DİSK 16. OLAĞAN GENEL KURULU YAPILDI

Genel Kurul, İstanbul’da İBB’ne ait Haliç Kongre Merkezi’nde 14 Şubat’ta başladı ve üç gün sürdü.

I.GÜN:

DİSK’in Çok Sesli Korusunun sosyal içerikli türkü ve devrimci marşları seslendirmesi ile Genel Kurul açıldı. Koronun seslendirdiği marşlardan işçi sınıfının enternasyonal duygu ve düşüncelerini anlatan Enternasyonal Marşı’nın hemen peşinden İstiklal Marşı da okundu. Ardında DİSK’in tarihini anlatan sinevizyon gösterimi yapıldı.

Sinevizyondan sonra salonda bulunan başta Genel İş ve Gıda İş’in işçi delegeleri tarafından, “Yaşasın işçilerin birliği halkların kardeşliği!, Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek!, Direne direne kazanacağız!, Susma sustukça sıra sana gelecek!” sloganları atıldı. 

Kongre boyunca sahnenin arkasına yansıtılan sinevizyondan dört slogan düzenli aralıklarla gösterildi. Bu sloganlar; “2020’lerin DİSK’i emeğin Türkiye’si, Demokrasi eşitlik dayanışma, İnsan onuruna yaraşır bir çalışma yaşamı, Toplumcu bir ekonomi.”

Kongrenin açılış konuşmasını DİSK Genel Sekreteri Cafer Gonca yaptı.

Gonca işçilerin kazanımlarının yok edildiği, açlığın artığı, adalet mekanizmalarının tıkandığı bir süreçle karşı karşıya olduklarını belirtti. 12 Eylül faşizminin sürdüğünü, bu ceberut anlayışa karşı direnmek,  demokrasi, barış ve insanlık için birlikte hareket etmek gerektiğini söyledi.  Faşizmin bu karanlığını yok etmenin ancak işçi sınıfının mücadelesi ile mümkün olduğunu vurguladı.

Ardından DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu konuştu. Çerkezoğlu kapitalizmin tarihinin en derin krizini yaşadığını, emekle sermaye arasındaki çelişkinin her zamankinden daha çok belirginleştiğini, savaşların  artığını ve göçmenliğin bir insanlık krizi haline geldiği bir zamanda yaşadığımızı belirtti.

Yoksulluğun, eşitsizliğin ve ayırımcılığın arttığını, 40 yıllık neoliberalizmin Türkiye’yi bir yol ayırımına getirdiğini, savaş tamtamlarının çalındığını, 40 yıldır bunun alternatifinin olmadığını iddia edenlere alternatifin olduğunu açıklayarak tarihsel dönemden geçtiğimizi; dolaysıyla tarihsel bir yol haritası belirlemek için  Genel Kurul düzenlediklerini söyledi.

Geleceğin eskimiş yol ve yöntemlerle kurulamayacağını, tüm kurum ve kurullarımızla geçmiş deneyimleri de göz önünde tutarak yeni bir yol haritası hazırlayacaklarını belirtti.

Ülkenin bağımlı hale getirildiği, grev hakkının kaldırıldığı, OHAL, zam işsizliğin olduğu,  demokrasinin olmadığı yerde işçilerin ekmeğinin, işçilerin ekmeğinin olmadığı yerde demokrasinin olamayacağını, işçilere karşı yapılan saldırıları engellemek için ilk görevin örgütlenmek olduğunu belirten Çerkezoğlu emeğin kurtuluşunun ve Kürt sorununun demokratik çözümünün toplumsal çıkarı gözeten halkın egemenlik sisteminde olduğunu söyledi.

Konuşmadan sonra Korkut Boratav, Alp Selek, Turgut Kazan, Prof. Dr. Kuvvet Lordoğlu ve Ercüment Tahiroğlu’na DİSK onur ödülleri verildi.

Daha sonra konukların konuşmasına geçildi. İlk konuşmacı İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu Haliç Kongre Merkezi’ni DİSK Kongresi için verdiğinden dolayı teşekkür eden DİSK yöneticilerine, DİSK’in misafir değil ev sahibi olduğunu, alanların halka açmak gibi bir amaçları olduğunu, hükümetin alan yasağını doğru görmediklerini, ülkede huzurun işçilerin emeğinin alabilmesinden geçtiğini, hukuk adalet demokrasi için işçilerin, sendikaların yanında olduğunu söyledi

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, neoliberalizmin şampiyonu AKP iktidarının 53 yıllık köhnemiş iktidarların en köhnemişi olduğunu belirterek, kayyum atanan büyükşehir belediyelerinde ilk işleri işçilere saldırmak olan “Kayyum Cumhuriyetinin” Kürt düşmanlığı ve emek düşmanı düzeninden kurtulmak için birlik olmada toplumsal emek örgütlülerinin önemli olduğunu belirti.

İyi Parti temsilcisi Ahid Andican, “Cumhuriyet değerlerini yok eden, hukuku çiğneyen iktidarın insan ve emekçi haklarını yok etmeye çalışan bir iktidar olduğunu, sadece işçi hakları değil “Millet İttifakı”nı örnek göstererek demokrasiye inananları birlikte mücadele vermesini istedi.

Ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu konuştu. AKP iktidarının insan odaklı değil rant odaklı bir siyaset güttüğünü, inancı kullanarak iktidar olduğunu ve inancı kullanarak iktidarını sürdürdüğünü, bu iktidara karşı Karl Marx’ın “Dünyanın bütün işçileri birleşiniz!” şiarını anımsattı ve ardından “değiştiriyorum bu zamanda geçerli değil; onun yerine dünyanın bütün Sosyal Demokratları birleşiniz!  diyorum” dedi. “Uygar ülkeler” seviyesine gelmek için de üç şart saydı. “ 1. Demokrasi, 2. Üreten bir ekonomi, 3. Sosyal adalet”.

DİSK’in bir gün öncesinde kuruluşunun 53. Yıldönümü dolaysıyla düzenlediği Uluslararası Sendikal Konferansa katıldıkları için ITUC (Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu), ETUC (Avrupa Sendikalar Konfederasyonu) ve IndustriALL temsilciler dışında kimse Genel Kurula katılıp konuşmadı.

ITUC temsilcisi Owen Tudor, bir çok ülkede işçilere yapılan saldırılarla hak gaspları, sömürü ve zulümlere örnekler verdi. Türkiye’de hak istemenin, grev yapmanın yasaklandığını, savaşı bile protesto etmenin barış istemenin  cezaevlerine atılmaya yettiğini, ona rağmen mücadele eden herkesi cesaretinden dolayı kutladı.  Bütün dünyada diktatörlük değil demokrasi, özgürlük  eşitlik ve barış için mücadele ettiklerini bu mücadelede DİSK’le ve Türkiye’li işçilerle omuz omuza olmaya devam edeceklerini söyledi.

ETUC  Genel Sekreteri Patrick Itschert,  Genel Kurul salonuna üyeleri olan 45 milyon işçinin selamını getirdiğini belirterek söze başladı. Konuşmasında hem dünyada, hem de Türkiye’de çok kritik bir dönemden geçildiğini, Avrupa’da ve Türkiye’de ciddi sorunlarla karşı karşıya olunduğunu ifade etti. “Avrupa’da demokrasimiz tehlikede faşist saldırılar artıyor. Tek kişi diktatörlükleri gelişiyor. İşçi ve emekçilerin hakları gasp ediliyor. Devletlerin siyasi ilticacılara ve göçmenlere yönelik politikaları insanlık dışı. Tüm bunlara karşı birlikte mücadele etmeyi öğrenmeliyiz. Birlikte kazanabiliriz”  dedi. Ve yakın zamanda Avrupa çapında asgari ücret düzenlemesi için bir kampanya başlatacaklarını duyurdu.

IndustriALL Temsilcisi Kemal Özkan, “Dünyada 138 ülkede karlar özelleştirildi, zararlar devletleştirildi. Çeşitli ülkelerde çeşitli biçimlerde işçi haklarına saldırılar var. Karşımızdaki otoriter sisteme karşı çağdaş yeni bir aydınlanma hareketi yaratarak hep birlikte mücadele etmeliyiz” dedi.

KESK Genel Başkanı Mehmet Bozyiğit, işçi ve emekçilere yönelik ekonomik saldırıları ve ülkenin dışa bağımlılığını teşhir ederek mevcut iktidarın Kürt sorununu çözme koşullarını ortadan kaldırarak çözümü imkansızlaştırmaya çalıştığını belirti. Önümüzdeki günlerde bu saldırıların artarak devam edeceği tespitini yapan Bozyiğit asgari müştereklerde bir araya gelerek emekçilerin sömürülmediği ve faşizmin yenildiği demokratik bir ülke kurabileceğimizi söyledi.

TMMOB  Başkanı Emin Koramaz, ülkede OHAL’in olduğunu, yasama, yürütme ve yargıdan oluşan güçlerin ayrılığının ortadan kaldırıldığı, yönetimin tek kişi yönetimine dönüştüğünü,  işçi ve emekçilere siyasi ve ekonomik saldırıların artarak devam ettiğini, odalarda onca bilim insanının hazırladığı onlarca rapora rağmen, yapıldığında İstanbul’un bir depremde nüfusunun dörtte biri gibi kentin de yok olacağını ve tümden iklimin değişeceğini, Kanal İstanbul’un yapılmasında ısrar edildiğini söyledi.

Tüm bunlara karşı 1970’in anti-emperyalist, anti-faşist mücadele ruhu ile 2020’nin Emek Platformunu kurarak başarılı bir mücadele yürütüleceği açıklamasında bulundu.

TTB  Başkanı Sinan Adıyaman, Kronavirüsten 1500 kişinin öldüğünü, buna karşı  ne gibi önlemler alınacağını kısaca anlattıktan sonra, dünyada iş cinayetlerinde günde bunun 8 – 10 katı insanın öldüğünü - bu sayıya sağlıksız koşullardan çalıştığı için hastalanıp ölenlerin sayısı dahil değil – açıklayarak en büyük ölümcül hastalığın sistemin kendisi olduğunu, buna karşı birlikte yeni yöntemlerle mücadele çağrısında bulundu. “Sistemin hasta ve hastalılık haline 17 Mart’ta Ankara’da bir miting düzenleyeceklerinin  duyurusunu yaptı. Genelde hekimlerin özelde Aile Hekimliğinde çalışan hekimleri nasıl bir baskı ve sömürü altında ezildiklerini kısaca anlattı.

Konukların konuşması bölümünde, önceki konuşmacılarda olduğu gibi süre sınırlaması getirilmedi. 

Partilerden EMEP, DİP, TSİP, EHP, SYKP, İDP, ESP, Yeşiller Sol Parti ve Halkevi, Kadın Dayanışması’na söz verildi.

Hepsi de ülkelerimizde hakim sınıfların işçi ve emekçilere, nasıl ne gibi saldırılarda bulunduğunu, geniş geniş anlatarak buna karşı birlikte mücadele verilmesi gerektiğini belirtiler. Fakat bu birliğin hangi ilkeler temelinde, ne gibi bir birliğin ve nasıl yaratılacağından söz etmediler.

Rıdvan Budak başkanlığında, üçü kadın Divan Kurulu seçildi. Budak divanda kadının çokluğunu DİSK ile diğer gerici sendikalar arasındaki farka örnek göstererek “güç birliği yapılmasını, son seçimlerde olduğu gibi, sanayileşmiş Türkiye, örgütlü toplum yaratmalıyız” dedi.

II:GÜN:

Kongrenin 2. günü Divan Kurulu ve karar önerge, tüzük değişiklik önerge ve tahmini bütçe hesap tetkik komisyonları seçiminden sonra delegelerin konuşmalarına geçildi.

Konuşan delegeler işletmelerden fabrikalardan gelen işçi delegeleri değildi. Konuşanların hemen hemen tümü DİSK’e bağlı 22 sendikanın Genel Başkanları ya da Genel Sekreterleri  idi. Akşam konuşmacıların bitimine yakın Divan Başkanı bu tersliği, tek işçi delege olan bir delegenin konuştuğu sırada fark etmiş olacak ki günah çıkarır gibi “Aslında önce işçi delegelere söz verip işçi delegelerin konuşmaları bittikten sonra yönetici delegelere söz verilseydi iyi olacaktı. Onlar işyerlerindeki sorunları daha somut ortaya koydukları gibi kendi mücadele deneyimlerini de aktarsaydılar daha iyi olurdu” şeklinde bir “özeleştiri” yaptı!

Konuşmacılar çeşitli işkollarındaki DİSK’e bağlı sendikaların doğal delege olan Genel Başkanları idi. Çoğu konuşmalarında AKP iktidarının işçileri emekçileri ezdiğini, sendikalılaşma ve grev haklarını ortadan kaldırmaya çalıştığını, savaş tamtamlarının çalındığını, önümüzde daha zor günlerin olduğunu, ekmek özgürlük demokrasi, barış için birlik olup halkın tümünü yanına alarak birlikte mücadele ettiklerinde kazanabileceklerini söylediler. 

Bazı konuşmacılar savaş ve barış konusunda DİSK’in net ve kararlı bir duruş sergilemediğini, saldırılara karşı mücadelede çekingen davrandığını, bu hata ve eksikliklerini aşacağına inandıklarını ifade ettiler. Bu inançlarının nedeni de bu kongrede çok güçlü bir yönetimin ortaya çıkacağına inandıkları içindi.

Konuşmacılardan çok azı bu sistemin bir sermaye düzeni olduğunu belirti. Hiç birisi de sistem içinde elde edilebilecek kazanımlarla, sistem yıkıldıktan sonra işçi sınıfı önderliğinde bir devrimci halk iktidarında elde edilebilecek kazanımları gerçek kurtuluşu birbirinden ayırmadı. Tıpkı yukarıda adları geçen kendilerini sosyalist, devrimci gören partiler gibi.  

Devrimci siyasetin literatüründe  bunun ismi reformculuktur. Reform talepleri uğruna mücadele tabiî ki önemli ve değerlidir. Fakat bir şartla, devrim mücadelesine tabii ona bağlı yürütülürse.

III:GÜN:

Kongrenin son günü seçimler yapıldı.

DİSK’in Genel Başkanlığına yeniden Arzu Çerkezoğlu (360 oy) seçildi. Genel Sekreterliğe  Metal İşçileri Sendikası Genel Başkanı  Adnan Serdaroğlu, (312oy) diğer Yönetim Kurulu üyeliklerine  Genel – İş Genel Başkanı Remzi Çalışkan (316 oy), Lastik – İş Genel Başkanı Alaadin Sarı (320 oy), Tekstil Genel Başkanı Kazım Doğan (289 oy), Sosyal – İŞ Genel Başkanı Mustafa Ağuş (306 oy), Gıda – İş Genel Başkanı Seyit Aslan (280 oy) seçildiler.

DİSK Genel Başkanlığına aday olan Real direnişçisi Kader İpek Altınbulak ise 25 oy aldı.

Sonuçlarım açıklanmasından sonra konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu sendika  başkanlarına delegelere ve işçi sınıfına teşekkür ederek “Bu onurlu görevin daha da ağırlaştığı bu süreçte, insanca yaşayacağımız, çalışacağımız, eşitliğin, özgürlüğün, adaletin tesis edildiği bir yeniden kuruluşa ihtiyacımız var.  Bizler bu ortak, akıl ve iradeyle, üretenlerin yöneten olduğu emeğin Türkiye’sini hep birlikte kuracağız” dedi.

DİSK’in 16.Genel Kurulu’nda düzen siyasetçileri boy gösterdi. CHP Genel Kurul’a adeta çıkartma yaptı. Ne de olsa DİSK arka bahçeleri!

16. Genel Kurul, sınıfsal bakış açısıyla işçi sınıfı sorunlarının tartışılmadığı, sorunlara çözüm üretilmediği bir genel kurul oldu.

Genel Kurul’da yeni İşçi Dünyası Ocak sayısının dağıtımı yapıldı.

19 Şubat 2020

Genel Kurul’a katılan Yeni İşçi Dünyası okurları

Paylaş