İNFAZ YASASI ÜZERİNE

Uzun zamandır gündemde olan ve üzerine yoğun tartışmaların yürütüldüğü 7242 Sayılı “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" 15 Nisan’da Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi.

İnfaz Yasası olarak da adlandırılan yasa AKP ve MHP’nin toplam 279 evet oyuyla meclisten geçti. MHP fire verebileceği korkusundan olsa gerek oylama öncesi hasta olduğu söylenen, hatta sosyal medyada öldüğü iddia edilen Devlet Bahçeli de mecliste hazır bulundu! Aslında yasanın esas mimarı olan partinin liderinin mecliste görünmesi tabii  anlamlı idi.

HDP, CHP ve İP’nin toplamda verdikleri 210 değişiklik önergesi ve teklifin tümü üzerindeki açık oylama talebi reddedildi.

CHP yasayı Anayasa Mahkemesine götüreceğini açıkladı.

Ama yasayı Anayasa Mahkemesine götürecek olanların büyük çoğunluğu oylamada mecliste yoktular! Yasaya karşı oy kullanan Milletvekili sayısı 59 oldu!!

Bu yasal değişiklik ile 11 ayrı kanunda düzenleme yapılmış oldu. Basına yansıyan haberlere göre yasadan 90 ila 110 bin arası mahkum yararlanacak.

Yasanın Resmi Gazetede yayınlanmasının ardından tahliyeler de başladı.

70 maddeden oluşan yasanın her maddesini tek tek ele almak yerine kabaca nasıl bir düzenlemenin söz konusu olduğunu ve ne anlama geldiğini ortaya koymaya çalışacağız.

Bu düzenleme ile ilgili en başta söyleyebileceğimiz şey, yasanın siyasi tutsakları kapsam dışında bıraktığıdır. Sadece düşüncelerini ifade ettiği, hükümetin, devletin politikalarını eleştirdiği için “terör suçları” kategorisinde değerlendirilen binlerce muhalif hükümlü/tutuklu yasadan faydalanamayacak.

Görüşlerinden dolayı Terörle Mücadele Kanunu (TCK) uyarınca cezalandırılan devrimciler, gazeteciler, yazarlar, akademisyenler cezaevinde kalmaya devam edecek.

Bunun dışında yer yer kişiye karşı işlenen suçların affı niteliğinde maddeler de yasada yer alıyor.

YASADA NELER VAR

Kovid-19 salgını ile birlikte, salgın da fırsat bilinerek apar topar çıkarılan yasada, açık cezaevlerinde bulunan hükümlüler ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanan hükümlüler, 31 Mayıs 2020'ye kadar izinli sayılacak. Salgının devam etmesi halinde bu süre 2 aylık sürelerle 3 kez uzatılabilecek.

Basına yansıyan verilere göre bu kapsamda olan yaklaşık 75 bin hükümlü var.

Yasa devrimci demokrat muhalefeti daha da baskı altına almayı, sindirmeyi amaçlıyor. Yasaya göre örgüt kuran veya yöneten, üyelerin cezaları artırılıyor.  

Ceza oranları arttırılan bir diğer suç “canavarca his saikiyle” işlenen suçlar.

Canavarca hisle yaralama (örneğin kezzap atma) suçunun işlenmesi hali nitelikli haller arasına alınıyor. Bu şekilde işlenen suça verilecek azami ceza 18 yıla çıkarılıyor.

“Kasten yaralama suçunun, üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzu kötüye kullanılarak silahla işlenmesi halinde”, şikayet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılırken, canavarca hisle işlenmesi halinde ise ceza bir kat oranında yükseltilecek.

Kapsam dışında tutulduğu belirtilen suçlar ise şu şekilde ifade ediliyor: Terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkum olanlar ile ikinci defa mükerrer olanlar ve koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler hariç.”

Bunun dışında, kasıtlı suçlardan toplam 3 yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olanlar cezalarını doğrudan açık ceza infaz kurumlarında (açık cezaevlerinde) çekebilecekler.

Taksirli suçlardan toplam 5 yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum olanlar, adli para cezası, infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler, İcra ve İflas Kanunu gereğince tazyik hapsine tabi tutulanlar için de verilen cezalar doğrudan açık ceza infaz kurumlarında yerine getirilecek.

Kapalı cezaevinden açık cezaevine geçebilmek ise bir dizi uygulama ve disiplin kurulunun değerlendirmesi sonrasında mümkün olabilecek.

Ağır hastalık veya engellilik nedeniyle cezaevi koşullarında hayatını yalnız idame ettiremediği tespit edilen şüpheli ile gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren 6 ay geçmemiş bulunan kadın şüphelinin, tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilecek.

Yasada çocuk hükümlülerle ilgili de bir dizi düzenleme var. Birkaç tanesi şöyle:

Çocuk hükümlülere iki ayda bir sağlanan aile görüşmesi imkanı ayda bire çıkarılıyor. Çocuk hükümlüye anne-babanın yanı sıra kardeş ile de görüştürülme imkanı getiriliyor. Ayrıca çocuğun doğum günü gibi etkinliklere ailelerin de katılması sağlanacak.

Çocuklar hakkında verilen hücre cezasında belli esnemelere gidiliyor. Hücreye kapatma cezası,  cezaevi yetkilisinin değil ancak infaz hakiminin onayıyla mümkün olabilecek. Böyle durumlarda hücre hapsi yerine ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma esas uygulama olacak.

30 Mart 2020'ye kadar suç işleyen çocuk hükümlülerin 15 yaşını dolduruncaya kadar cezaevinde kaldığı 1 gün, 3 gün; 18 yaşını dolduruncaya kadar kaldığı 1 gün ise 2 gün sayılacak.

Düzenlemeyle açık ve kapalı infaz kurumlarındaki hükümlülere, ağır hastalık veya doğal afet hallerine ek olarak salgın hastalık halinde de ceza infaz kurumlarında bulunan kuruma ait telefon ve faks cihazından derhal yararlandırılma imkanı sağlanıyor.

Verilen özel izin süresi üç günden yedi güne çıkarılıyor. Hastalık veya doğal afet gibi zorunlu hallerde bu izinler birleştirilerek kullanılabilecek.

Salgın hastalık, doğal afet, savaş veya seferberlik durumunda bu sebeplerden dolayı izinden dönemeyen veya geç dönen hükümlülere ceza verilmeyecek. İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler ile firar eden hükümlülere bir daha özel izin verilmeyecek.

İnfaz yasası ile birlikte denetimli serbestlik sürelerinde de değişikliğe gidildi. Yukarda saydığımız kapsam dışı kalan suçlar dışında 30 Mart 2020’ye kadar işlenen suçlarda bir yıllık denetimli serbestlik süresi üç yıla çıkarılıyor.

Aynı şekilde 0-6 yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile 70 yaşını bitiren hükümlüler hakkında denetimli serbestlik süresi 4 yıl olarak uygulanacak.

Maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya yaşlılık nedeniyle hayatlarını cezaevinde yalnız idame ettiremeyen 65 yaşını bitiren hükümlülerin cezası, Adalet Bakanlığının belirleyeceği devlet hastanesinden alınacak sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmek koşuluyla, denetimli serbestlik hakkı tanınacak.

Yasanın bir diğer önemli maddesi cezanın ne şekilde ve nerede infaz edileceği konusudur. Yine kapsam dışı hariç, kadınlar ve yaşlılar için öngörülen konutta infaz şeklinin ceza sınırı artırılacak. Çocuklar da buna dahil edilecek.

Bu kapsamda konutta infazın sınırı; kadın, çocuk ve 65 yaşını bitiren erkek hükümlüler için 1 yıl, 70 yaşını bitiren hükümlüler için 2 yıl, 75 yaşını bitiren hükümlüler için de 4 yıl olarak belirlenecek.

Ayrıca bazı suçlar hariç 5 yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olan hasta veya engelli hükümlüler, Adli Tıp Kurumu raporuna bağlı cezalarını konutlarında infaz edebilecekler.

Yeni doğum yapan ve toplam 3 yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum olan kadın hükümlüler de yine cezalarını konutunda infaz edebilecek. Diğer yandan hamile kadınların cezası 1,5 yıl ertelenebilecek.

Ayrıca hükümlülerin eş veya çocuklarının sürekli hastalık ya da malullükleri halinde infaza ara verilebilmesine imkan tanınacak.

Açık cezaevinde bulunan hükümlülerin 3 günlük mazeret izin hakkı 7 güne çıkarılacak.

Hükümlülerin mazeret iznini kullanabilmesi için cezaevinde iyi halli geçirmesi gereken süre kısaltılacak.

Hükümlülere, hasta olan yakınlarını ziyaret edebilmesi amacıyla verilen mazeret izin hakkı, 1 defadan 2'ye çıkarılacak.

Hükümlünün bakıma muhtaç çocuklarının barındırılmasına ilişkin hükümlerin tutuklular bakımından da uygulanabilmesine imkan sağlanacak.

İnfaz Hakimliği kurumunun daha da güçlendirilmesi hedeflenen yasada, infaza ilişkin tüm kararlar bu hakimlikler tarafından verilecek.

Cumhuriyet savcısının infaza ilişkin verdiği kararlara karşı infaz hakimliğine şikayet başvurusunda bulunabilme imkanı tanınacak.

KADINA YÖNELİK ŞİDDET ARTARAK DEVAM EDECEK!

Yasa taslağı gündeme geldiği andan itibaren kadın örgütleri yasaya karşı mücadele yürütüyorlar. Her ne kadar hükümet yanlısı  medyada yer alan  kimi   haberler ve yorumlarda  kadına yönelik şiddetin kapsam dışı kaldığı belirtilse de bu doğru değildir. Cinsel suçların kapsam dışında bırakılması eşittir kadına yönelik şiddetin kapsam dışında bırakıldığı anlamına gelmez.  Kaldı ki Türk Ceza Kanunu’nda “kadına yönelik şiddet” diye bir suç tanımı yoktur.

17 Nisan’da 156 Kadın Örgütünün yayınladığı ortak bildiride kadınların sıkça maruz kaldığı, kasten yaralama suçu, tehdit, şantaj, hakaret gibi suçların infaz indirimi kapsamında olduğu belirtiliyor.

Bir de buna ek olarak, Korona salgını nedeniyle siyasi mahkumlar hariç, açık cezaevinde bulunan mahkumların istisnasız hepsi 31 Mayıs 2020 ye kadar salıveriliyor. Üstelik gerekli görüldüğünde bu süre 31 Kasım 2020’ye kadar uzatılabilecek.

Bunun anlamı şudur:  öldürmeye teşebbüs dahil olmak üzere; kadına ve çocuğa yönelik her türlü suçu işlemiş olan binlerce fail tekrar mağdurların yanına gönderiliyor. Kadınlar tekrar aynı şiddet ortamıyla baş başa bırakılıyor. Üstelik hiçbir önlem alınmadan!

BURJUVAZİNİN YASALARI BURJUVAZİ İÇİNDİR!

Kabaca ele aldığımız bu yasal düzenlemede açıkça görüldüğü gibi kokuşmuş düzene karşı, yaşanan haksızlıklara karşı mücadele yürüten bunun için gerekirse hapis cezasını göze alarak fedakarca mücadele eden kadın erkek devrimciler, ilericiler, demokratlar, muhalifler yoktur. 

Tam tersine bu kesimin cezaları daha da ağırlaştırılıyor.

Fakat düzenle doğrudan sorunu olmayan, hatta bu düzenin bir sonucu olarak birer  “adi suçlu”ya dönüşmüş olan insanların cezalarını çekme koşulları iyileştiriliyor. Dolayısıyla bu yasa bu haliyle ayrımcı ve siyasidir. Burjuva düzende yasaların ve yargının bağımsızlığı safsatadan ibarettir.

Burjuvazinin tüm yasaları esasta ezenlerin haklarını garanti altına alan, ezilenlerin başkaldırısını mümkün olduğu kadar baskı altına almak için, sömürücülerin servetini korumak için yapılmış yasalardır.

İnfaz Yasası da onlardan sadece bir tanesidir ve burjuva kapitalist düzen devam ettiği sürece de farklı olmayacaktır.

Öyleyse görev burjuvaziyi tüm yasaları ile birlikte tarihin çöplüğüne atmak, ezilenlerin yasalarının geçerli olduğu bir düzen için, sosyalizm için mücadele etmektir.

Devrimci, yurtsever, demokrat tutsaklara özgürlük!

18 Nisan 2020

 

Paylaş