‘CORONA İS THE VİRÜS, CAPİTALİSM İS THE PANDAMİC!’

Başlık bir duvar yazısından alınmıştır. Yaşadığımız bu günlerde bundan daha açıklayıcı bir cümle olamazdı doğrusu. Türkçesi ise şöyle: ‘Korona bir virüstür, kapitalizm ise salgın! Kapitalizm bütün insanlığın bir an önce kurtulması gereken bir salgın olarak karşımızda durmaktadır.

Covid-19 Dünya Sağlık Örgütü tarafından ‘pandemi’ olarak ilan edildi. Covid-19 virüsünden ölen insanların sayıları onbinleri bulmuş durumda. Kapitalistler kârları uğruna işçi ve emekçiler çalıştırmaya hala devam ediyor. Dünya genelinde Covid-19 dan ölenlerin sayısı 97 bini aştı. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 270 milyon “iş kazası” oluyor, 160 milyon insan çalışma koşullarının yol açtığı hastalıklara “yakalanıyor”; bunlardan ötürü her yıl yaklaşık iki milyon insan ölüyor. Bu her 15 saniyede bir işçinin, günde 6 bin işçinin “iş kazasında” ölmesi demek. Oranları karşılaştırdığımız da iş cinayetlerinde ölenlerin sayısı Covid-19 dan ölenlerden çok daha fazladır. Dünya Sağlık Örgütü ‘pandemi’ ilan edecekse, bu kesinlikle kapitalizm olmalıdır!!

Kapitalizmin aşırı  kâr hırsı, doğanın talan edilmesini, doğal dengelerin bozulmasını beraberinde getirdi. Kapitalizm neden, Covit-19 sonuçtur. Biran önce kapitalizmden kurtulamazsak dünyayı daha çok felaketler bekliyor…

Türkiye’de ise Covid-19’a karşı alınan önlemler bağlamında sadece üniversitelerde yaşanan sorunlara değinmekle yetineceğim.

YÖK tarafından yapılan açıklama ile 2019-2020 bahar döneminin uzaktan eğitim ile devam edeceği duyuruldu. Bununla beraber öğrencilerin bu süreçte uzaktan eğitim sürecinin nasıl işleyeceği, birçok üniversitenin altyapısının uygun olup olmadığı, olanların ise üniversitede okuyan öğrencilerin internete erişme ve bu süreci nasıl devam ettireceği ayrı bir soru olarak durmakta.
İnterneti ve bilgisayarı olmayan binlerce öğrencinin eğitime nasıl devam edeceği ayrı bir sorun,  ama YÖK yaptığı açıklama ile öğrencileri güya rahatlatmış oluyor!!  Uzaktan eğitim imkanı olmayan, memleketlerine dönmüş binlerce öğrenci için YÖK şu açıklamayı yapıyor: Korona virüs nedeniyle bahar dönemi ‘kayıt dondurma’ yapılacaktır. YÖK yarım dönem 'kayıt dondurma' konusunda kolaylık sağlayacakmış! Öğrencilerin yarım dönemlik kaybı ne olacak, okul ücretleri, masraflarını kim karşılayacak? Vakıf üniversitelerinde okuyan öğrencilerin yarım dönemlik ücretini kim ödeyecek? YÖK açıklamasında bu sorulara cevap yok.

 Uzaktan eğitime devam edilen Vakıf üniversiteleri hala öğrencilerden okul taksitlerini ödemelerini istiyor. Elbette üniversitelerin birer ticarethane ve öğrencilerin ise birer müşteri olduğunu biliyoruz. Böylesi bir süreçte “hepimizin aynı gemide olduğu” demagojisinin bari birazcık olsun inandırıcılığı olsun. Okul taksitlerini ödemek için çalışan binlerce öğrenci işsiz ve taksitlerini ödeyemiyor. Ayrıca, virüsle beraber kapanan işyerleri ile anne ve babalarımız da işsiz kalmış durumda. Ülkenin hali ortada iken en temel ihtiyaçlarımız olan barınma ve besleme ihtiyacımızı bile karşılayamadığımız bu günler de üstüne bir de okul taksitleri...

Gelinen bu aşamada, hem biz öğrenciler hem de ailelerimiz işsizlik ve yoksulluk içinde yaşam mücadelesi vermekteyiz. Görünen o ki yakın bir zamanda da  iş bulamayacağız. Kapitalist düzen devam ettiği sürece işsizlik, yoksulluk, sömürü devam edecek. Sadece Mart ayında 113 işçi, kapitalistlerin aşırı kâr hırsı nedeniyle yaşanılan ‘iş cinayetleri’ sonucu yaşamını yitirdi.

Ya kapitalist barbarlık içinde çöküş, ya sosyalizm!

12 Nisan 2020

Yeni Dünya Gençliği okuru

 

    

   

 

Paylaş