ARTAN BASKILARA KARŞI BAKIRKÖY’DE BASIN AÇIKLAMASI VE DİRENİŞTEKİ İŞÇİLERE ZİYARET

KESK İstanbul Şubeler Platformu Bakırköy Cumhuriyet Meydanı’nda son dönemde artan baskılara karşı basın açıklaması yaptı.

KESK İstanbul Şubeler Platformu son dönemde artan polis şiddetini protesto etti. Bakırköy Cumhuriyet Meydanında saat 13.00’de basın açıklaması yapıldı. “Belediye İşçileri Yalnız Değildir! Atılan İşçiler Geri Alınsın” yazılı ozalit açıldı. Tüm-Belsen ve Belediye-İş flamaları açıldı.
Basın açıklaması Bakırköy Belediyesi Merkez Binası önünde yapıldı. Basın açıklaması aynı zamanda direnen işçiler ile birlikte yapıldı. KESK üyeleri direnişteki işçileri ziyarete gelirken “Yaşasın sınıf dayanışması!, “Zafer direnen işçilerin olacak!, Belediye işçisi yalnız değildir!” sloganları attı.
Ziyarette ilk olarak Belediye İş 2 No’lu Şube Başkan yardımcısı Ercan Gürünlü söz alarak 14 gündür süren direnişi anlattı. BYUAŞ işçilerinin taleplerinin bir an önce yerine getirilmesini istedi.
Ercan Gürünlü açıklamasından sonra KESK açıklamasını Tüm Bel Sen 1 No’lu Şube başkanı Kadri Kılıcı yaptı. Kılıcının ardından İdil Kültür Merkezi adına bir kişi Okmeydan’ı İdil Kültür Merkezine yapılan baskını anlattı. Grup Yorum olarak sanat ile halkın yanında olacaklarını belirtti.
Basın açıklamasının ardından işçiler ile sohbet ettik. İşçiler ile yaptığımız sohbette direnişin 14. gününde kararlı bir şekilde yol aldıklarını gördük. BYUAŞ taşeron olmasına rağmen  sermayenin tamamını belediye aittir. İşçiler her ne kadar BYUAŞ ile çalışsalar da, asıl muhatap belediyenin kendisidir. Bakırköy belediyesi CHP’ye ait bir belediyedir. İktidarlarında taşeronu kaldıracağını iddia eden CHP belediyelerinde kendisi taşeron yaratıyor.
CHP’li Belediye işçileri işten attığı yetmiyormuş gibi bir de işçiler ile dalga geçiyor. İşçiler ile yaptığımız sohbette belediye başkan temsilcilerinin çadırı ziyaret ettiğini, “maşallah çadırınız dayanıklıymış, güzelmiş altı yıl dayanır” diyerek işçiler ile alay etmiştir.
Direnişteki işçilerin yakındığı bir diğer konuda DİSK’in tutumudur. Belediye Genel-iş ile işbirliği yaparak Belediye-İş’in hâkimiyetini kırmak istiyor ve kendi istediği sendikanın örgütlenmesini istiyor. İşçiler başından beri örgütlü mücadele yürüten Belediye-İş’i istemektedirler. Bundan kaynaklı uygulanan baskının sona ermesini talep etmektedirler. İşyeri temsilcisi Cengiz Ertaş, bu konuda ayrıca Disk Genel Başkanı Kani Beko ile görüştüklerini Beko’dan aldıkları yanıtın garip olduğunu belirtti. Kani Beko “Madem öyle dükkanı kapatalım” demiştir.
BYUAŞ işçilerinin talepleri “TİS’in imzalanması, işten çıkarılan işçilerin işe geri alınması, Mobbinglere ve sendika değiştir baskılarına son verilmesi”dir. BYUAŞ işçilerinin talepleri haklı ve meşrudur.  Sendikalar kimsenin “dükkanı” değil işçilerin mücadele örgütleridir. Patron sendika işbirliği işçilerin mücadelesi ile son bulacaktır. İş yerlerinde sendika rekabeti olabilir bu gayet doğaldır. Fakat hangi sendika olursa olsun patronun isteği ile gelen sendikayı işçi istemiyorsa o sendika zorla işçilere dayatılamaz. Belediye-İş somutunda işçiler Genel-İş’i istemiyor ise saygı duyulmalı ve işçilerin özgür iradesi belirleyici olmalıdır. Sendika rekabetinde işçiler zarar görmemelidir.
03.04.2014

Paylaş