“ERKEN EMEKLİLİK DEĞİL, HAKKIMIZI İSTİYORUZ!”

Emeklilikte Yaşa Takılanların (EYT) mücadelesi son bir yıldır artarak devam ediyor. EYT’li binlerce işçi ve emekçi “erken emeklilik değil hakkımızı istiyoruz” diyerek kitlesel eylemliliklerle bir araya geliyorlar. Esas olarak sosyal medya üzerinden örgütlen emekçiler kitlesel toplantı ve mitinglerle seslerini hükümete duyurmaya çalışıyorlar.

EYTlilerin mücadelesi özellikle seçimler öncesinde hız kazandı. En son 17 Mart’ta İstanbul Maltepe’de ülkenin her yerinden kadın, erkek, yaşlı, genç  onbinlerce insan bir araya geldi. Tek bir amaç için bir araya gelen işçi ve emekçiler EYT yasası çıkmadığı takdirde hükümete oy vermeyeceklerini, bu eylemin “31 Mart öncesi son çıkış” olduğunu haykırdılar.

EYT Sorunu Nedir?

Emeklilikte Yaşa Takılanlar sorunu 1999 yılında o dönemin koalisyon hükümeti tarafından (DSP, ANAP ve MHP) çıkarılan 4447 sayılı yasaya dayanıyor.

8 Eylül 1999 gününe kadar işçilerin emeklilik için iki şartı yerine getirmesi gerekiyordu. Kadınlar için 20, erkekler için 25 yıl sigortalılık süresi ve 5000 günlük prim ödeme gün sayısı emekli olmak için yeterliydi. Yaş şartı aranmıyordu.

Örneğin, 1970 doğumlu olan ve ilk defa 1990 yılında çalışmaya başlayan bir erkek yaş şartı olmasa 25 yıllık sigortalılık süresinin dolduğu 2015 yılında emekli olabilecekken, yaş şartı nedeniyle 52 yaşında, yani 2022 yılında emekli olabiliyor ve emeklilikte yaşa takılıyor.

1999 da yapılan yasa değişikliği ile emekli olabilmek için 5000 günlük prim gün sayısı 7000’e emeklilik yaşı ise kadınlarda 58, erkeklerde 60'a yükseltildi.

8 Eylül 1999 gününden önce işe girenler için ise kadınlarda 40 ile 58, erkeklerde ise 44 ile 60 yaş arasında değişen kademeli geçiş süresi getirildi.

8 Eylül 1999 gününden önce işe girenler için kademeli geçiş süreci yasanın, o dönemin muhalefet partileri (RP ve DYP) tarafından Anayasa Mahkemesine götürülmesi ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra mümkün oluyor.

Bu yasa değişikliği ile yaşa takılanların kaybettiği süre 15-18 yıla kadar çıkabiliyor.

Emeklilikte yaşa takılanların ana talebi, 1999'da yapılan bu değişikliğin geçmişe dönük uygulanmasına son verilmesi. Yani 1999'dan önce çalışmaya başlayanların prim gün sayılarını doldurduğunda yaşa bakılmaksızın emekli olabilmeleri.

Emeklilikte Yaşa Takılanlar bu taleple meydanları doldururken hükümet kanadından herhangi bir adım atılmıyor. Tam tersine Erdoğan her fırsatta “erken emekliliğe” karşı olduğunu söylüyor.

Erdoğan en son yaptığı açıklamada, EYT’lilerin mücadelesini veren Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği başkanı Gönül Boran Özüpak ile ilgili şunları söyledi;

"Bu derneğin başındaki kişinin durumu bile sosyal güvenliğin nasıl bir felakete itilmeye çalışıldığının kanıtı. 1992'de sisteme kayıt olmuş. Bu hanımefendi eski sistemde 38 yaşında emekli olacaktı. Şimdi 2022'de 48 yaşında emekli aylığı almaya başlayacak.

Dünyanın hiçbir yerinde 38 yaşında emeklilik diye bir uygulama yoktur. Buna hiçbir ülke dayanamaz. Ortalama insan ömrünün 60 yaş olduğu dönemde 40 yaşında emekli olmanın belki izahı vardı ama bugün ülkemizde ortalama ömür 78.”

Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk da "EYT gündemimizde yok" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, EYT’li sayısının 6,2 milyon kişi olduğunu ve bunun devlete maliyetinin 26 milyar lira olduğunu söylerken, EYT Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Serpil Şahin bu durumda olanların 100 bin kişi civarında olduğunu ve bunun devlete maliyetinin 8 milyon olduğunu, Cumhurbaşkanının yanlış bilgilendirildiğini söylüyor.

24 Haziran 2018'deki cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçim öncesi MHP seçim beyannamesinde "Emeklilikte yaşa takılan kardeşlerimizin mağduriyetini gidereceğiz" diyerek bu sorunu seçim vaatleri arasına almıştı. Bu dönem MHP’nin Cumhur İttifakının yerel seçimlerde sürmeyeceğine dair yaptığı açıklamalar dönemiydi.

Aynı yılın Ekim ayında İyi Parti'nin emeklilikte yaşa takılanlara yönelik araştırma önergesinin görüşülmesine dair önerisi TBMM Genel Kurulu'nda CHP, İYİ Parti, HDP ve MHP'nin oylarıyla kabul edildi.

Daha sonra Cumhur İttifakına devam diyen MHP çark etti. Araştırma önergesi TBMM Genel Kurulu'na geldiğinde AKP ve MHP'nin oylarıyla reddedildi.

EYT konusunda bir diğer teklif de İyi Parti tarafından Aralık 2018’de verildi. MHP, EYT kanun teklifini AKP ile birlikte reddetti.

Bahçeli bir televizyon programında konu ile ilgili şu açıklamayı yaptı:  “Bizim seçim beyannamemizde bu konu var. Ayrıca milletvekili arkadaşlarımız bu konu üzerinde de çalıştılar. Hatta meclise bir teklif de sundular. Ancak 49 milletvekiliyle bunu çıkartmamız mümkün değil. Birde bunun şu anki maliyeti Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı iç ve dış sorunlar içerisinde ille de bunu çıkartacağız diyerek kimseyi kandırmaya da gerek yok. Şu an için bunun çıkması mümkün değil. Hele hele seçime bir hafta 10 gün kala böyle bir popülist politika uygulanmaz. Seçim sonuçları belli olur, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kalıcı ve istikrar sağlayıcı bir güçle yoluna devam ederse bu konuyu da çözmesi için tavsiyelerde bulunulabilir.”

Bu tavır sahtekâr burjuva siyasetin ne olduğunu görmek açısından ibret vericidir…

Tüm bu açıklama ve tavırlara rağmen önemli bir kamuoyu oluşturmuş olan EYT’li işçi ve emekçiler haklarını alana kadar mücadelede kararlı olduklarını belirtiyorlar. “Edirne’den Kars’a Jüpiter’den Marsa! Çıksın artık bu yasa!” diyen emekçilerin talepleri haklıdır, meşrudur. Sermayenin sömürüsünün biraz da olsa sınırlandırılması anlamına gelen bu talebin yanında olmamız, mezarda emekliliğe hayır dememiz ve burjuvazinin sahtekârlığını teşhir etmemiz görevdir.

Kapitalist burjuvazinin egemen olduğu bu sistemde bütün yasalar esas olarak ezen sınıfın, burjuvazinin çıkarına göre yapılmıştır. Bu konuda yapılacak bir iyileştirme de tüm diğer reformlar gibi işçi ve emekçilerin yoksulluğunu, sömürüsünü ortadan kaldırmayacaktır.

Mezarda emekli olmamak için ve emekliliğin insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşanması için bu sisteme karşı mücadelenin verilmesi gereklidir.

EYT mücadelesinin eksik yanı budur. Bu düşünceyi hareketin içine taşımak, anlatmak, ileri işçi ve emekçilerin görevidir.

Mart 2019

 

 

Paylaş