DERSİM 38 KATLİAMINDA KATLEDİLENLER ANILDI

4 Mayıs’ta iki ayrı basın açıklaması ve etkinlik ile Taksim’de Dersim 38 katliamında katledilenler anıldı.

Dersim Dernekleri Federasyonu’nun (DEDEF) çağrısı ile saat 19.30’da toplanan yaklaşık 300 kişilik grup Taksim Tünel’den Galatasaray Lisesi önüne kadar meşaleli yürüyüş düzenledi. Kitlenin en önünde Seyit Rıza’yı temsilen bir tiyatro oyuncusu elinde urgan ile siyah elbiseler giyen katliamda katledilen kadınları temsilen üç kadın yürüdü.  Tiyatrocuların ardında ise DEDEF adına açılan pankart Zazaca ve Türkçe hazırlanmıştı. Pankartta “Dersim 38 katliamdır, soykırımdır, Katliamı kınıyoruz” yazılıydı. Zazaca olarak pankartta “4’e Gulane Roca Sıawa” yazılıydı.
Taksim Tünel’den yürüyen kitle sık sık “Dersim 38 katliamdır!, Dersim’den Roboski’ye katil devlet hesap verecek!, Arşivler açılsın, hesap verilsin!, Katil devlet hesap verecek!, Munzur özgür akacak!” vb. sloganları atıldı.
Yürüyüş yapılırken bir diğer anmada Galatasaray Lisesi önünde yapılıyordu. HDP ve DEDEF’e bağlı olmayan birkaç Dersim Derneği çağrısıyla 19.00’da bir araya gelen yaklaşık 150 kişilik kitle vardı. Yürüyüş yapan kitle Galatasaray Lisesi önüne geldiğinde, HDP’nin kitlesi basın açıklamasını bitirmiş ve kitle dağılmamıştı.


DEDEF öncülüğünde yapılan yürüyüş Galatasaray Lisesi önüne geldiğinde basın açıklaması yapacaktı. Önceki basın açıklamasında kalan kitlenin de basın açıklamasına katılması kitlenin artması ile birlikte yürüyüş komitesi yürüyüşü Fransız Konsolosluğu önüne kadar sürdürmek istedi. Kitlenin yürümeye devam etmesi üzerine, polis  İstiklal Caddesini kapatıp bekleyen Tomayı da çalışır hale getirdi. Polis şefleri ile yapılan görüşmelerin ardından basın açıklaması yapılmasına karar verildi.
Basın açıklamasını DEDEF adına Besime Yeter okudu. Besime Yeter basın açıklamasında şunları söyledi:
“04 Mayıs 1937’de alınan Bakanlar Kurulu kararıyla Dersim’de ‘Tedip ve Tenkil Harekatı’ adı altında, Dersimli imha ve yok etme adı altında karar alınarak travmatik etkileri günümüzde dahi sürmektedir.”
“1937-38 Dersim Tertelesi sadece bir defaya mahsus yaşanmış bir katliam değildir. Osmanlı döneminde Hamidiye Alayları ile düşüremedikleri bir coğrafyaya, Cumhuriyet döneminde de geleneksel Türk İslam ideolojisinin sonucu olarak sürdürülen toptan yok etme operasyonudur.”
Basın açıklaması, “Dersim adı iade edilsin, Dersim halkından özür dilensin. Sürgünler, kayıplar ve evlatlık alınan çocukların listesi açıklansın. Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklansın. Dillerimize ve Kızılbaş Alevi inancımıza özgürlük istiyoruz. Munzur’daki baraj projeleri iptal edilsin” DEDEF’in talepleri dile getirilerek son buldu.
Osmanlı’nın yok etme mirasını devralan T.C devleti 04 Mayıs 1937’de aldığı karar ile Dersim’de ulus devlet modelini “güçlendirmek” adına Dersim’de katliam uygulamıştır. Binlerce kadın ve çocuk başta olmak üzere bir yok etme politikası gütmüştür.


Basın açıklamasında dile getirilen talepler haklı ve meşrudur. Dersim gibi önemli bir anmanın olduğu bir günde aynı anda farklı yerde basın açıklaması yapmayı doğru bulmuyoruz.   Doğru olan ortak taleplerin ve daha güçlü dile getirilmesi için ortak bir eylem yapılmasıydı. Bu şekilde daha güçlü bir katılım gerçekleşebilirdi.

Biz bir grup YDİ Çağrı okuru yürüyüşe katılarak destek olduk. Toplanma yerinde seçim bildirimizi ve YDİ Çağrı dergisinin son sayısının satışını yaptık.
04.05.2015

Paylaş