KAHROLSUN EMPERYALİST SAVAŞ!

İDLİB SAVAŞI BİZİM SAVAŞIMIZ DEĞİL

Suriye savaşı İdlib’de yoğunlaştı. Sömürgeci faşist Türk devleti İdlib’de Esad ordusu ile savaşıyor. Savaşın adı da konuldu. “Bahar Kalkanı Harekatı.” Türk devleti Esad ordusunun kendi gözlem noktalarının gerisine çekilmesini istiyor.

Bu savaşta bir tarafta Türk ordusu,  Türk devletinin eğittiği, silahlandırdığı “Suriye Milli Ordusu” ve cihatçı gruplar; diğer tarafta Esad ordusu, İran ve Rusya var.

SAVAŞ NE İÇİN?

Yıllardır Suriye’de yürüyen emperyalist bir paylaşım savaşı var. Türk devleti bu savaşta yer alan, savaşan aktörlerden biridir. Devlet ve onun çıkarlarına hizmet ettiği tekelci burjuvazi paylaşım savaşından pay kapmak istiyor. Suriye’de işgal ettiği alanlara yenilerini eklemek istiyor. Ortadoğu’da emperyalist bir güç olma hedefi güdüyor. Bu yönde adımlar atıyor. Bunun için dışarıda saldırgan, işgalci bir siyaset izlerken, içeride koyu faşizm uyguluyor. Tekelci burjuvazinin bu siyasetini bugün AKP, MHP uyguluyor.  

Türk devleti Rusya’yı Soçi mutabakatına uymamakla suçluyor.

Rusya, İran, Türkiye Astana görüşmeleri üzerinden Suriye’de ortak hareket etmeye çalışıyor. Bu ortaklık aralarında hiç çelişme olmadığı anlamına gelmiyor. Astana görüşmelerinde İdlib için uzlaşmaya varılmıştı.

Soçi Mutabakatı adı verilen anlaşmaya göre; Türk devleti İdlib’de ılımlılarla/cihadçı örgütleri birbirinden ayıracak, cihadçı örgütlerin elindeki ağır silahları alacak, bu örgütleri kuzeye doğru gitmelerini sağlayacak, M4 ve M5 karayolunun güvenliğini sağlayacaktı. Türk devleti, İdlib’de gözlem noktaları oluşturmasına rağmen anlaşmanın gerekliliklerini yerine getirmedi.

Bu nedenle Esad ordusu Rusya, İran desteğinde İdlib’de ilerlemeye başladı. Türk devletinin gözlem noktalarından bir bölümü rejim tarafından alınan bölgeler içinde kaldı.

Sömürgeci faşist devlet bir yandan İdlib’e askeri yığınak yaparak savaşı yükseltirken, diğer yandan mültecileri koz olarak kullanıyor. “Avrupa’ya geçişleri durdurmayacağız!” açıklamasının ardından onbinlerce mülteci denizden, karadan sınırı geçmeye çalışıyor.  Emperyalistlerin ikiyüzlülüğü bir kez daha açığa çıkıyor. Mültecilerin karşısına çıkan duvarlar, dikenli jiletli teller, gaz bombaları, ırkçılık ve milliyetçilik oluyor.

Emperyalist büyük güçler arasındaki çelişmeleri kullanan Türk devleti, emperyalist güçlerle görüşmeler/pazarlıklar yapıyor. Hiçbir emperyalist büyük gücün Ortadoğu’da bölgesel güç olan Türk devletini kaybetmek istememesi T.C’nin işine yarıyor.

SAVAŞA KARŞI ÇIKALIM!

İdlib savaşı iki taraflı haksız gerici bir savaştır. Bu savaşta desteklenecek bir taraf/yan yoktur.

Bir savaşta önce kimin saldırdığı, kimin kendisini savunduğu önemli değildir. Önemli olan savaşın ne için yapıldığı, hangi sınıflar önderliğinde, hangi amaçlarla, hangi siyasetin ürünü olarak yürütüldüğüdür.

Suriye’de yıllardır yürüyen bir paylaşım ve egemenlik savaşı var. Türk devleti bu savaşın bir aktörüdür. Kendi emperyalist çıkarları için Suriye’de işgalci güç olarak bulunuyor.

Esad rejimi  faşist bir rejimdir.   Esad’ın yürüttüğü savaş savunma savaşı olsa da, işçilerin, emekçilerin, ezilenlerin emperyalizme karşı haklı savaşı değil, faşist, Arap ırkçısı Esad’ın Suriye’de hâkimiyet savaşıdır.  

Rusya ve İran da kendi çıkarları için Suriye’de bulunuyor, Esad rejimine destek veriyor.

İdlib  savaşı işçilerin, emekçilerin, halkların savaşı değil. Bu savaş İdlib’de yaşayan halklar için yıkım demektir. Kan, gözyaşı, yerini yurdunu terk etmek zorunda kalmak, göç yollarına düşmek demektir. Bu savaş Türk devletinin emperyalist yayılmacı siyasetinin ürünü olan, sermayenin çıkarları için yürütülen bir savaştır. Bu savaştan işçilerin, emekçilerin hiçbir çıkarı yoktur. Savaştan çıkarı olan sömürgeci Türk devleti, kar peşinde koşan tekelci burjuvazidir.

İdlib savaşına karşı çıkalım. Burjuvazinin ve onun devletinin çıkarları için yürütülen savaş bizim savaşımız değil.

Ezilenlerin ezenlere, işçilerin burjuvaziye, ezilen halkların sömürgeciliğe, emperyalizme karşı savaşları haklı savaşlardır. Bizim desteklememiz gereken savaşlar bunlardır.

Türk devleti elini Suriye’den çek!

Tüm emperyalist ve yabancı güçler Suriye’den defolun!

Suriye’nin geleceğine Suriye halkları karar vermelidir!

 

2 Mart 2020

 

Paylaş