8/9 MAYIS, 6 AĞUSTOS VE 1 EYLÜL 2019

FAŞİZME VE SAVAŞA KARŞI ULUSLARARASI MÜCADELE GÜNÜ İÇİN ICOR ÇAĞRISI

Bundan 74 yıl önce, Avrupa’da 8 Mayıs’ta ve Asya’da 2 Eylül 1945’te Hitler faşizminin ve İkinci Dünya Savaşı’nın sonu artık kesinleşmişti. Öncelikle, Kızıl Ordu, on binlerce partizan, siviller, ama aynı zamanda müttefik güçler de faşist canavarı yenmek için hayatları pahasına tüm güçleri harekete geçirmişti.

Kısa bir süre sonra ABD, Sovyetler Birliği'nin sosyalist etkisini genişletme korkusuyla, 6 Ağustos 1945'te Hiroşima'ya ve 9 Ağustos 1945'te Nagazaki'ye tarihin ilk atom bombasını attı. 100.000 kişi derhal öldü, 1945'in sonunda en az 130.000 kişi daha ve sonraki yıllarda daha da fazla kişi öldü.

Bundan 80 yıl önce, 1 Eylül 1939'da faşist Hitler rejimi ile Alman emperyalizmi İkinci Dünya Savaşı'nı çıkardı. Bu emperyalist savaşta hayatını kaybeden 55 milyondan fazla insan bizi ikaz ediyor! Küresel barış hareketi kendini güçlendirmeli, dünya çapında koordine etmeli!

Bu üç olayın anısına ICOR her yıl farklı bölgelerde 8/9 Mayıs, 6 Ağustos ve 1 Eylül tarihleri olmak üzere savaş karşıtı gün eylemlikleri düzenliyor.

Günümüzde savaş nedenleri, özellikle, emperyalistler arası artan çelişkilerdir. Baş savaş kışkırtıcısı şu an en güçlü emperyalist büyük güç olan ABD'dir. Bununla birlikte, emperyalist savaşa karşı mücadele, her türden emperyalist savaş hazırlıklarına veya savaş eylemlerine karşı yönelmelidir.

Bugün, faşizme ve savaşa karşı dünya çapında bir antiemperyalist, antifaşist birleşik cephenin inşası her zamankinden daha acildir! Bu amaçla, ICOR Kasım 2018'de uluslararası bir çağrı başlattı.

Hitler faşizminin ölümcül düşmanlığı, sosyalist Sovyetler Birliği’ne ve dünyanın devrimci güçlerineydi. Hitler'in görkemli "Marksizm’in gövdesi ve saplarıyla yok edilmesi" nidası, 1945'te anti-komünizmin ağır yenilgisiyle sona erdi, sosyalist kamp ortaya çıktı. Bugün, eski sosyalist ülkelerde sosyalizme ihanetten sonra, sosyalizm için mücadelenin yeniden canlanması gerekiyor. Ancak, dünya çapında sosyalizmin zafer kazanmasıyla savaş tehlikesinin nedenleri aşılacak, halklar barış ve doğa ile uyum içinde yaşayacaklardır.

Fakat şu anda emperyalist savaş hazırlığının genel eğilimi güçleniyor. Silahlı çatışmaların odak noktaları Suriye ve Ukrayna'dır ve ABD, İran’a karşı savaş hazırlığını yoğunlaştırıyor. ABD, Venezuela'nın egemenliğini saldırgan bir şekilde tehdit ediyor. Venezuela halkına karşı zaten şu an savaş yürütüyorlar: İnsanların ihtiyaç tedarikinde feci bir durumu körükleyerek, sürekli tehdit ve korkuyu körükleyerek, “insancıl” bir işgali haklı çıkaracak bahaneleri yaratmaya çalışıyorlar. Ateşle oynuyorlar! Dünyanın en büyük petrol rezervine sahip ülkesine erişme ve onu etki altına alma mücadelesinde çeşitli güçleri karşı karşıya getirebilecek, askeri çatışma tehlikesini içinde barındıran tehlikeli bir oyundur bu!

ABD ile Rusya arasındaki orta menzilli nükleer füzelerin sınırlandırılmasını amaçlayan INF Antlaşması'nın sona ermesiyle yeni bir nükleer silahlanma yarışı başlatıldı.

Faşist Türk devleti açıkça tüm Rojava’ya/Kuzey Suriye'ye saldırı tehditleri savuruyor. ICOR, en başından itibaren Rojava'daki demokratik devrimin yanındaydı.

ABD Başkanı Trump, Golan Tepeleri’ni İsrail’in bir parçası olarak tanıyarak, Siyonist İsrail’i destekleyen milletler hukukunu zedeleyen provokatif tavırlarını sürdürüyor. Demagojik olarak, İsrail devleti ve onun gerici hükümetine yönelik meşru eleştiriler en baştan "Yahudi düşmanı" ilan ediliyor.

Avrupa Birliği (AB), Mayıs ayındaki Avrupa seçimleri arifesinde kendisini barış gücü olarak göstermeye çalışıyor. Aslında, AB giderek artan ölçüde bizzat kendisi dünya hegemonyası için savaşan emperyalist bir bloktur. Askeri yapının "kalıcı yapısal işbirliği" (PESCO) ile inşasıyla saldırgan karakteri daha da belirgin hâle gelmiştir. ICOR Avrupa, Avrupa seçimlerine "Emperyalist AB'ye karşı isyan haklıdır! Yaşasın uluslararası dayanışma - ICOR'u güçlendirin!" sloganıyla katılıyor.

Dünya çapında giderek daha fazla hükümet ve burjuva partiler sağa doğru kayıyor ve bu da savaş tehdidini arttırıyor. Bunlara yalnızca ABD’deki Donald Trump’ı değil, Hindistan’daki Narendra Modi’yi, Türkiye’deki Recep Tayyip Erdoğan’ı veya Brezilya’daki Jair Bolsonaro’yu da dâhil ediyoruz.

Ancak işçiler ve kadınlar, köylüler ve dünya gençliği bununla hemfikir değil! Milyonlarca insan barış için, faşizm karşıtı mücadelede, tehdit edici çevresel felakete ve sosyal ve politik hakların yok edilmesine karşı direniyor. Bu, işçi sınıfının ve halk kitlelerinin dünya çapında artan mücadelelerinde kendini göstermektedir.

Emperyalist savaş kışkırtıcılarına karşı meydanlara!
Bütün emperyalistler ve yabancı güçler Suriye’den defolun! Her türlü emperyalist müdahaleye karşı mücadele! 
Kürt ve Filistin kurtuluş mücadelesiyle dayanışma!
Venezuela'dan elinizi çekin!
Uluslararası antiemperyalist ve antifaşist birleşik cephe inşa etmek için ileri!
Barış, özgürlük ve sosyalizm için!
ICOR’un inşası için ileri!

 

Paylaş