23 HAZİRAN VE SOLUN TUTUMU

Yeni Dünya İçin Çağrı  ve KöZ ile birlikte seçimlerle ilgili yaptığımız eylem birliği çerçevesinde 22 Haziran’da “23 Haziran ve Solun Tutumu” konulu bir panel gerçekleştirildi. 
Ataşehir 1 Mayıs Mahallesi Pir Sultan Abdal Cemevi’nde yapılan panelde ilk sözü YDİ Çağrı dergisi kullandı. 
YDİ Çağrı dergisinden arkadaş yaptığı konuşmada, devrimci kurumların izlediği siyasete değindi. Devrimci solun iki ittifak arasına sıkışmış durumda olduğunu, büyük bölümünün Millet İttifakı’nın kuyruğuna takıldığını, boykot tavrı takınan küçük bir kesimin ise pratikte bunun gereklerini yerine getirmediğini, sadece açıklama yapmakla yetindiklerini söyledi. 

Devrimci hareketin içinde bulunduğu zayıflığın sonucu olarak kendine güvenmeme, umutsuzluk vs. nedenleriyle kitlelerin taleplerinin ilerisine gidilemediğini, kitlelerin seviyesine inildiğini, akıma karşı gelemediklerini ve kitle kuyrukçuluğu yaptıklarını belirtti. 

Seçimler bağlamında KöZ ve YDİ Çağrı dergisinin yürüttüğü ortak çalışmaya değinerek, doğru siyasetin ne olması gerektiğinin pratikte görmek isteyen herkese gösterildiğini, yalnız kalınması pahasına doğrunun ne olduğunun cesaretle ortaya konmasının tarihsel önemine vurgu yaptı. 
Son dönemde yaşanan gelişmelere de değinen konuşmacı, Abdullah Öcalan’ın devreye sokulmasını, HDP’nin tavrını ve HDP, Öcalan ve PKK’nin siyaset farklılıkları üzerinde durdu. 

Konuşmasının devamında, işçi ve emekçilere komünist bilinci taşıma ve işçi sınıfının ileri öncülerini kazanmanın bugünün esas görev olduğunu dile getirdi.

KöZ adına konuşan arkadaş; Cumhur ve Millet İttifakı’nı burjuvazinin iki kliği olarak gördüklerini belirterek devrimci solun takındığı tavırlara değindi. Bunun dışında bir sol alternatifin ortaya konulamadığına vurgu yaptı. Cumhur ve Millet İttifaklarını birbirine karşı savaşan iki cephe olarak görmediklerini, sorunu iki düzen partisi arasında bir sorun olarak görmemek gerektiğini dile getirdi.
Komünistlerin hiçbir bir koşulda düzen partileri olan burjuvazinin partileri ile ittifaklar kuramayacağını dile getirdi. 

Türkiye’de bir yönetememe hali, bir rejim krizi olduğunu, seçimin iptal edilmesinin bunun göstergelerinden biri olduğunu söyledi. Devrimci durumun ilk iki koşulunun Türkiye’de var olduğunu, üçüncü koşulun ortaya çıkmasının önünün tıkanmasında, kitleleri düzene bağlayan solun ve CHP’nin de önemli bir payı olduğunu belirtti. Konuşmasının devamında HDP ve solun izlediği seçim siyasetine değinerek bu siyasetin AKP’ye can simidi olduğunu, solun HDP dışında bir tavır geliştiremediğini, HDP’nin CHP’nin kuyruğuna takılmak yerine doğru bir siyaset izlese CHP’yi arkasına alabileceğini dile getirdi. Kitle kuyrukçuluğu ve legalist tasfiyeciliğe karşı Komünist bir partinin yaratılmasının önemine vurgu yaptı.

Konuşmaların ardından soru cevap ve tartışma bölümünde esas tartışma noktalarını, Türkiye’de devrimci durum, burjuva partileri ile ittifaklar, faşizme karşı birleşik cephe, reformizme karşı doğru mücadele, neden boykot siyasetinin savunulması gerektiği oluşturdu. 

Panele katılanların tümü bu ortak çalışmayı, eylem birliğini olumlu bulduklarını, önemli ideolojik farklılıklara rağmen birlikte iş yapma kültürünün çok önemli ve değerli olduğunu ve önümüzdeki dönemde de belli somut gelişmeler çerçevesinde bu biçimdeki ortak çalışmanın devam ettirilmesinin iyi olacağını belirttiler.

23 Haziran 2019

 

Paylaş