İNSANLIĞIN YENİ BELASI CORONAVİRÜSÜ!

Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan Corona virüsü, tüm dünyaya yayıldı, yayılıyor. Corona (Covid-19) virüsü dünyayı kasıp kavuruyor.

2019 Aralık ayında Wuhan’da ortaya çıkan virüs Çin hükümeti tarafından ilk başta küçümsendi, gereken önlemler alınmadı. Çin hükümeti tehlikenin boyutlarını küçümsemeseydi, zamanında gerekli önlemleri alsaydı, virüs bu denli dünyaya yayılmayabilir, virüse karşı zamanında müdahale edilebilirdi.

Dünya Sağlık Örgütü 11 Şubat 2020’de Coronavirüs kaynaklı hastalığa Covid-19 adını verdi. Coronavirüsü pandemi (salgın) hastalık olarak sınıflandırdı.

Covid-19 salgın bir hastalıktır. Hastalık ciddiye alınmalı, uyarılar dikkate alınmalıdır.

Koronavirüsün yayıldığı ülkeler İran, İtalya, İspanya, İngiltere, Fransa, ABD’nin egemen sınıfları hastalığı ilk başlarda ciddiye almadılar, küçümsediler. Salgına karşı zamanında gerekli önlemler alınsaydı, hastalık bu denli yayılmayabilir, çok sayı da insan ölmeyebilirdi.

Coronavirüsü neredeyse tüm dünyaya yayıldı.   Salgından ölenlerin sayısı her dakika artıyor.

Dünya genelinde birçok ülkede hükümetler Coronavirüsün neden olduğu ekonomik zararı karşılamak için paketler açıklıyor.

Erdoğan hükümeti, salgının yarattığı zararı karşılamak için 100 milyar lira değerinde teşvik paketi açıkladı. Pakette yer alan önlemlere göre, perakende, AVM, otomotiv, lojistik gibi sektörlerin, KDV, SGK primleri altışar ay süreyle, nakit akışı bozulan firmaların bankalara olan borçları üç ay süreyle ertelendi. Konaklama vergisi Kasım ayına kadar alınmayacak, iç havayolu taşımacılığında ise üç ay süreyle KDV oranı yüzde 18'den yüzde 1'e indirildi.

Pakette "İstanbul ve Ankara’da başlatılacak bir çalışmayla 65 yaş üzerindeki tüm yaşlılarımıza koruyucu maske ve kolonya” dağıtma, en düşük emekli maaşını 1500 liraya çıkarma, bayram ikramiyesini Nisan ayı başında ödeme vaatleri dışında emekçilerin payına düşen bir şey yok.

Türkiye’de üretim devam ediyor. Milyonlarca işçi, emekçi sağlıksız koşullarda çalışıyor. Milyonlarca işçi Coronavirüsü tehdidi altında. Hijyen ürünlerine erişimleri kısıtlı.

Covid-19 salgını ile birlikte devletler ekonomiye, piyasaya daha fazla müdahale etmeye başladı. Görevi sermayenin çıkarlarını korumak olan devlet, zor durumda ki serbest piyasanın, özel kapitalistlerin yardımına koşuyor. Zor durumda kalan, batma tehlikesi olan şirketlere para akıtılıyor. Bir bölümü devletleştirilecek. Covid-19 doğal olarak ekonomiyi etkiliyor. Dünyada ekonomik büyümede gerileme, düşme yaşanıyor, borsada önemli düşüşler, kayıplar yaşanıyor. 2020’de dünya ekonomisinin büyümesinin gerilemesi mümkündür. Covid-19 salgınının, reel ekonomiyi etkilemesi, devrevi ekonomik krizle birleşme tehlikesi vardır.

Kapitalizmde özel hastaneler, ilaç şirketleri, cihaz imalat firmaları ve sigorta şirketleri halkın sağlığını değil, kârlarını düşünür. Sağlık hizmeti paralı hale getirilmiştir.  Covid-19 salgınında, sağlık hizmeti para kazanma aracıdır. Kapitalizm salgının koşullarını yaratmıştır.  

Kapitalist üretimin temel amacı hep daha fazla kârdır. Aşırı kâr dürtüsü kapitalist üretimin temelidir. Kapitalist üretimin merkezinde insan değil kâr durur. Bu nedenle kapitalizmde salgın hastalıklar, doğal afetler öncelikle işçileri, emekçileri vurur. Salgın hastalıklar, doğal afetler işçiler, emekçiler için felaketli sonuçlara sebep olur.

Dünya genelinde salgını önlemek için sabuna, dezenfektana ve yüzey temizleyicisi gibi temizlik maddelerine talep yükselmiştir. Türkiye’de kolonya karaborsaya düştü. Maske bulunmuyor. Dezenfektan ve temizlik ürünlerinin fiyatları arttı. Stokçulara gün doğdu! Fırsatçılar salgını kârlarına kâr katmak için kullanıyor.

İşçiler, emekçiler, yoksullar için sağlık sorunu, Türkiye’de hep sorun olagelmiştir. Sağlık hizmeti paralı hale getirildi. Parası olan için sağlık hizmetinde sorun yok, fakat parası olmayan için sağlık hizmeti yok. Kapitalizmde herkese eşit, ulaşılabilir, parasız sağlık hizmetinin olması mümkün değildir.

Türkiye’de Covid-19 salgını giderek yaygınlaşıyor. Hasta olan insan sayısı ve ölümler artıyor. Salgına karşı alınan önlemlerden esas olarak işçiler, emekçiler etkileniyor. Patronlar işçileri işten çıkarıyor. İşsizlik artıyor. Emekçiler kira, su, elektrik, doğalgaz, yaşamak için gereken giderleri nasıl karşılayacaklarını kara kara düşünüyor.

Dünyayı sarsan Covid-19 salgını nedeniyle, “kapitalizmin çökeceği, biteceği” tespitleri yapılıyor!  Kapitalizmde ortaya çıkan salgın hastalıklarla kapitalizm kendiliğinden çökmez! Kapitalizmi yıkacak güç işçi sınıfı önderliğinde birleşmiş, örgütlenmiş emekçilerdir. Eğer işçilerin, emekçilerin bilinç ve örgütlenme düzeyi kapitalizmi yıkacak düzeyde değil ise, kapitalistler salgın hastalıklardan, devrevi krizlerden yenilenerek yoluna devam ederler. 

Kapitalizmde salgın hastalıkların, virüslerin, doğal afetlerin vb. felaketli sonuçlara yol açmasını engellemenin tek bir yolu var: Kapitalizmi mezara gömmek!

28 Mart 2020

 

 

 

Paylaş