sisteme karşı mücadeledir. Cihatçı/Selefist İslamcı terörist grupların ortaya çıkmasının sorumluları batılı emperyalistlerdir. Onların işgalci, sömürgeci siyasetleridir. Emperyalizm açısından terör ve terörizm kendi kontrolünde olmayan her türlü şiddet eylemidir. Bu emperyalistlerin en büyük teröristler olduğunu gizleyen bir yaklaşımdır.
Kahrolsun dinci faşizm!
Kahrolsun İslamcı terörizm!

01.01.2017

Paylaş