AÇLIK GREVLERİ VE ÖLÜM ORUÇLARI SONA ERDİRİLDİ

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatları, 22 Mayıs’ta yaptıkları görüşmeye ilişkin Titanic Downtown Beyoğlu Hotel’de basın toplantısı yaptı. Nevroz Uysal, Rezan Sarıca, İbrahim Bilmez ve Raziye Turgut, tarafından yapılan açıklamada açlık grevi ve ölüm orucuna ilişkin Öcalan’ın mesajı okundu.
Abdullah Öcalan’ın açlık grevleri ve ölüm orucu ile ilgili kendi el yazısıyla kaleme aldığı mektuba geçmeden önce Öcalan’ın avukatlarından Nevroz Uysal, Asrın Hukuk Bürosu adına hazırlanan metni okudu. 22 Mayıs’ta gerçekleşen İmralı görüşmesine dikkat çeken Uysal, Öcalan’ın daha önceki görüşmede kaleme alınan 7 maddelik deklarasyonun tartışılmasını olumlu bulduğunu söyledi. Öcalan'ın şu anki duruma ilişkin bir "müzakere süreci"nden söz edilemeyeceği yönündeki görüşünü yinelediği aktarıldı.
Öcalan'ın "Toplumsal uzlaşı, demokratik siyaset, demokratik müzakere ve onurlu barış" konularının tartışılmasının Türkiye’nin temel ihtiyacı olduğunu ve kendisinin de bu maddelerin Türkiye siyasetinin temel değerleri haline gelmesi açısından üzerine düşeni yapacağını belirttiği aktarıldı.
Öcalan'ın mesajlarının tüm demokrasi güçlerine, Türkiye’nin her yelpazesindeki siyasi yapılara ve devlete olduğu belirtilirken “Tüm çevrelerden nasıl bir karşılık verileceğini 30-40 gün sonra anlarız” diyerek şu anda hiçbir çevrenin tutumu için herhangi bir yorum yapmadığı ifade edildi.
Öcalan'ın avukatları "Sayın Öcalan’ın onurlu barış temelinde sorunların demokratik müzakere yöntemi ile çözülmesi yönündeki pozisyonunu koruduğunu, gelecek açısından umutlu olduğunu ve kendine güvendiğini açıkça gördük. Bu vesile ile İmralı cezaevinde uzun yıllardır sergilenen gayri hukuki tutumun bir bütün olarak aşılması için demokratik kamuoyunun sorumluluk üstlenmesi ve sürecin takipçisi olması gerekliliğine olan inancımızı belirtiyoruz. Yasal hakların tesisinin hiçbir tartışma ve ayrımcılığa yer vermeksizin sağlanması konusunda gerek yönetsel gerekse de yargısal mercilerin sorumluluklarını yerine getirmeleri hukukun gereği olduğu kadar ahlaki bir sorumluluktur" dedi.
Ardından Abdullah Öcalan’ın açlık grevi ve ölüm oruççularına yönelik kaleme aldığı mektup okundu. Öcalan’ın çağrısı şöyle:

"Değerli yoldaşlar,

Başta açlık grevi ve ölüm orucuna kendini yatırmış arkadaşlar olmak üzere iki avukatımın yapacağı geniş açıklamalar ışığında eyleminizin sona ermesini bekliyorum. Bana ilişkin maksadınızın hasıl olduğunu da rahatlıkla belirtip hepinize en derin sevgi ve teşekkürlerimi sunuyorum.

Asıl bundan sonrasında da bana yeterli yoğunluk ve iradeyle eşlik etmenizi de özenle belirtiyor ve umuyorum.
Bitmeyen sevgi ve selamlarımla."

Bu çağrının ardından PKK ve PAJK’li tutuklular adına Deniz Kaya‘nın süreci değerlendiren kapsamlı açıklaması ile birlikte “Önder Apo’nun çağrısı doğrultusunda bizler, PKK ve PAJK’lı tutsaklar olarak süresiz dönüşümsüz açlık grevi ve ölüm orucu eylemlerimizi sonlandırıyoruz.” denildi.

HDP'nin Diyarbakır il binasında ise milletvekilleri Leyla Güven’in mesajını paylaştı. Eyleminin 200. Gününde olan Leyla Güven, "Açlık grevi eylemine son veriyor, tecride karşı mücadelemi sürdürüyorum" başlığıyla yayımladığı mesajda Kürt sorunun Ortadoğu genelinde demokratik çözümü için projesi olan en önemli aktör Sayın Öcalan’dır” dedi.

Açıklamaların ardından cezaevlerindeki açlık grevcileri Diyarbakır Gazi Yaşargil Araştırma Hastanesi, Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi ve Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesine kaldırılıyor. Çeşitli cezaevlerinde bulunan 30 Tutuklu ölüm orucundaydı. 

Leyla Güven ve dışarıda açlık grevinde olan diğer isimler ise Memorial Hastanesinde tedavi altına alınıyor.
Dönüşümsüz açlık grevi ve ölüm oruçlarına yaklaşımımızın ne olduğunu daha önceki birçok yazımızda ortaya koymuştuk. 

Bizler Abdullah Öcalan’ın açlık grevi ve ölüm oruçlarını bitirme konusunda yaptığı çağrıyı ve bu çağrıya uyularak açlık grevi ve ölüm orucu eylemlerine son verilmiş olmasını olumlu buluyoruz. 
Cezaevlerinde devam eden tecrit koşullarının kaldırılması ve kötü muameleye karşı toplumsal muhalefetin yükseltilmesi çağrısı bizim de çağrımızdır. 

Yurtseverlerin, devrimcilerin, düşmana inat bir gün daha fazla yaşayıp bu insanlık düşmanı düzene karşı mücadele yürütmesi günün en acil görevidir…

Tecrit son bulsun!

Devrimci tutsaklar onurumuzdur!

26 Mayıs 2019

Paylaş