ESKİŞEHİR’DE KÖMÜRLÜ TERMİK SANTRAL İSTEMİYORUZ!

Yıl olmuş 2018; hâlâ kömür yakarak elektrik üretmek, çevreyi zehirlemektir!
Eskişehir’e de kömürlü termik santral kurulmak isteniyor. Hem bunu düşünene hem plânlayana hem de onaylayana binlerce kez hayır! Çünkü istedikleri kadar bacalara filtre taksınlar, yalnız bugün değil gelecekte de canlılar zehir soluyacak, hava, toprak ve su kirlenecek. 
Türkiye’nin en verimli tarım arazilerinden birine sahip Eskişehir Alpu ovasına termik santral yapılmak isteniyor. Yapılmak istenen termik santralın kaplayacağı alan 1541 futbol sahası büyüklüğündedir. Bu da nerdeyse 10 bin dönüm alan demektir. Böyle bir santralden havaya rüzgârla dağılan partiküller 100 kilometrelik ova alanını etkileyecek. Bu da 10 bin km²-lik verimli tarım arazisinin kullanılmaz hâle gelmesi demektir. Her yıl 2 milyon ton kül/atık imha imkânı olmadığı için ovaya yığılacak ve böylece 422 futbol sahası büyüklüğünde zehirli atık dağlar oluşacaktır.
Komşu olan Kütahya’daki Seyit Ömer termik santralının yarattığı yıkımı yakınındaki köylere gidip sorarsanız alacağınız yanıtlar sizi dehşete düşürür. Bacasından kül atan bu santralin çevresinde hemen hemen tüm hanelerde kanser vakaları vardır. Hayvanların telef olduğuna, tarım yapamaz hâle geldiklerini size anlatırlar. Göçleri size anlatırlar. Kömürlü termik santral beraberinde adeta felaketi getirmiş.
Alpu ovasında kurulması planlanan kömürlü termik santralin Eskişehir’e uzaklığı 54 km. dir.
Böylece, Porsuk çayında gondolların dolaştığı, senfoni konserlerin opera-balelerin kapalı gişe oynadığı, şehir tiyatrolarının en iyi kadrosuna sahip, cam, balmumu vb. ender müzelerin olduğu, milyon metrekare büyüklüğünde, parklara, planetaryuma, gençlik merkezlerine sahip, denizi yok ama plajı olan, yelken kullanmayı öğrenebildiğimiz, caddelerin heykellerle süslü olduğu, engelli yurttaşlarımızın kimseden yardım almadan dolaşabildiği, masal şatosunu Kapadokya'dan fazla turistin gezdiği; Eskişehir'in üstüne cam fanus gibi, kâbus gibi çökecektir.
Nükleer enerji santrallerinde olduğu gibi termik santraller de ısı ürettiği için soğutulması gerekli… Alpu Ovasında plânlanan kömürlü termik santral için ise 65 kilometre öteden su getirileceği söyleniyor. Bu da Porsuk barajının tehlikede olduğunu söylemeye eş değerdir. 65 kilometre uzaklıktan bu su getirilse bile, o zaman başka bir sorun gündemde: soğutmada kullanılan ve ısınan suları nereye akıtılacak? Suların tarlalara dökülmesi, doğanın düzeninin uzun yıllar bir daha düzelemeyecek derecede bozulması demektir… Isınan su Sakarya nehrine boşaltılır ise, Sakarya bu kez de Karadeniz kirlenecek. Böylece Karadeniz’deki canlı çeşitliliği ve balıkçılığın ölüm fermanı ilan edilmiş olacak! Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık misali kendi çabalarımızla kendi kuyumuzu kazmış olacağız. Niçin bir avuç asalak kârlar elde etsin diyedir bunca rezalet!

O zaman problem nedir diye sorarsak?
AKP Hükümetinin bu işten sorumlu bakanlığı, kömür madenlerinin olduğu yeri ihaleye çıkaracak. Sermaye grupları da bu ihaleye girecek, elektrik enerjisini üretecek ve bunu devlete satacak ve paralar kazanacak! Sonuç; rant için güzelim Eskişehir tarumar edilecek!
Tarımsal sit alanı, birinci derece tarım arazisi, Türkiye'nin en verimli bölgelerinden biri, buğday deposu, verimli şeker pancarı üretim alanları örgütlü ”cehaletle“ rant için imha edilecek.
Acaba son dönemde özelleştirileceği gündeme gelen şeker fabrikalarının özelleştirilmesi plânı kapsama alanında Alpu ovasındaki şeker pancarı üretiminin sabote edilmesi de mi var?
Bir de tutturmuşlar enerji açığımız var! Yapılan ve yapılacak olan kömürlü termik santrallerle bu açığı kapatacağız demezler mi? Daha ötesi yapılmakta olan Mersin Akkuyu ve plânlanan Sinop atom enerji santrallerinin de bu sözde açığı kapatacağı büyük yalandır! Çünkü anda Türkiye de enerji açığı söz konusu değildir.
Türkiye’nin elektrik enerjisinde açığı değil bizzat fazlasının olduğu, devletin kendi kurumlarının raporunda vardır. Türkiye Elektrik İletim A.Ş.’nin (TEİAŞ) 2017 yılı raporuna göre, devletin kurulu elektrik gücü 83 bin 229 MW. 2017 yılında kullanılan elektrik ise 47 bin 281 MW. Yani Türkiye, mevcut kapasitesinin dahi yarısını kullanabilmiş durumunda değildir. Üstelik 26 bin MW enerji sağlayacak projeler de hayata geçmek üzeredir. Bu doğal çeşitliliği ve düzeni bozacak termik santral ise sadece bin 80 MW enerji üretebilecektir. Bu veriler dikkate alındığında Alpu ovasının boşu boşuna talan edileceği gayet açıktır.

Çaresi yok mu?
Var hem de çok var! Yeni teknolojiler kullanılarak rüzgârdan, sudan, güneşten enerji üretimi temel alınırsa sorun daha sağlıklı ve çevreci bir bilinç ile çözülebilir. Ama kurulu sistem rant ve azami kâr hırsına dayalı olduğu için nakil hatlarındaki %20-lik kayıp bile dikkate alınmaz! Güneşin doğru düzgün ısıtmadığı ülkeler bizden fazla güneş enerjisinden yararlanmaktadır. Bu durumdan utanması gerekli olanları utandırmıyorsa, onları lanetlemek lazımdır. 
Ama sorun sırf lanetlemekle çözülmez, nihai çözüm rant temeline dayalı sistemlerin yıkılmasındadır.
ESKİŞEHİR’DE KÖMÜRLÜ TERMİK SANTRAL İSTEMİYORUZ!
05 Mart 2018

Paylaş