1 MAYIS’TAN….

Dünya işçi sınıfının sermaye sınıfına karşı mücadelesinden doğan, dünya işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü tüm dünyada olduğu gibi ülkelerimizde de, uygulanan  azgın faşizme, OHAL’e rağmen kitlesel bir biçimde kutlandı..

İZMİR’DE 1 MAYIS

Erkene alınan Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlere 53 gün kala yurdun her köşesinde 1 Mayıs kutlamaları yapıldı. OHAL’in gölgesinde yapılan ikinci 1 Mayıs gösterileriydi. 
İzmir’de 1 Mayıs kutlamalarında tüm örgüt ve kuruluşların son buluşma noktası Güngören Meydanı oldu. 100 binin üzerinde katılımın gerçekleştiği güne damgasını vuran Türk bayraklarının egemenliğiydi. Türk İş’e bağlı sendikalar Alsancak’ta bir araya gelerek Gündoğdu Meydanına yürüdüler. Sıkı bir aramanın ardından meydana girdiler. coşkulu bir işçi emekçi kitlesi meydanın çehresini hemen değiştirdi. Her ne olursa olsun geleceğe ilişkin güzel şeyler düşünmeye başlıyor insan. Bu gücü, bu enerjiyi görüyor ve yaşıyorken coşuyor ! Özgürlüğü, adaleti, yanı başındaymış gibi, el atınca hemen kavuşulucakmış gibi duyumsuyor insan. 
Türk İş’e bağlı olarak meydana gelen sendika ve örgütler:
Belediye İş, İzmir Barosu, Teksif, Türk Metal, Tez-Koop İş, Sağlık İşçileri sendiksı, Demir-Yol-İş, Tek Gıda-İş, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Petrol-İş, Haber-İş, Tes-İş Sendikası Yatağan şubesi, Soma şubesi, İzmir 1. No’lu Şubesi, Basın-İş, Türkiye Denizciler Sendikası, Türkiye Maden İşçileri Sendikası Kütahya Şubesi, Hisarcık Şubesi, Manisa/Soma Şubesi, Yatağan Şubesi, Yol-İş, Harb- İş, Petrol-İş Aliağa Şubesi, Güvenlik-İş, TÜMTİS, Koop-İş, Deriteks.
CHP’liler 1 Mayıs’a diğer ilçelerdeki örgütleriyle birlikte kalabalık bir toplulukla katıldı. Üzerlerine giydikleri ‘BIÇAK KEMİKTE’ yazılı tişörtleri ve büyük pankartları ile dikkat çektiler. Kontrol noktasında pankartların uçlarındaki sopalar yüzünden arbede yaşandı ve pankartların sadece iki tanesi alana girebildi. 
İzmir'de ilçe merkezlerindeki (Gaziemir, Narlıdere, Buca, Bayraklı, Bornova, Urla, Seferihisar, Aliağa, Çiğli, Çeşme) 1 Mayıs kutlamalarının ardından işçiler, emekçiler ve gençler kent merkezine geçti. 4 noktada bir araya gelen sendika, oda, siyasi parti ve kitle örgütlerinin üyeleri talepleriyle Gündoğdu Meydanı'na yürüdü. Türk-İş, Alsancak Limanı'nda toplanırken, DİSK, KESK, Birleşik Haziran Hareketi ve Halkevleri Konak Pier önünde, TMMOB, İzmir Tabip Odası, EMEP, HDP ve TKP Cumhuriyet Meydanı'nda, CHP ise Montrö Meydanı'nda toplanarak yürüyüşe geçti. Mitingin öne çıkardığı sorunlar şunlardı: OHAL, 24 Haziran'daki erken seçim, işsizlik ve sendikal hak gaspları, iş cinayetleri, vergi adaletsizliği, iş güvencesini ve kıdem tazminatını ortadan kaldırmayı hedefleyen düzenlemeler, performans sistemi, mezarda emeklilik, düşük emekli maaşları, hükümetin savaş politikaları, eğitimin gerileştirilmesi, laiklik karşıtı faaliyetler, Kürt sorununda imha ve inkara dayalı çözümsüzlük politikası.
Bu yıl ki 1 Mayıs’ta da 1923’ü milat olarak alırsak emekçiler ayaklarındaki ağır prangalarla, kollarındaki ağır zincirlerle sürünmeye devam ettiler.
Yeryüzünü dolduran ayakları prangalı, elleri paslı zincirlere vurulmuş milyarlarca emekçi açlık, yoksulluk, işsizlik ve aşağılanmadan kurtulmak için bugün 1 Mayıs’ta meydanlara dökülüp mücadelenin fitilini yeniden ateşleyecekler.
Dünyanın ezici çoğunluğu açlıktan kırılırken küçük bir azınlık süt ve kaymakla en lüks yaşantılar içerisinde dünyanın tüm nimetlerini babalarının malıymış gibi hoyratça sömürüyorlar. 
Bu 1 Mayıs bizim için kutlama günü değil mücadele için, kolları sıvamak için, burjuvaziye, para babalarına hesap sormak için yeniden bilenme, bilinçlenme ve milyonlarca fitili ateşleme günüdür.
Bir yanda bir avuç kan emici asalak sahiplendikleri milyonlarca dönümlük arazileri, en son teknikle donatılmış fabrikaları, tüm finans kaynaklarını ve bankalara doldurdukları altın ve paraları kendi özel mülkiyetleri durumuna getirdiler. Hükümetleri ve orduyu kendi çıkarları doğrultusunda uşakları durumuna getirdiler. Devlet onların servetlerinin çelikten kasası, sadık bekçisi oldu.
Diğer yanda da zincirlerinden başka kaybedecekleri bir şeyleri olmayan, maldan-mülkten yoksun milyarlarla ifade edilen emekçiler !
Emekleriyle tüm zenginliği onlar yaratıyorlar ama bir dilim ekmek için para babalarına yalvarmak durumunda kalıyorlar. En sağlıksız koşullarda gık demeden çalışıyorlar. Kömürde, elmasda altında, petrolde, bakır ve kromda kalantorların zenginliğine zenginlik katarken kendileri kıtlık içerisinde yarı aç sürünerek yaşıyorlar. UNİCEF ayrıca başta Kızıl Haç, Kızıl Ay olmak üzere kiliseler, camiler ve diğer yardım kuruluşları Allah rızası için bazen yardımlarına koşuyor, bazen de açlıktan ölmelerine engel olmaya çalışıyor.
İşte büyük bir mücadele yaşanıyor ve bu büyük mücadelede iki ayrı dünya karşı karşıya duruyor:
Sermayenin dünyasına karşı emeğin dünyası!
Sömürünün ve köleliğin dünyasına karşı özgürlüğün, kardeşliğin, birlikteliğin dünyası!
İşte bunun için meydanlardayız.
Proletarya toplumun zengin/fakir ayırımına son vermek istiyor, bugün bunu açık olarak haykıramıyorsa da içgüdüsel olarak bunu artık duyumsuyor, yani dizlerinin üzerinden yavaş yavaş doğrulmaya, başını yukarıya, yükseğe kaldırmaya başlıyor. Ortak değerlerle kurulan özgür bir toplumda tüm emeği, fabrikaları, toprağı, birlikte sahiplenmek istiyorlar.
Bu emeğin sermayeye olan büyük mücadelesinde eninde sonunda zafer dünya işçi sınıfının ve emekçi halkların olacaktır. Buna zerre kadar şüphe yoktur.
1 Mayıs 2018
İzmir’den Yeni Dünya İçin ÇAĞRI okuru

MERSİN’DE 1 MAYIS

Mersin’de binler Tevfik Sırrı Gür Stadyumu (TGS) önünde toplandıktan sonra sloganlar eşliğinde miting alanına yürüdü. Mitinge başta işçi sendikaları olmak üzere, birçok siyasi parti, sivil toplum örgütü ve gençlik ve kadın örgütlerinin de aralarında olduğu binlerce işçi ve emekçi katıldı. Taşınan bayraklar ve pankartlar alanda rengârenk görüntüler oluşturdu. Alana, "Laik eğitim laik düzen istiyoruz", "Hayır bitmedi daha yeni başlıyor" ve "Yaşasın 1 Mayıs, Bıji yek Gulan" pankartları asıldı. Etkinlik, demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. 
Etkinliğe, HDP Iğdır Milletvekili Mehmet Emin Adıyaman, CHP Milletvekilleri Fikri Sağlar, Aytuğ Atıcı, Hüseyin Çamak da katıldı.
Ülkede OHAL’in bir yönetim biçimine dönüştüğüne dikkat çeken DİSK Genel İş Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy, 1 Mayıs’ı AKP hükümetinin OHAL’cı yasaları ile emekçilerin haklarına, özgürlüklere, demokrasiye karşı girişmiş bir saldırı dalgası altında kutladıklarını kaydetti. Özgürlüklerin değil baskının süreklileştiğini kaydeden Göksoy, AKP hükümetinin OHAL ve KHK ile meclisi devre dışı bırakarak, toplumu adeta bir cendere içine sıkıştırdığını, bununda toplumda daha fazla işsizlik ve daha fazla yoksulluğu süreklileştirdiğini ifade etti. Taşerona kadro aldatmasının işten atmanın gerekçesine dönüştüğünü ifade eden Göksoy, “Uzun süredir taşeronda çalışan işçilerin kadro umudunu sömüren, AKP hükümeti kadro yerine belediye şirket işçisi yaptı. Bununla yetinmedi kadro yerine belediye işçilerini güvenlik soruşturması adı altında binlerce işçiyi işlerinden etti. Büyüme masalına karşı işsizlik artıyor. İş cinayetleri devam ediyor. Kar için doğa talan ediliyor. Bölgedeki emperyalist müdahale ve savaş sürüyor. Verecekleri yalandan ve zordan başka bir şey kalmadı” diyerek bu düzenin durdurulması gerektiğini söyledi.
Kadınlar olarak şiddete karşı 8 Mart'ta, emeğin sömürülmesine karşıda 1 Mayıs’ta alanlarda olduklarını belirten Mersin Kadın Platformu adına konuşan Nadide Toker, “Bugünde 1 Mayıs için, emeğimiz için alanlardayız. Bugün diyoruz ki kadınlar buradadır, kadınlar direniyor. Kadınlara, 'tüm baskılara ve haksızlıklara karşı sesini yükselt'; 'Güvencesiz çalışmaya hayır' diyoruz. Kadınlar çalışma yaşamı dahil her yerde vardır. Biz kadınlar özgürleşmek için haklarını sonuna kadar kullanacağı demokratik bir ülke istiyoruz. 'Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın kadın dayanışması diyoruz” dedi.
Konuşmaların ardından miting, Sanatçı Hüseyin Turan’ın ezgileri ile devam etti.
1Mayıs’ın devrimci geleneğini yaşatmak için, emeğin sömürülmediği büyük insanlığın barış ve huzur içerisine yaşayabileceği yeni bir dünya için mücadeleyi yükseltelim
02.05.2018
Yeni işçi Dünyası/Mersin

ADANA’DA 1 MAYIS

Bu yıl 1 Mayıs mitingleri OHAL’in, baskıların ve erken seçimin gölgesinde yapıldı. Adana’da sendikalar, emek ve demokrasi güçleri de alanlara çıkarak kapitalizme, gericiliğe, OHAL’e ve baskılara karşı haykırdılar.

1 Mayıs yürüyüşü Kasım Gülek köprüsünde kortejlerin oluşturulması ile İstasyon Meydanına kadar sürdü. Polis aşırı derecede güvenlik önlemi almıştı. Yürüyüşe katılanlar üç ayrı arama noktasından geçirildi. Meydana ve yürüyüş güzergahına çıkan yollar ağır yük kamyonları ile kapatılmıştı. Polis birçok noktada kamera ile mitinge katılanları kaydediyordu ve ayrıca alan drone ile görüntüleniyordu.

Yürüyüş ve miting DİSK, KESK, TMMOB, Adana Tabip Odası ve Adana Barosu’nun oluşturduğu tertip komitesi tarafından düzenlendi. Saat 17’de başlayan eyleme DİSK ve KESK’e bağlı sendikalar, TMMOB’ye bağlı odalar, Adana Tabip Odası ve Adana Barosu’nun yanısıra Türk-İş’e bağlı TÜMTİS, Emekliler Dayanışma Sendikası, siyasi partilerden HDP, EMEP, ESP, CHP, DSP, Demokrat Parti, demokratik kitle örgütlerinden İHD, TÖP-G, Haziran Hareketi, Mor Dayanışma, Halkevleri, Adana LGTBİ, FKF, Gençlik Dernekleri ve liseli gençler katıldı.

Yürüyüş ve miting boyunca eyleme katılanlarda belirgin bir coşku göz çarpmaktaydı. Son dönemde devletin her tür demokratik gösteriye azgınca saldırmasına, gözaltı ve tutuklama terörüne ve Valilik tarafından son güne kadar yürüyüş güzergahı için karar vermemiş olmasına rağmen binlerce kişi 1 Mayıs’a katılmıştı. Yürüyüş boyunca OHAL’e, faşizme ve kapitalizme karşı sloganlar atıldı.

Kasım Gülek köprüsünden İstasyon meydanına kortejler coşkulu bir şekilde girdi. Kortejlerin alana girişi tamamlanmadan saatin de geç olması nedeniyle program başlatıldı. Miting saygı duruşu ile başladı. Ardından kısa konuşmalar yapıldı ve Mustafa Özarslan güzel bir konser verdi. Konserin ardından mitinge katılan HDP Milletvekili Meral Danış Beştaş, CHP Milletvekilleri Zülfikar İnönü Tümer ve Elif Doğan Türkmen ile Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar kısa konuşmalar ile kitleyi selamladılar. Son olarak Tertip Komitesi adına Muzaffer Yüksel bir konuşma yaptı ve konuşma sonrası miting sona erdirildi.

Mitingde, flamalarımız, Icor flaması taşındı. Yeni İşçi Dünyası gazetesinin satışı yapıldı ve 1 Mayıs bildirilerimiz dağıtıldı.

6 Mayıs 2018

Yeni İşçi Dünyası /Adana

 

GEBZE’DE 1 MAYIS

Kocaeli/Gebze Sendikalar Birliği öncülüğünde düzenlenen 1 Mayıs, Osman Yılmaz Mahallesi Trafo Meydanı'nda başladı. Binlerce işçi sloganlar atarak, Gebze Kent Meydanı'na yürüdü. Yürüyüşe katılanlar iki arama noktasından geçerek alana girdi. Polis meydana girmek isteyen bazı kişilerin üzerindeki kalem ve çakmakları topladı. Kalemlerini vermek istemeyenler içeri alınmadı.

Toplanma alanında Petrol İş Sendikası en kalabalık kitleyi oluşturuyordu. Kristal İş, Tez Koop İş, Eğitim Sen, Eğitim İş, Umut Sen, Basın İş, Çelik İş, EMEP, ESP, İGD, CHP, HDP vb.   pankart ve flamalarıyla katıldılar.

Yürüyüşte, “Yaşasın 1 mayıs!, Birlik mücadele dayanışma!, Direne direne kazanacağız!” sloganları atıldı. Alanda yaklaşık 6000-6500 kişi toplanmıştı. Daha önceki bir Mayıslardan farklı olarak alanda Birleşik Metal İş Sendikası yoktu. Az bir kitle ile de olsa Çelik İş Sendikası pankartıyla yürüyüşe katıldı.

Alana HDP pankartıyla gelen bir kitle vardı. Arama noktasında bekletildiler, sonra bu kitle alana girdi. Kısa bir süre içinde kitle pankartı toplayarak alandan ayrıldı.

Gebze Sendikalar Birliği Dönem Başkanı ve Petrol-İş Sendikası Gebze Şube Başkanı Süleyman Akyüz yaptığı konuşmada, "İnsanca yaşam ve güzel gelecek isteyenlerin, eşitlik demokrasi ve barıştan yana olanların 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlu olsun. Emeğin ve emekçilerin birliğini Gebze'de tüm Türkiye'ye örnek olarak sağduyu içinde sağlamayı başardık. Bu birliğimizi kimse bozamaz" dedi.

Konuşmalardan sonra müzikler eşliğinde halaylar çekildi. Alanda davulcular da insanları coşturdu.

İşçi sınıfı birlik, mücadele ve dayanışma günü coşkusuyla, yeni 1 Mayısların daha özgür kutlanması için kendi zincirlerini kırmalıdır.

Yaşasın 1 Mayıs!

Yeni İşçi Dünyası okuru/Gebze

 

BERLİN’DE 1 MAYIS

1 Mayıs 2018’de Berlin’de iki yürüyüş ve binlerce insanın katıldığı “1 Mayıs” sokak eğlencesi yapıldı. Sendika ağalarının yürüyüşü ile Devrimci 1 Mayıs yürüyüşünün içeriği birbirinden farklı idi. Alman Sendikalar Birliği (DGB)’nin düzenlediği kutlamalar 500 ayrı şehirde yapıldı. Alman Sendikalar Birliği, Almanya genelindeki gösterilere toplam 340 bin kişinin katıldığını açıkladı. Geçen yılki etkinliklere 360 bin kişinin katıldığı açıklanmıştı! 1 Mayıs kutlamalarında çalışanların haklarının artırılması ve daha fazla söz hakkına sahip olmaları talep edildi.

Berlin DGB yürüyüşü Hackescher Markt’da saat saat 10.00 da başladı. Bu yıl DGB’nin 1 Mayıs parolası,  "Dayanışma, çeşitlilik, adalet"  idi. Sendika kortejlerinin arkasında göçmen örgütleri kortejlerini oluşturdu. Yürüyüşe yaklaşık 4 bin kişi katıldı. DGB'nin 1 Mayıs kutlamalarında, çalışanların haklarının artırılması ve daha fazla söz hakkına sahip olmaları talep edildi. Yürüyüş Brandenburger Tor Meydanı’nda yapılan mitingle son buldu. Alman Sendikalar Birliği’nin (DGB) düzenlediği yürüyüş sonrasında, Brandenburg Meydanı’nda eğlence yapılmakta, bu eğlencede yenilip içilmekte, alkol tüketilmekte ve küçük burjuvazi iyi para kazanmaktadır.

Kreuzberg “1 Mayıs Festivali”, yeme içme ve alkol tüketme festivalidir. “1 Mayıs”ta Kreuzberg’te yenilip içilmekte ve bolca alkol tüketilmektedir! Kreuzberg esnafı iyi para kazanmaktadır. “1 Mayıs Festivali”ne binlerce insan katılmaktadır. Festival gece yarılarına kadar devam etmektedir. Alkol tüketme bayramına, “1 Mayıs Festivali” adı adı verilmektedir! Bu eğlenceler ve DGB’nin yaptığı 1 Mayıs kutlamalarının 1 Mayıs’ın içeriği ile hiçbir ilgisi yoktur.

Akşam saat 18:00’de Devrimci 1 Mayıs yürüyüşü için Kreuzberg Oranien Meydanı’nda toplanıldı. Devrimci 1 Mayıs çağrısı, içeriği ve taşınan pankartlar devrimci idi. Devrimci 1 Mayıs’ın ana pankartı, “Berlin’den Rojava Kadar Devrimci Komünleri Kurun ve Savunun” idi. Devrimci 1 Mayıs’ın ana gündemi, YPG ve YPJ savaşçılarının direnişi ve Rojava ile dayanışma idi. Türk devletinin Efrîn harekâtı ve Alman devletinin Türkiye’ye verdiği destek kınanıyordu.  Devrimci 1 Mayıs’ın organizatörleri Almanya’da yasak olan  PKK bayraklarının taşınması çağrısı yapmışlardı. Devrimci 1 Mayıs yürüyüşü için polisten izin alınmamıştı. Taşınan pankart ve dövizlerde Almanya’nın silah ihracatını durdurması ve ülkedeki bütün sığınmacılara oturma hakkı verilmesi talep ediliyordu. 1 Mayıs yürüyüşünde YPG bayrakları taşındı.

Devrimci 1 Mayıs yürüyüşüne binlerce kişi katıldı. Alman polisi Devrimci 1 Mayıs yürüyüşü için geniş güvenlik önlemleri almıştı. Havada dolanan Helikopterler göstericileri izliyordu. Polis kameraları kayıttaydı.1 Mayıs günü Berlin'de 5 bin 300 polisin görevli olduğu açıklandı! Diğer eyaletlerden de takviye polis gücü Berlin’e gönderilmişti! Devrimci 1 Mayıs korteji, “1 Mayıs Sokak Eğlencesi”nin yapıldığı caddelerden geçti. Kortejin önü Skalitzer Caddesi’nde polis tarafından kesildi. Kortejin önünde barikat kuran polis, yürüyüşün devam etmesine izin vermedi. İzin verilseydi Devrimci 1 Mayıs yürüyüşü Schlesischen Tor meydanında sona erecekti. Çıkan olaylarda 72 gösterici gözaltına alındı.

DGB’nin yürüyüşünde Herşeye Rağmen taraftarları, Herşeye Rağmen gazetesinin 78. sayısının satışını yaptılar. 1 Mayıs bildirisini dağıttılar. Devrimci 1 Mayıs yürüyüşüne Herşeye Rağmen (Trotz Alledem) taraftarları, “Kürt Ulusunun Kendi Devletini Kurma Hakkı Vardır! Emperyalistler Rojava’dan Defolun” pankartı ile bir kortej oluşturarak katıldı.   

1 Mayıs kapitalizme karşı, isyan, direniş ve mücadele günüdür. Kapitalizme, savaşa, krize ve sahte 1 Mayıs savunucularına karşı mücadele etmek günümüzün acil görevidir. Gerçek komünizm savunucularının  en zayıf dönemlerini yaşadığı günümüz dünyasında, devrimci 1 Mayıs’ın gerçek içeriğini savunmak ve sendika ağalarının maskelerini indirmek görevdir. 1 Mayıs’ın  içeriğinin boşaltılarak sokak eğlencelerine dönüştürülmesi ve  1 Mayıs’ın yeme içme, alkol tüketme partilerine  dönüştürülmesinin 1 Mayıs’ın ruhu ile hiçbir ilgisi yoktur. Devrimci 1 Mayıs’ın çağrısı, taşınan pankartlar ve yapılan konuşmaların içeriği devrimci idi.  Herşeye Rağmen 1 Mayıs’ın özgürce kutlanacağı günler gelecektir.1 Mayıs kızıldır, kızıl kalacak. 1 Mayıs’ın kızıllığının karartılmasına karşı mücadele ettik, etmeye devam edeceğiz.

Berlin’den YDİ Çağrı Okuru

2 Mayıs 2018

 

NÜRNBERG’TE 1 MAYIS

1 Mayıs; dünya işçi sınıfının sermaye sınıfına karşı mücadelesinden doğan, dünya işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günüdür.

Hani deriz ya:

Devrimin şanlı yolunda ilerleyen halkların bayramı.

Yepyeni bir güneş doğar dağların doruklarından.

Mutlu bir hayat filizlenir kavganın ufuklarından.

Yurdumun mutlu günleri mutlak gelen gündedir.

1 Mayıs 1 Mayıs işçinin emekçinin bayramı.

Devrimin şanlı yolunda ilerleyen halkların bayramı.

İşte 2018 1 Mayıs’ında Almanya’nın Nürnberg şehrindeki Devrimci 1 Mayıs eylemi bu içeriği dile getiriyordu.

Sistemin parçası DGB (Almanya Sendikalar Birliği) sendika ağalarının ”kutlamalarına“ alternatif olarak 1982 yılında doğan devrimci 1 Mayıs eylemi bu yıl da gücünden eksilmeden 2000 civarında bir katılımla gerçekleşti. Canlıydı, heyecanlıydı, katılanlara şevk veriyordu.

Katılımdaki genç alternatif emekçilerin varlığı ayrı bir sevinç kaynağı idi. Hele bir de farklı renklerden ve uluslardan emekçilerin olması günün içeriğine daha fazla anlam katıyordu. Ülkedeki refaha rağmen katılımcılar içinde Alman devrimci, komünist, antifaşist, anarşistlerin fazla olması daha özel bir durumdu. Türkiyeli, Kürdistanlı, Afrikalı farklı renklerde antifaşistlerin farklı sloganları eyleme renk katıyordu.

“Sınıfa karşı sınıf!“, ”Savaşa karşı savaş!“, ”Sınıf mücadelesinde dayanışma!“, ”Adalet ve devrim!“, “Kapitalist barbarlığa karşı sosyalist kurtuluş!“, ”Yaşasın devrim, sosyalizm, komünizm mücadelesi!“, ”Alman tankları ve Alman parası her yerde ölüm kusuyor!“, ”Emperyalistler ve gericiler Suriye‘den elinizi çekin!“ vb. parolalar dağıtılan bildirilerde ve haykırılan sloganlarda yer alıyordu.

Hele özellikler herkesin yüksek sesle haykırılan ”Yaşasın enternasyonal dayanışma!“ sloganı katılımcıları daha fazla duygulandırıyordu.

Alman sosyalist dergisi Herşeye Rağmen!’in Almanca 1 Mayıs bildirisi de dağıtılıyordu.

Eylemde dağıtılan birçok bildiriden biri de Bolşevik Partizan’ın ”OY VERME!“ bildirisiydi. Bildiride yer alan:

OHAL şartlarında, faşizmin bütün azgınlığıyla hüküm sürdüğü, kitlelerin ırkçı-şoven söylemlerle kışkırtıldığı; demokrasiyi savunan yüzlerce HDP üyesinin zindanlarda olduğu ortamda yapılacak seçim sahtekârlığında:

Vereceğin her oy sana zulüm olarak dönecektir! Zülme onay verme! oy verme!”

Yaklaşımı 24 Haziran 2018’de Türkiye’de yapılacak seçimlerle ilgili çok doğru bir tespite dikkat çekiyordu.

Daha nice devrimci 1 Mayıslara!

2 Mayıs 2018                                                                                                   

Nürnberg’den YDİ Çağrı okuru

Paylaş