İKLİM DEĞİŞİKLİNE KARŞI LAF DEĞİL EYLEM ZAMANI!

MAVİ GEZEGENİMİZDEKİ TÜM CANLILARIN GELECEĞİ İKLİM DEŞİŞİKLİĞİYLE TEHDİT ALTINDADIR!

İklim değişikliği artık onun varlığını ret edenler hâlâ olmasına rağmen, kendini gözle görülür bir gerçeklik olarak dayatıyor. Buna karşı bütün dünyada gelişen bir hareket var. Bunun andaki en güncel görüntüsü ortaokul ve lise çocuk ve gençlerinin “geleceğimiz için Cumalar” okul grevi eylemleri. Gelişen hareket bir dizi ülkede burjuvazinin temsilcilerini de tavır almaya, onları doğal çevrenin korunması konusunda “konuşmaya”, iklim değişikliğinin felaketli sonuçlarına karşı tedbirler  “programlar” ilan etmeye zorluyor. Her gün daha fazla konuşuluyor “çevre/doğa korunması” konularında. Yer yer büyük laflar ediliyor.  Biliyoruz ki lafla üretilen “peynir gemileri” ile varılmak istenen limanlara varılmaz

20 - 27 Eylül haftası, genç çevreci aktivistler tarafından bütün dünyada küresel iklim grevi ilan edildi. Bu eylem çağrısını destekliyoruz.

Bizim derdimiz ve esas problemin “büyük insanlığın” iklim değişikliği konusunda duyarsız konumunu korumasındadır. Anda “büyük insanlık” geçim derdinde olduğu için kendi varlığının da iklim değişikliği kapsama alanında olduğunun farkında değil.

Büyük insanlık” bunun farkında olmadığı hâlde iklim değişikliğinin sonucu yaşanan felaketlerde esas darbeyi yiyen, ıstırabı katlanan yine kedisi. İklim değişikliği sonucu meydana gelen felaketler ilk ve esas olarak  onun kapısını çalar. İlk onun derme çatma konutları yerle bir olur. İlk ölüm ağıtları ve çığlıkları onların mekânlarından gelir. Sellere kapılan ilk onlardır. Yaşamında basit te olsa varolan ekonomisi ilk alt üst olan “büyük insanlık”tır. Hava kirliliği ilk ona vurmaktadır. Onun çocuklarıdır ilk solunum yetmezliğine maruz kalan. İklim değişikliği sonucu meydana gelen beklenmedik doğa olayları; don, dolu yağışları, seller ilk onun tedbirsiz sigortasız ürününü mahveder, Tarlasının kullanılmaz hale getirir.

İklim değişikliğin sonucu sıcaklıklar her yıl rekorlar kırıyor, dünyanın bir yanında kuraklıklar diğer bir yanı da sel felaketlerine yaşamı tehdit ediyor. Doğanın dengesi bozuldu. Kış ortasında yazı, yaz ortasında dolu yağışlarını yaşar olduk. Her yıl yenilenen sıcaklık rekor kayıtları artık olağan hâle geldi. Eriyen buzullar adaları ve alçak kara parçalarını tehdit eder durumdadır. Yanan ormanlar solunum yollarımızı tıkamakta, canlıların ihtiyacı olan oksijen sürekli azalmaktadır.

Hava kirlendi, toprak zehirlendi, sular içilmez oldu, doğa kapitalist üretim sisteminin ve onun ürettiği tüketim çılgını insan tipinin barbarlığının tehdidi altındadır. Bir avuç sömürücü asalak insanın azami kârları üzerine kurulu düzen ve bu düzendeki “sınırsız !” tüketim çılgınlığı tüm canlıların yaşamını tehdit ediyor.  

İklim değişikliğine karşı yapılacak çok şey var. Olayın bilincinde olan, farkında olmayanı uyarmalıdır. Eyleme geçmek için yeterli sebep var.  Çevrene baktığında bunu göreceksin. Kesilen ve yakılan ormanlara/ağaçlara karşı direniş, fosil yakıt bazlı termik santrallere karşı eylem, betonlaşmaya karşı yüksek sesli itiraz, enerjinin doğal yollardan yenilenebilir olması için propagandalar yapılabilir. Dünyayı çöp kutusu sananları uyarma, uyarıyı her alanında yaygınlaştırma mümkündür. Beslenmeden giyime, barınmadan ulaşıma hayatın her alanında çevreyi koruma, onunla uyum içinde onun yasalarına uygun yaşamak teşvik edilebilir.

20 Eylülde İstanbul, Ankara, İzmir, Ayvalık, Mersin, Eskişehir ve bir dizi şehirde düzenlenecek eylemlere katılmak, katılmayı teşvik etmek yaratıcı katkılar sunmak doğa ile uyum içinde yaşamak isteğini haykırmak senin de görevin! Bulunduğun yerde eylem yoksa kendi pankartın ile sen yap. Çünkü sunacağın katkı dünyanın geleceğini savunmak için yaptığın katkıdır.

İşçiler, köylüler, tüm emekçiler, bu görev senin çabaların ve eyleminle daha fazla değer bulacaktır. Bana ne deme! “Büyük insanlık”, sen istersen önündeki engeller birer birer yıkılır, gelecek nesillere temiz bir dünyanın kalması senin ellerindedir. Davanın bir parçası ol, çevre sorununa omuz ver!

Çevre sorunu demokrasi genel sorunu ile iç içedir. Demokrasi sorunu da kapitalist sistemi yerle bir etmenin temel sorunudur. Kapitalizm varlığını sürdürdükçe doğaya karşı barbarlık devam edecektir.

ALTERNETİF YOK MU? VAR ELBETTE! ALTERNATİF İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE SEBEP OLAN KAPİTALİST SİSTEMİN YIKILMASI; İNSANLIĞIN KENDİ DIŞINDAKİ DOĞAYLA UYUM İÇİNDE YAŞAMASINI ŞİAR EDİNEN BİR SİSTEMİN KURULMASINDADIR! O SİSİTEMİN ADI SOSYALİZMDİR, KOMÜNİZMDİR!

YA BARBARLIK YA SOSYALİZM!

12.09.19

 

Paylaş