“FIRAT KALKANI” HAREKATI VE TEPKİLER

Hazırlıkları günler öncesinden yapılan, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin  ABD'nin öncülüğündeki koalisyon güçlerinin desteğinde,  24 Ağustos günü sabaha karşı Suriye'de başlattığı 'Fırat Kalkanı' harekatı ikinci gününde devam ediyor.

Cerablus’a yoğun topçu atışı ve hava bombardımanı yapıldı. Ardından kare harekatı başladı.  Sınırı geçen tank birliklerinin ve özel kuvvetlerin korumasında, ağırlığını Türkmenlerin oluşturduğu Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) kuvvetleri Cerablus’a girdi  ve akşam saatlerinde kentin tüm kontrolünü ele geçirdi.

IŞİD’in Cerablus’ta direnmediği El Bab’a doğru çekildiği belirtiliyor.

Bu yazımızda  ‘Fırat Kalkanı’ harekatına gelen tepkiler üzerinde durmak istiyoruz.

RUSYA

Rusya Dışişleri Bakanlığı, Cerablus operasyonu hakkında yaptığı açıklamada, “Türkiye-Suriye sınırında yaşanan gelişmelerin Moskova'da derin bir endişeye neden olduğunu” söyledi.

‘Fırat Kalkanı’ harekatı hakkında bir açıklama yayımlayan Rusya Dışişleri Bakanlığı, "Her şeyden önce, çatışma bölgesindeki durumun daha istikrarsız hale gelme riski rahatsızlık veriyor. Zira sivil nüfus arasında ölümler meydana gelebilir ve Kürtlerle Araplar arasındaki etnik anlaşmazlıklar körüklenebilir" ifadelerine yer verdi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın ‘Fırat Kalkanı’ harekatına yönelik açıklaması böyle. Rusya bu harekata karşı olsaydı sonuç farklı olurdu. Bilindiği üzere Suriye hava sahası aynı zamanda Rusya hava sahası. Türk jetleri Suriye hava sahasında uçmaz, tanklar, ordu birlikleri Suriye içine giremezdi. Rusya ile ilişkilerin düzeltilmesinin ardından, Rusya’nın bu harekata yeşil ışık yaktığını söylemek mümkün. Zira IŞİD’e karşı  Rusya’da Suriye’de savaşıyor.

SURİYE

Suriye Resmi Haber Ajansı SANA’nın haberine göre, Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada Türkiye’nin Cerablus’a ilerlemesi kınandı.

Açıklamada, "Türk tanklarının ve silahlı araçlarının sınırı geçmesi egemenlik haklarımızın ihlali anlamını taşır" denilerek Suriye’deki terörle mücadelenin ancak Suriye hükümeti tarafından yürütülmesi gerektiğinin altı çizildi.

Suriye’nin tepkisi çok da bir anlam ifade etmiyor. Suriye doğru bulmasa da gereğini yapacak durumda değil. Zira ortada bir Suriye değil, dört ayrı Suriye var. Esad rejiminin hakim olduğu Suriye, IŞİD’in hakim olduğu Suriye, ÖSO’nun ve muhalif grupların hakim olduğu Suriye ve PYD’nin hakim olduğu Batı Kürdistan.

ABD

ABD ‘Fırat Kalkanı’ harekatını destekliyor ve havadan destek veriyor.

Türkiye’ye gelen ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, Başbakan Binali Yıldırım ve Cumhurbaşkanı RT Erdoğan ile görüştü.

Joe Biden Cerablus operasyonuna dair açıklamasında  "Türk askerinin hareketlerini destekliyoruz, onları havadan koruyoruz" dedi.

PYD’ye de uyarılarda bulunan Biden, PYD, "Fırat’ın batısına asla geçmemelidir. Eğer geçerse ABD tarafından desteklenmez” dedi.

ABD ile Türkiye arasında PYD’nin niteliği konusunda görüş farklılığı sürse de, ABD açısından bu farklılık ‘Fırat Kalkanı’ harekatını desteklemenin önünde engel teşkil etmiyor.

HDP

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu, Cerablus'a yönelik 'Fırat Kalkanı' harekatına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şu tavır var:

“Demokratik Suriye Güçleri'nin (DSG) Minbic'i IŞİD'den kurtarmasına karşı bir hamle olarak ve IŞİD ile mücadele kılıfı altında yapılan bu askeri girişim, açık bir şekilde DSG'nin önünü kesmeyi hedefleyen ve en temelde Kürt karşıtı bir girişimdir. Türkiye'nin bugün IŞİD'den almak üzerine başlattığı belirtilen askeri operasyonun esas hedefi, sınır hattının Kürtler'in eline geçmesini engellemektir. Rojava'da yaşayan Kürtler ve DSG'nin diğer bileşenleri düşmanımız değil dostumuzdur. Türkiye'nin yapması gereken, Suriye halklarının demokratik geleceği için savaşan bu güçlere destek vermektir.”

HDP ‘Fırat Kalkanı’ operasyonunun Kürt karşıtı yönünü görüyor, harekatın aynı zamanda DAİŞ’e yöneldiği gerçeğini görmüyor. Harekatın amacı Cerablus’tan DAİŞ’İ temizlemek, Cerablus’a T.C’nin desteklediği ÖSO kuvvetlerini yerleştirmek,   Cerablus Azez arasında güvenli bölge oluşturmaktır. Sadece bu değil harekatın amacı Kobane ve Afrin kantonlarının birleşmesini engellemek, Fırat nehrinin batısına geçen YPG güçlerinin Fırat’ın doğusuna geçmesini sağlamak, T.C’nin güneyinde “Kürt koridoru”nun oluşmasını engellemektir aynı zamanda.  

Rusya, ABD, Türkiye, Suriye, İran, Almanya, Fransa vb. aralarındaki bütün çelişmelere rağmen, buluştukları  ortak nokta baş düşman olan IŞİD’e karşı mücadeledir. ‘Fırat Kalkanı’ harekatına verdikleri desteğin arkasında da bu gerçek yatıyor.

YPG

YPG sözcüsü Redur Xelil, Türkiye’nin Cerablus’a yönelik operasyonunun IŞİD'e değil Kürtlere karşı yapıldığını söyledi.

Redur Xelil’in açıklaması şöyle:

"Türkiye’nin Cerablus müdahalesi düşmanca bir tutumdur. Bu operasyonun asıl hedefi DAİŞ’ten ziyade Kürt halkı ve kazanımlarıdır. Biz Fırat’ın batısında, Demokratik Suriye Güçleri içinde yer alıyoruz. Orada kendi topraklarımızda bulunuyoruz. Bazılarının isteği doğrultusunda kendi topraklarımızdan çıkmayız. Biz ne Türkiye ne de başka bir gücün isteği doğrultusunda hareket etmeyiz.

Türkiye devlet, bizim oradaki pozisyonumuzu kendi çıkarlarına göre şekillendiremez. Güçlerimiz orada kalacaklardır ve herhangi bir geri çekilme söz konusu olmayacaktır. Hiç kimsenin ‘YPG oradan geri çekilsin’ dayatmasında bulunma hakkı yoktur ve biz bunu kabul etmeyiz.’’

YPG’de HDP gibi operasyonun Kürt karşıtı yanını görüyor. IŞİD’e yönelen yönünü görmüyor.

YPG Fırat’ın batısından çekilmeyeceklerini açıklasada; gelişmeler çekilmelerini bir anlamda zorunlu kılıyor.

Neden?

YPG Fırat’ın batısına ABD’nin isteği/desteği ve T.C’nin şartlı onayı ile geçti. Demokratik Suriye Güçleri’nin Menbic’i IŞİD’den kurtarma harekatı ABD’nin desteği ve T.C’nin şartlı onayı ile yapıldı. T.C’nin şartlı onayı Menbic kurtarıldıktan sonra YPG’nin tekrar eski pozisyonuna, yani Fırat’ın doğusuna çekilmesiydi. ABD T.C’nin bu şartlı onayını kabul etti. Şimdi T.C ABD’ye yaptıkları anlaşmaya uymasını istiyor. ABD‘de YPG’nin Fırat’ın doğusunda çekilmesini istiyor, baskı yapıyor. PYD’nin ABD ile ilişkileri dikkate alındığında bu isteğe/baskıya uzun süre PYD’nin direnmesi mümkün görünmüyor.

T.C’nin Suriye siyaseti

T.C’nin savaş başladığından bu yana izlediği Suriye siyasetinde kısmi değişiklikler var. T.C Esad’ın yıkılması üzerine kurduğu siyasetten vazgeçmiştir. Geçiş süreci içinde Esad’ın olabileceği noktasına gelmiştir. Bu önemli bir değişikliktir.

‘Güvenli Bölge’ ısrarından ise T.C vazgeçmiş değildir. Şimdi yapılan aslında “Terörden arındırılmış bölge” adı altında budur. Cerablus Azez, Mare arasındaki bölge T.C’nin denetiminde ÖSO bileşeni başta Türkmenler olmak üzere gruplara bırakılacaktır. Böylelikle baştan beri istenmeyen “Kürt koridoru” engellemiş olacaktır.

Doğru tutum

‘Fırat Kalkanı’ harekatının amacı:

*Cerablus’u IŞİD’den almak, IŞİD’den temizlemek, yerine T.C’nin desteklediği ÖSO gruplarını yerleştirmek. Cerablus Azez arasında güvenli bölge oluşturmak.

*Kobane Afrin kantonunun birleşmesini engellemek, Cerablus’un PYD/YPG’nin eline geçmesini engellemek, PYD/YPG güçlerinin “Fırat’ın doğusuna geçmesini, Menbic’ten çekilmesini” sağlamak.

‘Fırat Kalkanı’ harekatı işgal harekatıdır. TSK işgal harekatına biran önce son vermelidir. Suriye’ye savaşa, sömürgeci Türk devletinin Suriye’ye müdahalesine hayır!

Sömürgeci devletin savaşı bizim savaşımız değildir!

Baş düşman kendi ülkelerimizdedir!

Suriye‘de gerçek çözüm: bütün ulusların ayrılma hakkına sahip olduğu, tüm milliyetlerin birlikte yan yana yaşadığı, demokratik, federatif bir Suriye’dir.

Tüm emperyalist güçler, Türk devleti, yabancı güçler, gruplar; Suriye’den defolun!

Suriye’nin geleceğini belirleyecek olan Suriye halklarıdır!

25 Ağustos 2016

Paylaş