BU 1 MAYIS’TA KIZIL BAYRAKLARLA “GEZİNTİYE” ÇIKIYORUZ

YAŞASIN İŞÇİ SINIFININ DEVRİMCİ MÜCADELE GÜNÜ!

Bütün Ülkelerin İşçileri, Birleşiniz!                                                   Bütün Ülkelerin İşçileri ve Ezilen Halklar, Birleşiniz!                   Mayıs 2020

 

Şimdiye kadar ulaşmış olduğumuz her şey bize hediye edilmedi; bilakis bunları on yıllar süren kapışmalar içinde bizzat mücadele ederek kazandık. ABD’deki işçi sınıfı daha 1880’lı yıllarda 8-saatlik iş günü için mücadeleyi zaten başlatmıştı. 1 Mayıs 1886’da bunun için polisin Şikago’da yürüyüş sırasındaki işçilerin üstüne ateş açtığı büyük bir genel grev yapılmıştı. Bu vesileyle Uluslararası İşçi Birliği’nden Fransa’daki Marksistlerin önderliğinde, enternasyonal proleter dayanışma için önemli bir başlangıç noktası hâline gelmiş bulunan 1 Mayıs uluslararası mücadele günü olarak ilan edildi.

1890’dan itibaren yasağa rağmen, egemenlerin polis saldırıları ve tutuklamalarla müdahale ettiği Avusturya kentlerinde miting ve yürüyüşler düzenlendi. Yüz binlerce işçiler sokağa çıktılar ve Friedrich Engels İşçi Gazetesi’nde bununla ilgili olarak şöyle yazdı: “Dost ve düşman, Avusturya ve Viyana tüm kara parçasında proletaryanın bayramının en parlak ve en layıkıyla kutlandığı konusunda hemfikirdir.” Avusturya burjuvazisi 1 Mayıs 1919’u artık yasaklayamadı; onu bir devletsel izin ve tatil günü olarak ilan etti ve sosyal demokrasi bir mücadele gününden Viyana’nın ünlü Ring caddesindeki resmi geçitlerle kutlanan bir tatil gününe çevirdi. Sosyal demokrasinin ihanetine rağmen işçi sınıfı, diğerlerinin yanında işsizlerle dayanışma içinde mücadeleci taleplerle Ring’de kitlesel bir şekilde yürüdü.

Yeşil Heimwehr [Vatan Koruma-ÇN]-faşizminin kurulmasına karşın 1933 yılında Dollfuß-rejimi, yüz binlerce mücadeleci işçilerin 1 Mayıs 1933’de Ring’de kızıl boyun atkılarıyla sözde bir “gezinti” düzenlemesine engel olamadı.

Gerici ve ırkçı turkuaz-yeşil Kurz-Kogler-hükümeti güncel toplanma yasağıyla birlikte bugünlerde 1 Mayıs’ı yasaklamak istiyor. Kurz, sermayenin çıkarına kendisinin ırkçı-, anti demokratik-, ve halk düşmanı kara-mavi [kendisinin başbakanlığındaki önceki koalisyon hükümetinin- Kurz’un partisi ÖVP – kara-, faşist FPÖ – mavi – partilerinin renkleri -ÇN] siyasetinin sürekli devam etmesini istiyor. Eğer’siz ve Ama’sız bu Yeşiller ve Turkuazlar [ÖVP, Kurz başa geçtikten sonra rengini karadan turkuaza çevirdi-ÇN] Korona-Olağanüstü Hâl Yasaları ile tekelci sermaye için her şeyi yapmak istiyorlar. Diğer taraftan işçi sınıfı ve halk kitleleri için kişisel/bireysel ve kolektif haklar yoğun bir şekilde kısıtlanmakta; milyonlarca insan korku ve endişeye düşürülmekte ve işsizler üretilmektedir. Çoğunluk yararına demokratik ve sendikal haklar için mücadele etmeye girişmezsek, hepimiz burjuvazinin bu önlemlerinin bedelini ödemek zorunda kalacağız. Sosyal ortakçı kurumlardan bir kopma olmaksızın bu başarılamaz. Tarih bize, bizim pembe hainlere ve yeşil sahtekârlara karşı örgütlenmek ve kendi çıkarlarımız için mücadele etmek zorunda olduğumuzu gösteriyor.

Dayanışmaya evet – ama burjuvaziyle değil!

Kapitalizm ister Korona’yla ister Korona’sız yoksul ve hasta yapar

Son 10 yıl içinde kişi başına düşen Avusturya hastane yatakları sayısı %5 civarında ve akut/acil yatak sayısı hatta %14 civarında düşmüş olmasına karşın ve bugün 2009 yılına oranla devlet tarafından finanse edilen hastaneler 19’dan daha az (-%15) ve 300 daha az sağlık sigortası kasası hekimleri bulunmasına rağmen Avusturya sağlık sistemi Avrupa karşılaştırmasında – her şeyden önce İtalya, İspanya, Fransa veya Büyük Britanya’daki felaket durumları göz önüne aldığımızda – henüz tamamıyla yıkmacasına tasarruf edilmiş değildir. AB-düzeyinde Avusturyalı temsilcilerin aktif katılımıyla birlikte sağlık tedarikinde 2010 ve 2012 tasarruf programları kararlaştırıldı (bunlar arasında adı çıkmış “sınırlayarak kapatış”) ve kara-mavi hükümet tarafından gerçekleştirilmesi denendi. İşçilerin ve halk kitlelerinin direnişi, hele hele hastabakıcıları ve hastane hekimleri kesimlerinin tabana dayalı sendikal mücadelesi hükümetlerin tasarruf planlarının daha acımasızca uygulanmaya koyuluşunu engelledi.

Anayasada güvence altına alınmış burjuva-demokratik haklarla kısmen açıktan açığa çelişki içinde bulunan otokratik sıkı yönetim kararnameleri türkuaz-yeşil hükümetin yarattığı panik ortamı nedeniyle yakın zamana kadar nüfusun büyük kesimleri tarafından geniş oranda sineye çekildi ve çoğu kez uygun bulundu; oysa örneğin denenen cep telefonlarının gözetim altına alınması ve (bizzat güvenlik mesafesi ve surat örtme yasağına dikkat edilmesine rağmen) kamuya açık grup toplantılarının ve gösterilerin polis

 

keyfiliği ile gerçekleşen engellemelerine karşı en  başından itibaren de direniş uyandırdı.

Yeşiller sınırlandırmalar ve yasaklara daha en baştan ortak oldular – ve kendilerinin sağlık bakanı ile birlikte tıbbi olarak kamufle edilen demokrasinin budanmasında başı çekmekteler. Tam da adalet, çalışma, sağlık, ulaşım ve kamusal hizmet gibi bakanlıklarda Yeşiller kendilerini, özellikle kriz sırasında, sermayenin ve onun çıkarlarının mükemmel yardakçıları olarak kanıtlıyorlar. Örneğin her şeyden önce 15 Mart 2020 tarihli yürürlükte olan Epidemi Yasasının iptal edilmesiyle (“COVID-19-Önlemleri Yasası”) ve diğer kesinleştirici bakanlık kararname-leriyle saygın hâlinde ücretlerin %100 olarak ödenmesinin devam etmesini kaldırıldı; teşvik paralarının dağıtımı sermaye temsilcilerine (WKÖ-Avusturya Ekonomi Odası) [-ÇN] devredildi; iltica hakkı içi boş kılıfa indirgendi; çocuk yetiştirme ve eğitmesi dâhil olmak üzere ev işi kadınlara devredildi.

(Kâra yönelik) bilinen nedenle bu türkuaz-yeşil sıkı yönetim hükümeti gelecekteki düzen önlemlerini sadece gıdım gıdım ve kısa süreli olarak açıklamakta ve kendisinin önümüzdeki 2-3 yıllık planlarını – keza yalnızca okul öğrencileri ve emekliler ile ilgili olarak değil, aynı zamanda, kapitalist kâr ekonomisini yazdan itibaren yeniden harekete geçirmek için hangi yüklerin işçi sınıfı ve halk kitlelerinin (vergi ödeyenlerin!) sırtlarına bindirmeyi düşündüklerini gizlemektedir. 1929’dan buyana en vahim ekonomik krizi yaşamak- tayız ve 2008’de olduğu gibi şimdi de yeniden mali-ve emlak balonları şişiriliyor. Kapitalist ekonomi için güncel “kurtarma milyarlar”ında bunun zaten 2019’dan beri yeniden devrevi bir krize ve depresyona doğru sürüklediği ve daha Korona’dan önce, aynı 2008 yılında olduğu gibi, kitlesel vergiler kaleminden sermaye destekleri için planlamaların başlamış olduğu saklanmaktadır.

Bu keskinleşmiş rekabet ve kaçınılmaz sermaye yoğunlaşması on binlerce küçük-ve orta kapsamlı işletmeyi iflasa sürükleyecek ve üstüne üstlük bugünkü 600.000 işsize ek olarak diğer yüzbinlerce çalışanı kapının önüne koyacaktır. Göçmen kökenli insanlar bundan özellikte mağdurlardır. Daha bugünden (harçlarla birlikte) devlet gelirlerinin neredeyse %90’ını bulan kitlesel vergiler, tekelci holdinglerin önderliğinde kapitalist ekonomiyi, yani en zengin, “sisteme uygun” banka ve holdinglere koltuk çıkmak için, siz azami kârları teşvik için anlayın, eşit zamanlı sosyal gasp budamalarıyla birlikte daha da arttırılacaktır.

Bu kriz en yoksulları en ağır şekilde etkilemektedir ve bizim özel dayanışmamız onlarladır:   

Salgın kaynaklı işletme kapanışlarında ücret %100 olarak ödenmeye devam etmelidir!

Kısa çalışma zorunda kalanlara çalıştırma garantisi verilmelidir

İşsizlik parası %80’e yükseltilmelidir!                                 

Asgari güvence en az 1500 avroya yükseltilmelidir

Asgari ücret 2000 olsun!

Boş durmaktaki evler el konulsun ve evsiz-barksızlara verilsin!

AB-Mali Antlaşması İptal Edilsin ve Sağlık-ve Yaşlılara Hizmetlerin Sağlanması hızlı bir şekilde genişletilsin!

AB’nin kenar köşesindeki kamplarda bulunan mülteciler oralardan alınmalı ve bakımları sağlanmalıdır!

İltica Başvurucularına Çalışma Hakkı! Yurtdışı Edilişlere ve Geriye Yollanmalara Hayır!

Mülteci Lojmanları ve hapishanelerde esaslı iyileştirmeler!

(Yemek hazırlayıp verme, çocuk bakımı, eğitim v. y.) Ev işinin toplumsallaştırılması için hızlı önlemler!

(Tıbbi olarak gerekli önlemlerin yerine getirilmesiyle birlikte) toplanma yasağının derhal kaldırılması!

COVİD-19-Önlemleri Yasası Derhal İptal Edilsin – Demokratik ve Sendikal Haklarda Hiçbir Sınırlama Olmasın!

Dünya çapında diğer ülkelerdeki COVİD-19’den ve onun sonuçlarından özellikte mağdur olanlarla Uluslararası Dayanışma!

 

Bizler 1995’ten beri, her şeyden önce sınıf bilinçli işçilere yöneldiğimiz bildiriler yayımlıyoruz. Bunların metinleri 2001’den buyana çıkmaktaki gazete ‘Proletarische Revolution’ (Proleter Devrim)’de de basılmaktadır.

Hedefimiz, sınıflarsız, baskısız ve sömürüsüz bir toplum düzenidir. Bunun için kadın ve erkek işçilerin sınıfı kendisinin bir mücadele partisini inşa etmek, iktidarı fethetmek, üretim araçları sahiplerini mülksüzleştirmek ve burjuva düzenin tüm kalıntıları ortadan kaybolana değin sınıf mücadelesini sürdürmek zorundadır. 1960’lı yılların ortasında SBKP’nin hatalarıyla hesaplaşma içinde ve Sovyetler Birliği’ndeki bürokratik devlet kapitalizminin yolunu hazırlayanlara karşı keskin mücadele içinde marksist-leninist bir genel hattı savunmuş olan ve yeni komünist partilerinin kurulmasına götüren uluslararası devrimci-komünist hareketin geleneğine sahip çıkıyoruz.

Bizler devrimci komünistleriz ve bu nedenle KPÖ (Avusturya Komünist Partisi-ÇN)’inde örgütlü değiliz.

IA«RKP                                                                                                                                  Proletarische Revolution (Proleter Devrim)

Devrimci-Komünist Bir Parti İnşası İçin Girişim                                                         Avusturya’da Devrimci-Komünist Gazete

Stiftgasse 8, A-4070 Wien, ia.rkp2017@yahoo.com                                                   Stiftgasse 8, A-4070 Wien                                                                                                                                                                    

iarkp.wordpress.com                                                                                                           prolrevol.wordpress.com

    (1 Mayıs 2020)

                                                                                                                                                     

 

                                                                                                                                                  

                                                                                              

 

 

 

                                                                                                                    

Paylaş