ABD’DEN DOLAR OPERASYONU

ABD ile T.C arasında mali alanda yürüyen, ABD’nin başlattığı bir operasyon var. ABD Erdoğan iktidarını hizaya getirmek için mali alanda operasyon yürütüyor. Mali operasyonun geri planında ABD ile T.C arasında çeşitli konularda varlığını sürdüren çelişkiler yatıyor.

2012’den bu yana RT Erdoğan yönetimi, ABD için istenmeyen bir yönetimdir. RT Erdoğan yönetimi ABD emperyalizminin siyasi, ekonomik her istediğini yapan bir yönetim olmaktan çıkmıştır. ABD ile T.C arasında çeşitli konularda çelişmeler var.

Ortadoğu, Kürt konusu, Filistin sorunu, Gülen meselesi, Halk Bankası davası, Andrew Brunson başta olmak üzere 15 ABD vatandaşının tutuklanması, Rusya ile S-400’ler alınması için anlaşılması, son olarak İran’a ambargo konusu vb. konularında ABD ile T.C arasında çelişkiler/çıkar dalaşı  var.

T.C ekonomisi dış müdahaleye açık bir ekonomidir. Ekonominin bir dizi alanda zayıflıkları/açıkları var.

Dolar’a dayalı borçlanma, ‘sıcak para’ olarak tabir edilen spekülatif sermayenin ülkeye akması yolu ile hızlı büyüme siyasetinin sonucu, borçların, cari açığın artması, Lira’nın değer kaybetmesi, enflasyonun artması olmuştur. Bu ekonomik siyaset uzun süre sürdürülebilir bir siyaset değildir. Dolar’a dayalı büyüme siyaseti, Dolar’ı borç olarak verenlerin, ekonomiye müdahalesini de kolaylaştırmıştır. Şimdi aslında olan da budur. Spekülatif para/sermaye ülkeyi terk etmektedir.  

Trump yönetiminin T.C’yi anda yöneten siyasi iktidarı hizaya çekmek, ABD’nin siyasetini kabul etmesi için yürüttüğü mali operasyonun reel ekonomiye  yansıması olacaktır.    

Mali krizin işçilere, emekçilere yansıması, alım gücünün düşmesi, daha da yoksullaşma şeklinde olacaktır.

Orta ve küçük boy işletmelerde iflaslar, işsizlik, enflasyon artacak, kapitalistler maliyetleri düşürmek için işçi çıkaracaktır.  

İşbirlikçi tekelci burjuvazi, anda T.C devletini yöneten siyasi iktidar mali krizin sorumlusudur. Krizin sorumlusu/krizi yaratan kim ise sonuçlarını da onlar üzerlenmelidir. Bu krizi yaratan işçiler, emekçiler değildir.

Krizin yükünün işçilerin, emekçilerin sırtına yüklenilmesini engellemenin tek yolu mücadeledir.

Türk İş Başkanı Ergün Atalay konu hakkında bir açıklama yaptı. Atalay, “Türk-İş olarak sorumluluğumuzu yerine getirmeye hazır olduğumuzu herkese duyurmak istiyoruz. İşçilerimiz bugün de elini taşın altına koymaktan çekinmeyecektir” dedi.

Türk İş’te örgütlü işçiler Ergün Atalay’ın açıklamasına karşı çıkmalıdır. Sermayenin, devletin, siyasi iktidarın sorumlu olduğu bir krizin yükünü işçiler çekmemelidir.

Dolar kurundaki artışın nedenlerini, “KUR SAVAŞLARI VE BUNA BAĞLI BURJUVAZİNİN SİYASİ TEMSİLCİLERİ ARASINDAKİ ÇEKİŞMELER ÜZERİNE” başlıklı makalemizde açıklamıştık.

(http://www.ydicagri.net/kur-savaslari-)

Son gelişmeleri, krizi ayrıntılarıyla değerlendiren değerlendirmemizi önümüzdeki dönemde yayınlayacağız.

15 Ağustos 2018

 

Paylaş