İKTİDARLAR ÇATIRDIYOR! KORKU DUVARLARI AŞILIYOR!   

Latin Amerika’da Şili halkı ayakta, Ortadoğu’da Lübnan halkı sokaklarda. Irak’ta faşist iktidar direnen-ayaklanan halklara karşı acımasız, direnişte ölenlerin sayısı 100’ü çoktan aştı. Korku duvarlarının aşıldığı yerlerde iktidarlar çatırdıyor.

LÜBNAN  

Lübnan direnişinden biri anlatıyor:

“Bütün dünya Arap denilince terörist anlıyor. Bıktık bundan. Bıktık diktatörlerden. Bizi kullanarak savaş çıkaranlardan. Bıktık fakirlikten. Dünyanın en verimli coğrafyasında esir gibi yaşıyoruz. Hayal edecek bir geleceğimiz, huzur içinde yaşayacak bir ülkemiz, çalışarak kazandığımız, paramızın karşılığını aldığımız bir hayatımız olsun istiyoruz.”(Aktaran Şirin Payzın, 25.10.2019, T24)

Çok ta haklılar. Bu haklılık direnişlerdeki ortak paydadır. Direnenler yoksulluğa, yolsuzluğa ve işsizliğe karşı eşitlik bayrağı altında mezhep farkı gözetmeden toplanmış durumdalar.

Lübnan'da yüksek vergi oranları, hükümetin ekonomi politikaları ve iletişime getirilen yeni vergiler nedeniyle halk sokaklara çıktı. Protestoların hedefi giderek tüm hâkim sınıflar oldu. Birbirinden çürümüş idareciler, ülke kaynaklarını çalan, vatandaşa hizmet sunmayan hırsızlar sürüsü, insanları elektrik kesintileriyle, çöp dağlarıyla yaşamaya mahkûm eden bir sistemin değişmesi temel talep hâline geldi. Bu nedenle hareketin sloganlarından birisi “halk rejimi devirmek istiyor” ise diğeri de “hepsi diyorsak, hepsi!” oldu. Beyrut Amerikan Üniversitesi’nden Sumru Altuğ’un verdiği rakamlara göre borç millî gelirin yüzde 150’si, bütçe açığı ise yüzde 11’i. Cari açık yüzde 27 ile gene dünyada üçüncü. 25 yaş altı nüfusta işsizlik oranı yüzde 35-37 arasında. Buna isyan etmemek suçtur. Bu suçu halklarımızın işlediğini geçerken belirtelim.

Beyrut’ta insanlar hep bir ağızdan Beethoven’in 9. Senfonisinden “Neşeye Övgü”yü Arapça söyler oldu. Lübnan’ın İntifadası... Beyrut’un sesleri ve renkleri Beyrut sokaklarını doldurmuş durumda. Beyrut sokaklarında sesler dinmiyor, marşlar dinmiyor, şarkılar dinmiyor. Bizim Gezi’yi andırır bir durum yaşanıyor Beyrut‘ta…

“Kllon yaani kllon” “Hepsi istisnasız hepsi!” diye bağırıyorlar. ”İstisnasız hepsi hırsız. İstisnasız hepsi istifa etmeli.“ inletiyor Beyrut sokaklarını.

”Kadın göstericilerden birine yaklaşıp soruyorum: “Bu gösterilerin sonucundan umutlu musunuz? Kazanacak mısınız? Cevap veriyor: “Gösteri mi? Ne gösterisi? Biz burada devrim yapıyoruz.” (Aktaran Şirin Payzın 25.10.2019, T24)

IRAK

Irak’ta bir aydır süren direniş yüzün üzerinde cana mal oldu! Irak faşist iktidarı, öldürmek, saldırmak ve bölme çabalarıyla haklı direnişi durduramadı, durduramıyor da!

Ekim başında Irak‘ta başlayan işsizlik-yoksulluk ve yolsuzluğa karşı eşitlik direnişi 2. gününde 7 cana mal oldu. Bağdat direnişinde sokağa çıkma yasağı ilan edildi, ülke genelinde internet kesildi. Protestoların yoğunlaştığı Bağdat, Basra ve Necef başta olmak üzere ülkenin yüzde 75’inde iletişim durdu.  Protestoların 5. gününde bilanço en az 65 ölü, binlerce yaralıya rağmen direniş durdurulamadı. 24.10.19 yeniden başlayan hükümet karşıtı protesto gösterilerinin 2. gününde ölenlerin sayısı 40’ı aşarken, sokağa çıkma yasağının ilan edildiği güney illerinin bazılarına asker sevkiyatı yapıldı.

Dominique Eddé şöyle yazıyor: “Yaşananlar sanki yüzbinlerce yalnız insanın bitmek tükenmek bilmeyen bir kış uykusunun sonunda eşanlı olarak yalnız olmadıklarını anlamalarıydı. Lübnan halkı var olduğunu, birbirinden ayrıştırılmaya mahkûm bir bireyler toplamı olmadığını gösterdi…Lübnan sokağı Arapçada net bir şekilde hem yalnızlık hem de birlik anlamına gelen wahde kelimesinin iki anlamını da yüklendi. Bu bakımdan bir yandan 2011 yılında yollara dökülen Arap sokaklarının çocuğudur ama aynı zamanda bugün yerkürenin bir ucundan diğerine kendisini arayan bir evrensel yolun, yalnızların dayanışmasının (solitaires solidaires) da öncüsüdür. ‘Eğer şu anda rüya görüyorsam beni uyandırmayın’ diyordu gösterilere katılan birisi. Sözleri milyonlarcamızın hissettiklerini yansıtıyor.” (Aktaran Soli Özel, 27 Ekim 2019, T24)

ŞİLİ/LATİN AMERİKA

Şili’de taşıma ücretlerine gelen zam, toplu direnişi tetikledi… Hükümet gitti gidecek… Eşitlik için direniş ayını doldurdu… Santiago’da sokaklar milyonları bulan direnişçilere ev sahipliği yapıyor.

6 milyon nüfuslu başkent Santiago’da gösterilerin ardından olağanüstü hâl ilan edilmesi “Silahlı kuvvetleri üslerine gönderin!” ve “Savaşta değiliz!” sloganlarıyla eylem yapan yüz binlerce kişi, “Şili artık uyandı” pankartları taşıyorlar. Eylemlerde 7 binden fazla kişi gözaltına alındı. Bir ankete göre, halkın %83’ü gösterileri destekliyor. (Bkz.: Yeni Yaşam Gazetesi, 25 Ekim 2019)

Ayrılmak isteyen Katalanlar Barcelona’da ayaktalar… Sokaklara dökülen insan sayısı milyonları buldu…  Madrid hükümetinin tüm faşist saldırı ve tedbirleri durumu sakinleştiremiyor.

Şimdilik Latin Amerika ve Ortadoğu’da korku duvarları aşılıyor; darısı diğer ülkelerin başına, özellikle de Türkiye’nin başına!

Sömürücü devletler istisnasız eşitlik temel sloganı ile sokakları dolduran direnişçilere tüm varlığı ile saldırıyor, saldıracaktır. Çünkü beka sorunları var. Halklar güçlerinin farkına vardığında, egemenliklerinin aracı olan devletlerini tüm kurumlarıyla başlarına yıkacağını çok iyi biliyorlar.

Burada kısaca üzerinde durduğumuz kitle hareketleri lidersizdir. Bir takım reformcu aldatmalar sonucu yenilgiye uğrayabilir. Ama uzun vadede kendiliğinden hareketler komünist/sosyalist karaktere büründüğünde ancak kalıcı zaferler elde edebilir.

27 Ekim 2019

 

 

Paylaş