BU KAVGA DEMOKRASİ KAVGASI DEĞİLDİR!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'nın Çubuk ilçesinde, 21 Nisan’da yaşamını yitiren er Yener Kırıkcı için düzenlenen cenaze törenine katıldı.

Törenin ardından Kılıçdaroğlu bir grubun saldırısına uğrayarak linç edilmek istendi.

Kemal Kılıçdaroğlu'na yapılan linç girişimine karşı çıkıyoruz. Kim olursa olsun, kim yaparsa yapsın, gerekçe ne olursa olsun bir insanın linç edilmesine, edilmek istenmesine karşıyız. Bu linç girişimine karşı çıkmamız, Kemal Kılıçdaroğlu’nu savunduğumuz anlamına gelmez. Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı, demokrasiye yapılmış bir saldırı değildir. Kemal Kılıçdaroğlu, burjuva demokrasisini savunan bir partinin değil, faşist bir partinin genel başkanıdır.

“Cumhur İttifakı” ile “Millet İttifakı” arasında bir iktidar kavgası yaşanıyor.  Siyasi gelişmeleri bu kavga belirliyor. Bu kavga T.C devletini kimin yöneteceği kavgasıdır. Bu kavga demokrasi ile faşizm arasındaki bir kavga değildir. Burjuva, düzen partilerinin kendi aralarındaki kavgada kullandıkları nefret söylemi, ötekileştirici dilden  mesajı alan provokatörler hemen harekete geçiyor. T.C devletini yöneten AKP iktidarı lince uğrayan kendi muhalifleri ise saldırganlara “mesajınız alınmıştır. Tepkinizi gösterdiniz. Lütfen dağılın” diyebiliyor!

Egemen sınıfların siyasetçileri arasındaki dalaş halka da yansıyor. Toplum AKP cephesi, anti AKP cephesi olarak iki kutba ayrılmıştır.

İşçilerin, emekçilerin kendilerini ezen burjuva partilerinin peşine takılmaları, ayrışmaları, bölünmeleri; kendi sınıf çıkarlarına terstir. Bu ayrışma ve bölünme sermayeye yarar!  

Egemen sınıfların iktidar için dalaşan her iki kanadı açısından da geniş işçi ve emekçilere yüklenen görev, kitleleri kendi kuyruklarına takma, iktidar dalaşında işçilerin, emekçilerin kaldıraç olması rolüdür. İşçiler, emekçiler bu rolü üzerlenmemelidir.

İşçilerin, emekçilerin “Cumhur, Millet İttifakı”nın peşine takılmasında, bunlara destek vermesinde herhangi bir çıkarı yoktur. Tam tersine iki burjuva kliğin iktidar dalaşında işçiler, emekçiler birbirlerine düşürülüyor. Ne “Cumhur İttifakı” ne de “Millet İttifakı”nın iktidarı, işçiler, emekçilerin temel sorunlarını çözmeyecektir. Bunların iktidarı sermaye sahiplerinin iktidarıdır. Burjuvazinin iktidarıdır. İşçilerin, emekçilerin burjuva kliklerin peşinde gitmesinin, destek vermesinin onların iş, aş ve özgürlük istemlerine bir faydası yoktur, olmayacaktır.

İşçilerin, emekçilerin görevi hâkim sınıfların şu ya da bu kesiminin peşine takılıp ezilmek olamaz, olmamalıdır. İşçiler, emekçiler hâkim sınıfların iktidar dalaşında gerilimin tırmandırılması çabalarına karşı çıkmalı, gidişata dur demelidirler. İşçiler, emekçiler kendi bağımsız talepleri temelinde, kendi çıkarları doğrultusunda örgütlenmeli, kendilerini sömüren hâkim sınıflara, onların devletine karşı mücadele etmelidirler.

Provokasyonlara karşı uyanık olalım. Hâkim sınıfların şu ya da bu kanadının işçi sınıfını ve emekçileri birbirine düşürme hedefli plan ve çabalarına karşı sınıfın birliğini sağlayalım. Sermayeye karşı mücadeleyi örgütleyelim. İşçi sınıfının ve  emekçilerin bunu yapacak gücü var. Yeter ki işçiler, emekçiler bu görevlerinin bilincine varsın!

22 Nisan 2019

 

Paylaş